GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:50
Tarih:22.01.2026

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; ben de sizleri saygıyla selamlıyorum. İYİ Parti adına yeni Grup Başkan Vekili Uğur Bey'e de başarılar diliyorum -kendisi dışarı çıkmış olabilir- kolaylıklar diliyorum. Meclisin zor bir görevini ifa ediyoruz.

O kadar zor ki yani benim dedem köyde yaşayan, okuma yazması olmayan, tütün üreten, manda yetiştiren bir çiftçiydi, cömert bir insandı, ondan dolayı benim soyadım Zengin, bir köy çocuğu olarak soyadım Zengin. Şimdi, Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı Bey -Murat Emir Bey burada değildi sanıyorum- konuşma yapıyor, buna cevap vermekten hicap ediyorum ama düşünebiliyor musunuz, diyor ki "Grup Başkan Vekilinin soyadı Zengin olduğu için zenginlere alaka duyuyorlar." Yani bu muhakeme düzeyiyle siyaset yapacaksanız vallahi işiniz zor. Ben şimdi şöyle baktım milletvekillerine; İlhami Bey var, soyadı Kesici, bilmiyorum, kimi kesti şimdiye kadar; Sururi Bey var, soyadı Çorabatır, bilmiyorum, çora batırmışlar mıdır kendisini? Mehmet Bey var, Çorum milletvekili, Tahtasız, yani "tahtasız" kelimesinin mecazi olarak ne anlama geldiğini bilirsiniz. Nurten Hanım var, Yontar soyadı, kimseyi yonttu mu bilmiyorum; Sibel Hanım var, Suiçmez, herhâlde gün içinde su içiyordur kendisi; Veli Bey var, Veli Ağbaba, bilmiyorum ağa mıdır, öyle diyenler var Malatya'da, pek çok şeyin ağası olduğunu söyleyenler var ve Murat Emir Bey var, bilmiyorum, bir emirliğin yöneticisi midir kendisi? Şimdi bazı şeyleri söylerken, Allah rızası için bir muhakeme içinde yapalım değerli arkadaşlarım

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Kasap da var.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Kasap da da var, kesen var mı bilmiyorum. Şimdi, dün burada bağırış çağırışta kayboldu ama bir kez daha ifade ediyorum: Biz bu ülkede en alt gelir düzeyinden insanların oyunu alarak buraya geldik...

MURAT ÇAN (Samsun) - Gönlünüz zengin...

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - O kelimenin ne anlama geldiğini gayet iyi biliyorum.

...o yüzden bu yük üzerimizde, ağırlığı biz hissediyoruz.

Şimdi, tabii, siz bunları söylüyorsunuz "Onu verelim, bunu verelim." Mesela, işte Murat Bey diyor ki: "20'yi 23 yapalım." Yani neden mesela bu rakamlar o dediğiniz rakam değil de... Sayın Şevkin'in de soyadına baktım, "şevk" anlamında var, "şevkin"i tam soracağım ne olduğunu.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sağ olun.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Şimdi...

MURAT EMİR (Ankara) - Biz size gönlü zengin anlamında söyledik, yanlış anladınız.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Ben öyleyim de arkadaşınız anlamıyor, arkadaşınız anlamıyor.

MURAT EMİR (Ankara) - Biz sizi sayıyoruz Sayın Zengin, gönlü zengin.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Bakın, siz konuşmayı dinlemediniz, arkadaşınız öyle anlamıyor, size anlattı galiba Müzeyyen Hanım.

Şimdi, buradaki meselenin şu olduğunu söylemem lazım değerli arkadaşlarım: Bakınız, biz ülkeyi yönetiyoruz, bir muhakeme, bir hesap içerisinde bunu yapıyoruz. Bizim için de kolay olur yani efendim, kafamızdan, gönlümüzden budur çünkü bu maaşları bir defa vermiyoruz. Bir sistem içerisinde bir kararı verdiğinizde bu yıllara sarih olarak devam ediyor. Bir emeklilik sistemimiz var. Şimdi, bir defa çok dağınık bir emeklilik modeli vardı, biz hepsini bir çatı altında topladık. Ha, şunu söyleyebiliriz: Şu anda geldiğimiz noktada daha fazla prim ödeyenler için bir haksızlık var. Biz ileriki zaman içerisinde, özellikle depremle alakalı yükümüz... Toplumsal yüktür, sadece AK PARTİ'nin yükü de değildir bu, hepimizin bir yüküdür. Sayın Emir, bakınız Sayın Ağbaba dâhil olmak üzere kürsüde Bakana da teşekkür etmiştir. Çok ağır bir yük taşıdık, çok ağır bir sorumluluk, binlerce insanımız vefat etti, 450 milyar gibi çok büyük bir rakamla bu seneki yaptığımız çalışmaların maliyeti var, bunları hep beraber ödüyoruz. O yüzden biz çok net, sarih şunu söylüyoruz: Emeklimiz başımızın tacı, biz bütün gücümüzle yerine getirmek için, onların refahını artırmak için gayret sarf ediyoruz. Bunu yaparken de daha fazla konut yaparak, kira için de konut yaparak, kiralık konutları çoğaltarak yeni modeller geliştiriyoruz. Refahla alakalı yaptığımız bir çalışma var, aile refahını tamamlamak üzerine yeni bir sosyal yardım modeli çalışıyoruz. O sebeple, bizim bütün gayretimiz onların daha rahat yaşaması içindir çünkü yaşlanmak, emeklilik hâlleri... Hepimiz -Allah ömür verirse- yaşlılığın o zorluğuyla... O da bir nimettir aslında, yaşlanmak. "İhtiyar" kelimesi -Filiz Hanım daha iyi bilir- tercih edilen, seçilen anlamına gelir, ihtiyarlamak aslında Allah'ın bir nimetidir bu anlamda. Böyle baktığımızda, o günlerin rahat geçmesi için her birimizin zaten sorumluluğu var, bunun idraki içerisindeyiz, bütün grubumuz bunun idraki içerisinde ve daha sonraki seçim süreçleri için de ne anlama geldiğini çok çok iyi idrak ederek bunun çalışıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Bir şey daha ilave edeceğim. Sayın CHP Grup Başkan Vekili arkadaşımız söylediler; doğal olarak, sizin yapmak için ortaya koyduğunuz tezlerin en azından nüvesini, niyetini bir yerlerde görmemiz lazım. Neresidir burası? Burası belediyelerdir. Güzel gülüyorsunuz, hoş yani gülüşünüzden lafın nereye geleceğini anladınız, çok zekisiniz her zaman. Şimdi, burada en önemli il hangisidir? İzmir. İzmir'de de lise okumuş bir arkadaşınız olarak... Ta o zamanlar İzmir'i su basardı, ben lisedeyken, hâlâ İzmir'i su basıyor, hâlâ İzmir'de... Şimdi, bakıyorum, Buca'da işçileriniz maaşını alamıyor, Karşıyaka'da alamıyor, Konak'ta alamıyor, parti parti maaş ödüyorsunuz, ESHOT'ta şoför arkadaşlarımız yeterince maaşlarını alamıyor, parti parti veriyorsunuz yani ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Önce kendi icraatlarınıza, yereldeki bu icraatlarınıza bir bakacaksınız.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Ama yereli çok boğuyorsunuz o zaman.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Belediyelere destek gelmiyor.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Belediyelere destek gelmiyor, silkelemekten belediyeleri.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Şimdi, mart ayı gelecek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Bir cümle... Bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Biliyor musunuz aynı şartlardayız. Aynı belediyeler çünkü Belediye Kanunu aynı.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - AK PARTİ dönemindeyken kesilmeyen borçlar şimdi kesiliyor.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - O yüzden...

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Yapmayın ya...

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Ya, İzmir'in şu su konusunda bile, aynı zamanda o Körfez'in kirliliği konusunda bile Sayın Çevre Bakanımız büyük bir hassasiyetle mevzuya girdiler.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - İktidar ile belediye mukayese edilir mi ya!

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - O sebeple, değerli arkadaşlarım, bu lafları söylüyorsunuz ama bakın, vatandaşımız şu kararı verecek: Ne söylediğinizden çok, bu söylenenleri kimin yapabilme iradesi olduğuna karar verecek. O irade de burada ve burada kalmaya devam edeceğiz.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)