| Konu: | YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 55 |
| Tarih: | 03.02.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri...
AK PARTİ Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu burada mı? Burada yok. Muhammet Emin Akbaşoğlu'na bir tavsiyede bulunacağım, süremin geçtiğinin de farkındayım: Bu TÜİK hem kamuoyuna enflasyon sepetinin rakamlarını açıklamıyor hem de mahkemeye enflasyon sepetinin rakamlarını gönderirken bir şifre vererek bu şekilde gönderiyor ve diyor ki: "Bunu üçüncü kişilerle paylaşamazsın." Hukuk devletinde, TÜİK mademki devletin bir kurumudur, devlet hukukun üstünde midir? Hukuk devletin üstündedir. O zaman ne yapalım? Gelin, hep beraber bir araştırma önergesi verelim, TÜİK'in bu enflasyon sepetini niçin açıklamadığını, 2018'e kadar İTO'yla açıklamış olduğu rakamların yan yana, paralel gittiğini, 2018'den sonra hem İTO'yla hem ENAG'la ilgili olarak da onların açıklamış olduğu enflasyon rakamlarıyla makasın çok açıldığını hep beraber görelim ve de Meclisin üzerinde başka bir iradenin olmadığını, bir devlet kurumunun olamayacağını, yürütmenin olamayacağını hep beraber gösterelim arkadaşlar. Yapabilir miyiz? Yapamayız. Neden yapamayız? Adalet ve Kalkınma Partisi kesinlikle böyle bir önergeye oy vermez değerli arkadaşlarım.
Gelelim bizim önergemize. Bizim grup önerimiz, araştırma önergemiz Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçildikten sonra Türkiye'de il müdürleri, bölge müdürleri, daire başkanları, genel müdürler, genel müdür yardımcıları veyahut da bakan danışmanları veyahut da çeşitli kurumların danışmanları, müşavirleri dâhil olmak üzere herkes kızağa çekilmeye başlanıyor. Eğer sizin bakanlarınız Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçilinceye kadar bu atamış oldukları bahsettiğim kurumlardaki idarecileri, bürokratları liyakatli ve ehliyetli bir şekilde atadıysanız niçin Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçtikten sonra bu kişileri kızağa çektiniz? Eğer bunlar liyakatli ve ehliyetli atanmadılar da bu nedenle bunları kızağa çekiyorsanız, siz neden liyakatli ve ehliyetli olan insanları değil de liyakatsiz ve ehliyetsizleri atamış oldunuz?
Ve bakıyoruz şimdi bu insanlara, bu insanlar çok ciddi maaşlar alıyorlar ve bu insanlar yıllarca devlet kademelerinde çalışmışlar; memur olmuşlar, şef olmuşlar, müdür olmuşlar, bölge müdürü olmuşlar, daire başkanı olmuşlar, şube müdürleri olmuşlar, genel müdür yardımcıları ve genel müdür olmuşlar. "Bu insanlar kaç bin kişidir?" diyerek soru önergesi veriyorum, cevap vermiyorsunuz. Yani kaç bin kişi şu an Türkiye'de, bu kadar yetişmiş bir kadro, bürokrat oturdukları yerde maaş alıyor? Bunlara "uzman" sıfatı veriyorsunuz. Peki, bunlar uzmansa eğer meslekleriyle ilgili, liyakatleri ve ehliyetleriyle ilgili olarak projeler sunuyor musunuz? Bakanlıklar bunlara projeler sunarak "Bunlar çalışsınlar." diyor musunuz? Hayır, demiyorsunuz.
Değerli milletvekilleri, mesele sadece maliyet meselesi değildir, bu uygulama devlet hafızasının da yok edilmesidir aynı zamanda. Yılların birikimlerine sahip bir genel müdürü, bürokratları sadece "Bizden değil." veya "Yolumuza taş koyuyor." diyerek bir odaya hapsedip köreltmeye mahkûm etmek bu ülkenin beşerî sermayesine ihanettir. Bir devlet yetişmiş insan kaynağını, siyasi veya keyfî tasarruflarla nasıl böyle fütursuzca, atıl bir şekilde değerlendirmez? İnsanlar işe gitmek istiyorlar, çalışmak istiyorlar, üretmek istiyor bu bürokratlar ama sistem onlara "Sen otur, maaşını al ama işe karışma!" diyor. Bu, bir kamu görevlisine verilebilecek en ağır cezadır, onun onurunu ve aidiyet duygusunu kırmaktır. Şeffaflık nerede, denetim nerede? Hangi kurumda kaç kişi kızakta, bu insanların kamu bütçesine yıllık maliyeti tam olarak ne kadar bilmiyoruz. Çünkü bu veriler kamuoyundan, bizlerden saklanıyor. Karanlıkta bırakılan bu alan ne yazık ki sadakatin ödüllendirildiği bir sus payı sistemine dönüştürülüyor maalesef. Bu çarpık tabloyu aydınlatmak ve bu israfa, bu insan kaynakları israfına "Dur!" demek bizlerin boynunun borcudur. Bu sebeple kamuoyunda "merkeze çekilmek" veya "kızağa çekilmek" olarak adlandırılan bu durumun boyutlarını, nedenlerini, kamu maliyesine yükünü ortaya çıkarmak amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve tüm bakanlara ayrı ayrı soru önergesi verdim. Biliyorum cevaplandırmayacaklar, ne sayıları söyleyecekler ne maliyetleri söyleyecekler ne insan kaynaklarından görmüş olduğumuz zararları söyleyecekler, söylemeyecekler ve de sudan bahanelerle geçiştirip gidecekler ama yine de bu soruların takipçisi olacağım. Ancak bu, sadece önergelerle geçiştirilecek bir mesele asla değildir. Gelin bu konuyu enine boyuna incelemek, liyakat erozyonuna son vermek ve gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirmek için bir Meclis araştırması açalım. Bu uygulama, eğer hukuki ise gelin dayanağını gösterin, eğer meşru ise gelin sayılarını açıklayın.
Alev Alatlı'nın ölüm yıl dönümüydü, biraz önce Alev Alatlı'ya atıfta bulunduk. Ne diyordu? "Her kanuni şey hukuki değildir; aynı zamanda, her hukuki diye nitelendirdiğiniz ahlaki değildir, meşru değildir."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Teşekkür ederim.
O zaman hem hukuki olsun kanunlarımız, yasalarımız hem meşru olsun hem ahlaki olsun. Eğer bu uygulama hukukiyse gelin bize hukuki gerekçelerini açıklayın, meşru ise gelin sayılarını açıklayın, eğer savunulabilir ise gelin millete anlatın. Milletimiz bizden tasarruf beklerken devletin kadrolarını atıl yönetici deposuna çeviren bu zihniyeti hep birlikte durduralım. Adalet, mahkeme salonlarında değil -ki orada da tesis edildiği bir muamma zaten- kamu yönetiminin her bir kademesinde tesis edilmelidir. Atıl bırakılan bu bürokratlarla ilgili olarak araştırma önergemize "evet" oyu verin ve Türkiye'nin ne kadar insan kaynağını kaybettiğini hep beraber görelim. Bir yandan genç insanlar yurt dışına giderken bir diğer yandan da yetişmiş, on yılını, yirmi yılını, otuz yılını, kırk yıllını bu devlete tahsis etmiş, tecrübeli, bilgili insanları da heder etmeyelim, heba etmeyelim. Gelin, hep beraber "evet" oyu verelim diyorum ama vermeyeceğinizi de biliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Ben buradan milletime sesleniyorum.
Teşekkür eder, saygılar sunarım. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)