| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
MUSTAFA ERDEM (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 2'nci maddesi üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu düzenlemeyle hem aday memurlukta görevde başarısızlık kriterlerinin hem de asıl memurluğa geçiş için gerekli şartnamenin yapılmadığını görüyoruz yani yine bir AKP klasiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının arkasından dolanmak.
Değerli milletvekilleri, kademeli emeklilik, staj, çırak mağduriyeti, yardımcı hizmet sınıfı, kamuda çalışan taşeronlar, 3600 ek gösterge talep edenler, kamu mühendisleri, seyyanen zam bekleyen emekli, toprağını süremeyen çiftçi, vergi ve SGK yapılandırması bekleyen esnaf, geçinemeyen ücretli, barınamayan öğrenci, ehliyet gibi onlarca konuda yurttaş mağdur ve Meclisten, iktidardan çözüm bekliyor. Bunun yanında, bugün bu teklifle milyonlarca emeklinin yaşam şartları belirleniyor. Şimdi, burada bir tiyatro izliyoruz. Neymiş? En düşük emekli maaşı 20 bin lira olacakmış; müjde veriyorlar, lütfediyorlar. Kendinize gelin arkadaşlar, siz hangi ülkede yaşıyorsunuz Allah aşkına? TÜİK'in o makyajlı rakamları bile gerçeği gizleyemez hâle geldi. Açlık sınırı kaç lira? 30 bin lira. Sizin müjde diye verdiğiniz rakam kaç lira? 20 bin lira. Yani emeklinin yüzde 90'ına açlık sınırının altında maaşı reva görüyorsunuz. Siz emekliye diyorsunuz ki: "Arkadaş, sen ayın on gününü aç geçir, yirmi gününü de Allah'a emanet yaşa". Bu maaş, zam değil; bu maaş, sefalettir; bu maaş, emekliyi ölüme terk etmektir. Lafa gelince "AKP iktidarı döneminde sosyal güvenlikte devrim yaptık." diyorsunuz. "Ülke ekonomisi büyüyor, millî gelir arttı." diyorsunuz. "Türkiye uçuyor, yaparsa AK PARTİ yapar. diyorsunuz." (CHP sıralarından alkışlar) Peki, madem uçup kaçıyoruz arkadaşlar, bunu emekli, asgari ücretli niye görmüyor, niye hissetmiyor?
Bakın, 2008 yılında emekli maaşı, asgari ücretin 1,5 katıymış. Bugün aynı oran uygulansa 42 bin lira civarında olması gerekiyor. 2019'da "en düşük emekli maaşı" diye bir şey icat ettiniz. O gün 1 milyon kişi en düşük emekli maaşı alıyordu, bugün en düşük emekli maaşı alan sayısı maalesef 5 milyon 690 bine ulaşmış. Bu mu sizin büyüyen ekonominiz?
Değerli arkadaşlar, Antalya bir emekli şehri. Antalya'da 15 bin liradan aşağı oturabileceğiniz kiralık ev yok. Bütün illerimiz neredeyse aynı. Emekli 20 bin lira alacak, 15 binini ev kirasına verecek; kalan 5 bin lirayla elektrik mi ödesin, su mu ödesin, karnını mı doyursun? Sonra kalkıyor "Emekliyi enflasyona ezdirmiyoruz." diyorsunuz. Bu mu ezdirmediğimiz hâliniz? Siz emekliyi ölüme mahkûm ediyorsunuz, ölüme.
Bakın, okullar ara tatile girdi, çocuklar karne aldı. Vallahi insanlar "Torunlarımız gelecek, karne getirecek, harçlık isteyecek." diye korkuyor. Bu mu sizin Türkiye Yüzyılı'nız değerli arkadaşlar? Hazır karneden bahsetmişken buradan 1'inci ve 2'nci sınıflara verilen karnelerden Gençliğe Hitabe ve Atatürk resmini kaldıran, karnenin adını "Öğrenci Gelişim Raporu" olarak değiştirerek kılıf uydurmaya çalışan Millî Eğitim Bakanına seslenmek istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Belli ki niyetin gelecek nesillerin hafızasından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü çıkarmak. Bu zihniyetteki herkes bilsin ki çocuklarımızın kalbinden, gönlünden Atatürk sevgisini çıkaramazsınız, çıkaramayacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar) Gücünüzün yeteceği işlerle uğraşın; okulların, öğrencilerin sorunlarına bakın.
Buradan iktidar milletvekillerini de uyarmak istiyorum: Eğer emeklinin çığlığına kulaklarınızı tıkarsanız, torununun cebine üç kuruş harçlık koyamayan dedelerin, ninelerin ahı vallahi de sizleri yakacak, billahi de. (CHP sıralarından alkışlar) Bize gelip "bütçe dengesi" diyorsunuz, "Kaynak yok." diyorsunuz; yandaş şirketlerin vergisini silmeye gelince 768 milyar lira bir gecede yok oluyor. Geçiş garantili köprü, otoyol ve tüneller için 100 milyarlar ayırıyorsunuz, faiz lobilerine 2,7 trilyon lira ödeniyor, Allah'ın emri mi bu ödemeler?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MUSTAFA ERDEM (Devamla) - Silmeyin vergiyi, emekliye verin. Nasıl olsa borçlanmada sınır tanımıyorsunuz, bir kere de emekli için borçlanın değerli arkadaşlar. Fakire gelince bütçe dengeniz aklınıza geliyor; işte, bu aslında bir tercih meselesi. Sizin tercihiniz belli: Siz, zengini, rantçıyı, faizciyi seçiyorsunuz; biz ise emekliyi, alın terini ve alın teriyle çalışanları seçiyoruz.
Biz, CHP grubu olarak on üç gündür nöbet tutuyoruz, emekli soğukta sokakta eylem yapıyor; siz bunlara maalesef "şov" diyorsunuz. Asıl şovu grup toplantısında ayrı, televizyonda ayrı, Mecliste ayrı konuşan maalesef sizler yapıyorsunuz. Biz, CHP olarak, Komisyonda "En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılsın." dedik, "İntibak düzenlemesiyle adaletsizlik giderilsin, kademe farklılığı korunsun." dedik. Ne oldu? AKP ve MHP oylarıyla tamamı reddedildi. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA ERDEM (Devamla) - Hodri meydan! Gelin, burada emekliye insanca yaşayacağı bir ücret verelim. Emekli sadaka değil yıllarca ödediği primin karşılığını, anasının ak sütü gibi helal olan hakkını istiyor.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
Süreniz bitti.
MUSTAFA ERDEM (Devamla) - Bitti mi?
BAŞKAN - Verdim, uzattım sizin sürenizi.
MUSTAFA ERDEM (Devamla) - Yine buna da "Yok." derseniz emekli unutmaz, sandıkta hatırlar ve bu şovu size gösterir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)