| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 56 |
| Tarih: | 04.02.2026 |
MEHMET TAYTAK (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; değerler sistemimiz hakkında gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün, dünya, yalnızca ekonomik ve askerî rekabetle değil zihinsel kuşatmalarla yönetilmektedir. Özellikle ulus devletler ve bizim gibi gücünü Türk-İslam medeniyetinden alan, şanlı tarihinden alan milletler yalnızca sınırlarını değil, zihniyeti de muhafaza etmek zorundadırlar. Dünyanın tamamına dayatılan dijital alan masum bir iletişim sahası olmaktan çıkmış, milletlerin kimliğini, iradesini ve geleceğini hedef alan bir müdahale alanına dönüşmüştür. Başta Amerikan kültürü olmak üzere siyonizme hizmet eden küresel ve dijital platformlar kendi değerlerini çocuklarımızın zihnine adım adım yerleştirmekteler, işin en acısı ise bunun zorla değil, daha tehlikeli bir yöntemle normalleştirerek yapılmasıdır. Önümüze düşen içeriklerin büyük bölümü tesadüf değildir; sistemleri neyi görmemizi istiyorsa onu göstermektedirler. Özellikle, çocukların ne izleyeceğini, neye alışacağını algoritmalar belirlemektedir. Bu sürece masum çizgi filmleriyle başlanıyor -şiddet ile gayriahlaki algılar yayan- yavaş yavaş normalleşmeye başlıyor ve evlatlarımızın zihinleri onların yönlendirmelerine göre şekilleniyor.
Değerli milletvekilleri, dijital mecralar yalnızca şiddeti değil sanal kumar gibi başka büyük tehlikeleri de yaymaktadır. İnsanlar, artık, bir mekâna gitmeden tek tuşla bu bataklığa çekilebilmektedirler. Ailelerimizi ve ocaklarımızı yıkan sanal kumar illeti ve sosyal medya bataklığı artık, bir millî güvenlik meselesi hâline gelmiştir. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin ifade ettiği gibi, medeniyet mirasımız dört koldan hücuma uğramaktadır. Dijital mecra millî ve manevi değerlerimizi hedef alan, çocuklarımızın ahlaki yapısını yozlaştıran küresel bir kuşatma aracına dönüşmüştür. İhtiyacımız olan şey, kapsamlı bir millî kültür reformudur; çocuklarımızı koruyan, kendi değerlerimizi merkeze alan güçlü bir zihniyet inşasıdır. İlk olarak, şiddeti meşrulaştıran içeriklere karşı net bir duruş ve çocuklarımızı koruyacak bilinçli bir denetim mekanizması oluşturulmalıdır. İkincisi, algoritmalar üzerinden yapılan manipülasyonlara ve yasa dışı içeriklerin bilinçli bir şekilde yayılmasına karşı yeni bir suç tanımı gerekmektedir. Üçüncüsü, dijital platformların toplumsal bölünmeyi ve nefreti hangi yöntemle aktardığını izlemek, ölçmek ve tespit etmek amacıyla nefret ve kutuplaşma ayak izi sistemi hayata geçirilmelidir. Dördüncüsü, 16 yaş altı için sosyal medya erişimi sınırlandırılmalı, platformlara ise sözde değil, fiilen çalışan yaş doğrulama yükümlülüğü getirilmelidir. Sosyal medya mecraları doğru şekilde denetlenmelidir. Devlet olarak çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmeyeceğiz. Bu noktada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın hazırlamış olduğu Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı'nı çok kıymetli bir devlet politikası olarak görüyor, başta Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
Buyurun.
MEHMET TAYTAK (Devamla) - Milliyetçi Hareket Partisi olarak tavrımız nettir. Biz teknolojiye karşı değiliz, teknolojinin Türk milletine, dinimize ve millî değerlerimize karşı bir silah olarak kullanılmasına karşıyız.
Konuşmama merhum şairimiz Cahit Zarifoğlu'nun sözleriyle son vermek istiyorum: Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın denizi mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar diyorum.
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum efendim.(MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)