| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 50 |
| Tarih: | 22.01.2026 |
CHP GRUBU ADINA AYLİN YAMAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Türkiye'de öğrenci affı uygulamaları geçmişte dönem dönem hayata geçirilmiş, en son 2022 yılında bir düzenleme yapılmıştır. Ancak aradan geçen dört yılda yaşanan ağır toplumsal ve ekonomik koşullar çok sayıda yükseköğretim öğrencisinin ve ailelerinin mağduriyetine neden olmuştur. Covid pandemisi sonrasında daha da derinleşen ekonomik krize 6 Şubat depremleri eklenmiş, öğrencilerimiz bu faciadan derinden etkilenmiştir. Üniversite öğrencilerinin yaşam maliyetleri içerisinde yer alan barınma, ulaşım ve fatura ödemelerinin payı her geçen gün artarken ailelerinin alım güçleri de aynı hızla düşmektedir. Zorlanan üniversite öğrencileri ve aileleri gerek toplumsal ve ekonomik gerekse fiziksel ve psikolojik olarak yaşanan ağır süreçlerin baskısı altındadır. Barınma, özellikle de büyük kentlerde üniversiteden kopuş ve eğitimden çekilme sürecini tetiklemiştir. Gelecek kaygısı, ekonomik belirsizlik, eğitim ve kariyer baskısı, sosyal eşitsizlikler gençlerdeki stres düzeyini arttırmaktadır. Bu durum aile içi sorunlara, şiddete eğilimine, madde bağımlılıkları gibi istenmeyen durumlara yol açmaktadır. Umutsuzluk, yaşamdan zevk alamama ve değersizlik hissi ruhsal açıdan önemli konulardır. Ayrıca, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44'üncü maddesi gereği düzenlenen öğrenim süreleri açısından mensubu olduğum sağlık camiasının ilgili tüm fakültelerinde adil olmayan bir düzen mevcuttur. Başta tıp fakültesi öğrencileri için olmak üzere azami öğrenim süreleri konusuna dair altı çizilmesi gereken ilk nokta, öğrenim görme şekilleri ve yöntemlerinin özgün ve farklı olması nedeniyle ilgili sürelere dair yeni bir düzenlemenin yapılması zorunluluğudur. Her fakültenin aynı kapsamda değerlendirilmesi hakkaniyetli olmadığı gibi, ders değil sınıf geçme esaslı tıp fakültelerinde verilen ek hakların öğrencilerce kullanılabilmeleri de çoğu durumda mümkün değildir. İki yıllık fakültelere yüzde 100, dört yıllık fakültelere yüzde 75, tıp fakültesi gibi altı yıllık fakültelere sadece yüzde 50 ek süre tanınmıştır. Ülkemizde artan hekim ihtiyacı da göz önünde bulundurulduğunda bu uygulamada kamusal bir yarar da söz konusu değildir. Ayrıca, tıp fakültesinde öğreniminin son aşamasına yaklaşmış ve özellikle 5'inci sınıfa gelmiş, intern doktor olmak üzere olan öğrencilerin süre nedeniyle yüksek öğrenim kurumlarından uzaklaştırılmaları ciddi bir sosyal travmadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
AYLİN YAMAN (Devamla) - Fakat unutulmamalı ki yükseköğretimde yaşanan sorunlar sadece belli fakültelere özgü değildir; Mühendislik, hukuk, sosyal bilimler, doktora programlarında öğrenim görenler, 2022 öncesinden kaydını sildiren binlerce öğrenci de benzer sorunlar yaşamaktadır. Bu nedenle, çıkarılacak af asla dar değil, geniş kapsamlı düşünülmelidir. Unutulmaması gereken konu, bu gençler çok zor kazanılan bir okulu disiplinli çalışmaları sayesinde kazanmışlardır. Hiç şüphesiz kanunlar kişiye özel değildir fakat gençlerin ruh sağlığının gözetilmesi, her birinin farklı ihtiyaçları olduğunun bilinmesi, ruh sağlığı temelli bir yaklaşım da çok önemlidir.
Hedefimiz, esas olarak geleceğimiz olan bu gençleri kazanmak ve hayata kazandırmak olmalı.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)