GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:56
Tarih:04.02.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA ONUR DÜŞÜNMEZ (Hakkâri) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; zindanlarda direnen tüm arkadaşlarımızı ve onurlu bir barış için mücadele eden herkesi saygıyla selamlıyorum.

Rojava'da Kürt halkının ortaya koyduğu özgürlük iradesini, bedel pahasına inşa edilen direniş pratiğini ve ortak yaşam ısrarını saygıyla selamlıyoruz.

Suriye'de Kürt halkı uzun yıllardır Baas rejiminin inkâr ve asimilasyon politikalarına maruz kaldı. Ardından IŞİD'in vahşi saldırılarıyla fiziki ve kültürel varlığı hedef alındı. Buna rağmen kendi öz gücüyle Orta Doğu'nun savaş ve otoriterlik sarmalı içinde kadın özgürlüğünü, halkların eşitliğini ve inançların bir arada yaşamını esas alan demokratik bir toplumsal model yarattı. Rojava çölün ortasına açılan bir yaşam ırmağı gibi halkların geleceğine dair güçlü bir umut oldu ancak son dönemde Rojava'ya yönelik saldırılar yoğunlaştı. Suriye Geçici Hükûmeti ve destekçileri Kürt halkını ve elde edilen kazanımları hedef alıyor. Bu tehdit ortadan kalkmış sayılmaz. Türkiye'nin Kürtlerle yürütülen barış sürecine uygun biçimde Rojava gerçeğine karşı samimi, vicdani ve tarihsel birlikteliğinin sorumluluğunu gözeten bir tutum alması gerekmektedir. Onurlu bir barış bölge halklarının iradesine saygıyı ve Rojava'da kurulan demokratik yaşamın korunmasını zorunlu kılar. Halkların kendi kaderini belirleme hakkını savunan irade bugün Türkiye'de demokrasi ve barış talebini yükselten herkes için yol göstericidir. Dün sabah saatlerinde bileşen partimiz ESP başta olmak üzere Sosyalist Kadın Meclisleri, DİSK, LİMTER-İŞ ve BEKSAV çevresinde faaliyet yürüten çok sayıda kişi polis baskınlarıyla gözaltına alındı. ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni ve parti yöneticilerinin, gazetecilerin, sendikacıların ve ekoloji mücadelesi yürütenlerin hedef alınması siyasal muhalefeti bastırmaya dönük sistematik bir yönelimi ortaya koyuyor. Rojava'ya dönük saldırılara karşı demokratik tepki gösteren yurttaşlara uzanan bu baskılar toplumsal barışı zedeleyen bir tercihtir. Demokratik siyaset alanı genişlemek zorundadır. Gözaltına alınan herkesin derhâl serbest bırakılmasını talep ediyor, bu baskılara karşı halkların ortak mücadelesini selamlıyorum.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifini görüşmekteyiz. Öncelikle şunu belirtmek isterim: Trafik güvenliğiyle ilgili sorunları çözmek bireysel değil kurumsal bir irade gerektirmektedir, sistemsel ve bütünlüklü çalışmalar yapmak gerekmektedir. Teklif olunan yasayla trafik kazalarının engellenmesi salt bir yaptırım ve ceza mantığıyla ele alınarak trafik idari para cezalarının miktarı fahiş oranlarda yükseltilip sürücü belgelerinin uzun sürelerle geri alınması ve iptali gibi yöntemlerle cezaların caydırıcılığını artırmak yoluna gidiliyor. Getirilmek istenen düzenlemeyle hak ve özgürlükler ile trafik güvenliği arasındaki dengenin kurulamayacağı ortadadır. Cezaların belirlenmesinde sosyoekonomik farklılıklar, özgün durumlar ve alternatif yaptırımlara yer verilerek sistemsel bir değişikliğe gidilmelidir ancak teklif olunan yasada bunlar göz önünde bulundurulmamış, yetersiz, çözülmeye elverişli olmayan, yeni adaletsizlikler ve sorunlar yaratma ihtimali taşıyan bir teklif sunulmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçe açıklarını kapatmanın en etkili yöntemi olarak görülen ve uygulanan yeni zamlar, vergi ve para cezalarının artırılması çözüm getirmek yerine vatandaşın sırtına yeni yükler yüklemesinden başka bir amaca hizmet etmemektedir. Teklifle getirilecek fahiş trafik cezaları trafik güvenliğini sağlamak amacından ziyade bütçe açığını kapatma amacı gütmektedir. Ekonomide açılan kara delikler halkın sırtına yüklenilerek kapatılamaz. Devletin kepçesinin içi getirilen vergilerle ve cezalarla doldurularak halka kaşıkla verilen maaş zamlarının halktan tekrar alınmasıyla bütçe açığı kapatılamayacaktır. Asgari ücrete denk gelen cezaları bu halkın nasıl ödeyeceği düşünülmemektedir. Hâlihazırda ekonomik darboğazda olan yurttaşlar için mevcut ceza miktarı oldukça ağırken bu teklifle miktarların daha da artırılması amaçlanmaktadır. Halktan ceza yoluyla para toplanırken sermayeye vergi afları ve kolaylıklar sağlanarak sosyal adalet ilkesiyle açıkça çelişilmektedir. Bütçe açığını kapatmak için vatandaşa yüklenmekten vazgeçilmelidir. Halkın cebine el atmak yerine israf durdurulmalıdır. Trafik güvenliği gibi önemli bir konu ekonomik bir sömürü aracına dönüştürülmemelidir. Yollar tüm yol kullanıcılarının güvenliği dikkate alınarak tasarlanmalıdır, var olan yollar güvenliğe uygun hâle getirilmelidir. Sorumluluğu yol kullanıcılarının üzerine yükleyerek trafik sisteminin aksayan diğer unsurları göz ardı edilmemelidir. İnsanların trafikte mutlaka hatalı davranabileceklerinden hareketle kara yolları ulaşım sisteminin -herhangi bir hatanın- ciddi yaralanmayla sonuçlanmayacak şekilde tasarlanması gerekmektedir. Kara yolu trafiğinde güvenlikten sadece yol kullanıcıları sorumlu tutulmamalıdır. Salt cezalandırmaya dönük bir anlayış yurttaşların adil düzene olan inancını zayıflatacak ve cezanın caydırıcı niteliği de etkisini yitirecektir. Kuzey Marmara ve TEM Otoyolu'nda son zamanlarda meydana gelen ciddi trafik kazaları otoyollardaki güvenlik önlemlerini ve gişe sistemlerinin yapılarını yeniden değerlendirme ihtiyacını bizlere göstermektedir. Seyir hâlindeyken aniden karşılaşılan beton bloklar ve bariyerler ufak bir dikkatsizlik sonucu ciddi kazalara sebep olabilmektedir. Otoyol giriş ve çıkışlardaki bariyerli ve beton bloklu sistemler risk oluşturmaktadır. Bu riskleri ortadan kaldırmak için çözüm üretilmeli, gişelerin kaldırılması ve serbest geçiş sistemlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan Karayolu Trafik Kaza İstatistiklerine göre, trafik kazalarının en çok yaşandığı ilk 5 il Bingöl, Dersim, Bitlis, Şırnak ve seçim bölgem Hakkâri olmuştur. Bu bir tesadüf mü yoksa yaşanan kazalar yoksunluktan kaynaklanan bir zorunluluk mudur, bu konular tartışılıp çözüm üretilmelidir. Trafik cezalarının sürekli ve düzenli olarak artırılması trafikte mutlak bir iyileştirme getirmeyecektir. Türkiye'nin en dağlık ve engebeli yerlerinden biri olan seçim bölgem Hakkâri ilinin Yüksekova, Şemdinli, Derecik ve Çukurca ilçelerini bağlayan kara yolunda her 50 metrede bir virajın olması ve yol kenarlarının bariyersiz olması nedeniyle her sene onlarca kaza yaşanmaktadır. Çoğu zaman meydana gelen kazalar nedeniyle ne yazık ki Zap suyuna kapılan cenazelere bile ulaşılamamaktadır. Yolların dar ve virajlı olmasından dolayı hız sınırı düşük olsa bile yaşanan trafik kazalarının yüzde 80'i yolların bariyersiz olmasından kaynaklanmaktadır. Hükûmetin en çok övündüğü icraatlardan biri ulaşım politikası iken Hakkâri'de kronik hâle gelen kazaların yaşanmasına neden olan dar ve bariyersiz yol sorunu bir türlü çözülememektedir. Bu kazaların bir daha yaşanmaması için yetkili makamlara yapılmış olan tüm müracaatlar sonuçsuz kalmaktadır. Meydana gelen trafik kazaları bölgenin rutin bir sorunu hâline gelmiştir. Trafik kazalarının önlenmesi için Hakkâri iline bağlı Yüksekova, Şemdinli, Derecik ve Çukurca ilçelerini birbirine bağlayan kara yollarının mevcut sorunları acil bir şekilde çözülmeli ve ulaşım güvenli hâle getirilmelidir. Âdeta ölüm yoluna dönüşen Hakkâri-Van-Şırnak kara yollarında kazalara sebep olan hataların giderilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan trafik kazalarında yaşanan kayıpların sorumlusu olarak yol kullanıcılarının gösterilmesine ne zamana kadar devam edilecektir? Yapılması gereken salt cezaları artırmak değil, hukuksuzlukları sonlandırmak, yargıya olan güveni artırmaktır. Kara yolu yapısında ve üzerine yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak ve denetlemek, yolların trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak idarenin sorumluluğundadır. Halka yüklenmek yerine sorumluluklarınızı yerine getirin, gereksiz harcamalarınızı kısın, müteahhitlere verdiğiniz döviz endeksli hazine getirilerini kaldırın. Bunlar yapıldığı zaman akıl dışı yöntemlere başvurarak vatandaşın sırtındaki yükü arttırmak yerine gerçekten halkın güvenliğini sağlamış olursunuz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; trafik güvenliği bahanesiyle ceza sisteminin mali kaynak hâline getirilmesine karşı olduğumuzu belirterek maddi ceza artırımlarında kademeli, gelir düzeyine göre derecelendirilmiş, trafik kazalarına ve trafik güvenliğine dair sistematik bir bakış açısıyla hazırlanan, bilimsel, objektif ve çözümcü alternatiflere dayalı bir yaklaşımın belirlenerek ilgili maddelerinin yeniden değerlendirilmesi ve kamu güvenliği ile sosyal adaleti aynı anda gözeten bir yaklaşımla düzenlenmenin gerekli olduğunu görülüyor, kanun teklifinin geneline "hayır" oyu vereceğimizi bildiriyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)