GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:50
Tarih:22.01.2026

ORHAN SÜMER (Adana) - Teşekkürler Sayın Başkanım.

Değerli milletvekilleri, emeklilerimiz için çok önemli olan düzenlemenin 14'üncü maddesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye bugün birbirinden çok uzak iki farklı dünyada aynı gökyüzü altında yaşayan vatandaşlarımızla dolu maalesef. Bir yanda günlük harcaması 58 milyon TL'yi bulan, 2026 bütçesi 21 milyar TL'ye fırlayan bir saray iktidarı, diğer yanda 30.143 TL açlık sınırının altında sefalet ücretine mahkûm edilmiş on milyonlarca emeklimiz var. Bu tablo sadece ekonomik bir başarısızlık değil bir vicdan tutulmasıdır. Hazine ve Maliye Bakanı her fırsatta kamu tasarruf masalları anlatırken yap-işlet-devret modeliyle müteahhitlere sağlanan 3,6 trilyon liralık vergi muafiyetinden hiç bahsetmiyor. Yandaş şirketlerin milyarlık vergi borçları bir kalemde silinirken sıra ömrünü bu memlekete hizmetle geçirmiş emekliye gelince bütçe dengesi, enflasyonla mücadele bahane ediliyor, halktan toplanan her 5 liranın 1 lirası faiz lobilerine aktarılıyor.

Değerli milletvekilleri, emeklilerimizin durumu neresinden bakarsanız bakın vicdanın kaldırabileceği bir hâlde değildir. İktidar yetkilileri her ortamda dinî vecibelerin yerine getirilmesi telkininde bulunuyor, aynı şekilde Diyanet İşleri Başkanlığı bugünlerde günlük fitre bedeli gıda harcamasını aylık 28.800 lira olarak belirledi. Emekli maaşı ne kadar? 20 bin lira. Vatandaşın ibadetini yerine getirmesine bile olanak sağlamıyorlar artık. (CHP sıralarından alkışlar)

Gelelim meşhur simit hesabına. Bakın, bu simit burada yani Meclisimizde satılıyor, 20 lira, dışarıda da farklı farklı fiyatlara satılıyor; eğer bir emekli eşiyle beraber üç öğün sadece simit yese 120 lira yani yanında çay içmesine, peynir yemesine de gerek kalmadan sadece üç öğünde otuz gün boyunca simit yese aylık 3.600 lira yapıyor. İktidar ne yapıyor? "Emekliye bin lira verelim mi, vermeyelim mi?" Allah rızası için, el insaf demekten başka da bir şey kalmıyor bu iktidara.

Değerli arkadaşlar, iktidar Türkiye Yüzyılı'ndan bahsediyor, sözde ihracat şampiyonuyuz, dünya lideriyiz, bölgede söz sahibi bir ülkeyiz, masalları anlatıp duruyor. Peki, sokağın gerçeği nasıl, gelin bir bakalım. İşte, şu an Türkiye'deki sokağın durumu: Askıda ekmek, 1 kilo kıyma için gece yarısından itibaren sıraya giren vatandaşlarımız, çöpten erzak toplamak zorunda kalan yine kendi vatandaşlarımız, kalacak yeri olmadığı için de otogarlarda, metro istasyonlarında yaşamak zorunda kalan emeklilerimiz. Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'de devlete ait huzurevlerinde bile en ucuz fiyatla emekli maaşından daha fazla fiyat isteniyor. Onun için emeklilerimiz duş ve tuvaleti ortak kullandıkları, günlük çok cüzi rakamlarla, hijyen sorunu olan otel köşelerinde yaşamaya çalışıyor.

Değerli arkadaşlar, AKP'nin getirdiği Türkiye'yi bir başka fotoğrafla da özetlemek isterim. Bakın, burada yakacak masrafını azaltmak ve üşümemek için yün yorgan satışı yapan bir emekli esnafımız; alttaki fotoğrafta ise iki tane saat görüyorsunuz, biri 9 milyon TL, diğeri de 19 milyon TL, ikisi de aynı kişinin; konuyu tüm Türkiye biliyor, detayına girmeye gerek yok. İşte, Türkiye'yi getirdiğiniz durum ortada, bir tarafta barınma ve ısınma sorunu olan vatandaşlarımız, bir tarafta da kolunda servet taşıyan vatandaşlar var.

Devletin memuru, çocuğuna kışlık bot almak için kırk tane hesap yaparken iktidarın nimetlerinden yararlanıp milleti görmeyenlerin yönettiği bu düzen artık son bulacaktır. Isınmadığı için battaniyelere sarılıp oturan, torununa harçlık veremediği için utancından kapısını açamayan emeklilerimiz isyan etmektedir artık. Bu kader değil, bilinçli bir tercihtir. İktidar tercihini halkın ekmeğinden değil, sermayenin kârından, görkemden ve şatafattan yana kullanmıştır. Emekliyi açlık sınırının altına mahkûm edip lüks yaşayanlar bilmelidir ki bu karanlık sonsuza kadar da sürmeyecektir, pazar yerinde feryat eden emeklinin ahında boğulacaklardır. Adalet sadece mahkeme duvarlarına yazılan bir kelime değil, emeklinin sofrasındaki ekmek, gençlerimizin hayallerindeki liyakattır artık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

Buyurun.

ORHAN SÜMER (Devamla) - Sağ olun Başkanım.

Buradan AK PARTİ sıralarında oturan milletvekili arkadaşlarımıza seslenmek istiyorum: Allah rızası için herkes ilindeki bir kasaba gitsin, bir kilo et fiyatına baksın; manavdaki meyvenin, sebzenin fiyatına, marketteki temel ihtiyaçlarının fiyatına, en ücra köşedeki kira bedeline baksın. Buna elektrik, su, doğal gaz faturası gibi giderleri de eklemesin, eğer emekliye layık gördükleri 20 bin lira bunları karşılıyorsa diyecek bir şeyimiz yok ama karşılamıyorsa hepinizi vicdanıyla baş başa bırakıyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)