| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 56 |
| Tarih: | 04.02.2026 |
MHP GRUBU ADINA MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Yaklaşık iki buçuk aydır bu konuşmaya kavuşmaya çalışıyorduk, şükürler olsun.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 214 sıra sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi olarak temel gayemiz milletimizin can ve mal güvenliği en üst seviyede korunmasını sağlamaktır. 214 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin genel gerekçesinde belirtildiği üzere, alınan tüm tedbirlere rağmen ülkemizde yaşanan trafik kazalarında 2024 yılında 6.351 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 385 bin vatandaşımız yaralanmıştır. Yaşanan bu vahim tablo Karayolları Trafik Kanunu'nda yeni bir düzenlemenin hayata geçirilmesini zorunlu kılmıştır. Yaşanan kayıpların terör eylemleri veya kasten öldürme gibi fiillerden kaynaklanan can kayıplarının önemli ölçüde üzerine çıktığı görülmektedir. Bu nedenle, trafik güvenliğinin sağlanması bir bakımdan sadece idari bir denetim konusu değil, aynı zamanda kamu güvenliğinin, can ve mal emniyetinin sağlanması anlamına gelmektedir.
Değerli milletvekilleri, kanun teklifinin ilk 18 maddesiyle genel olarak trafik disiplinini bozan temel ihlallere karşı caydırıcılık sağlanırken Genel Kurulumuzda görüşülmekte olan ikinci bölümde yer alan maddelerde ise trafik güvenliğinin teknolojik, hukuki ve sosyal boyutlarının sağlamlaştırılması yer almaktadır. Bu düzenlemelerin iddia edildiği gibi cezaların amacının bütçe gelirlerini artırmak değil, nihai olarak ihlallerin azaltılması ve caydırıcılığın artırılması şeklinde algılanması gerekmektedir.
Görüşülmekte olan kanun teklifinin ikinci bölümünde bulunan düzenlemelerde önemli hususlar hükme bağlanmaktadır. Çerçeve 20'nci maddede motorlu bisiklet veya motosiklet cinsi araçlarla tek tekerlek üzerinde, sele üzerine yatarak veya sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkileyecek benzeri akrobatik hareketler yapılması yasaklanmaktadır. Bu ihlali yapanlara 46 bin TL idari para cezasının uygulanacak, sürücü böyle geliri de altmış gün geri alınacak ve araçları da trafikten altmış gün men edilecek şekilde düzenleme yapılmıştır. Böylelikle, motorlu araçlarla tehlikeli hareketler yaparak kamu güvenliğini hiçe sayanlara yönelik yaptırımlar artık bu fiilleri işleyenlere daha pahalıya mal olacaktır.
Aynı kararlılık 21'inci maddede kamuoyunda drift olarak bilinen trafik güvenliğini ciddi anlamda tehlikeye sokan eylemlerde de kendini göstermektedir. Bilerek ve isteyerek aracın yönünün değiştirilmesi veya kendi etrafında döndürülmesi durumunda uygulanan ceza 140 bin Türk lirasına çıkarılmakta ve sürücü belgeleri altmış gün süreyle geri alınmaktadır. Düzenlemeyle birlikte kara yolunda gerekli güvenlik önlemleri alınmadan izinsiz koşu veya yarış yapılmasının önlenmesine yönelik yaptırımlar da ağırlaştırılmaktadır. Yarış yapan araç sürücülerine 46 bin Türk lirası idari para cezası ve sürücü belgelerine bir yıl el konulması söz konusu olacaktır. Bu tür ihlallerin kazalara bağlı ölüm veya ciddi yaralanmalara sebebiyet vermesi hâlinde de Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması ayrıca söz konusu olacaktır.
Kanun teklifiyle sadece bireysel ihlallere değil, aynı zamanda kamu düzenini ve altyapıyı koruyan kritik düzenlemelere de yer verilmiştir. Örneğin zorunluluk olmadığı hâlde geçiş üstünlüğü hakkını gereksiz kullanan sürücülere 46 bin Türk lirası idari para cezası uygulanacaktır. Bu düzenleme geçiş üstünlüğüne sahip araç sürücülerinin bu hakkı kamunun rahat ve huzurunu bozmayacak şekilde kullanmasını sağlama amacını taşımaktadır.
Değişen iklim koşullarının da etkisiyle kış lastiği uygulamasının ticari olmayan araçları da kapsamasıyla birlikte trafik güvenliğinin daha üst düzeye çıkarılması hedeflenmiştir. Bu lastiklerin kazaları önlemede etkili olduğu gibi aynı zamanda ekonomik açıdan da tasarrufa neden olacağı, tasarruf sağlayacağı gerçeğiyle de hareket edildiği görülmüştür.
Görüşülmekte olan kanun teklifiyle dikkatsizlik nedeniyle yaşanan kazaların oluşmasında büyük bir etken olan seyir hâlinde cep telefonu kullanımına ilişkin yaptırımlar da ağırlaştırılmıştır. Dünya Sağlık Örgütünün raporlarına göre cep telefonuyla konuşmanın kaza riskini 4 kat artırdığı, mesajlaşmanın ise 23 kat artırdığı ifade edilmektedir. Bu nedenle, seyir hâlinde telefon kullanımının tekrarı hâlinde para cezası 20 bin Türk lirasına çıkarılmakta ve sürücü belgeleri geri alınmaktadır. Bu ağır yaptırımlar dikkat dağınıklığına bağlı kazaların önlenmesi ve caydırıcılığın artırılması yönünde hayati bir adım olmaktadır.
Bu teklifle birlikte ayrıca, sosyal ve dijital alanda sorumluluğu artıran yenilikçi düzenlemelerin de yer aldığı görülmektedir. Kanunun idari yaptırıma bağlayarak yasakladığı bir eylemi sosyal ve dijital medya yoluyla paylaşarak trafik kural ihlali yapmaya özendiren görüntüleri alenen yaymak ve övmek artık yasaklanmakta ve bu fiile 25 bin Türk lirası idari para cezası uygulanacağı düzenlenmektedir. Bu düzenlemelerin trafik ihlallerini teşvik eden paylaşımların önüne geçilmesi açısından etkili ve gerekli bir hüküm olduğunu ifade etmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre emniyet kemerinin, emniyet kemeri kullanımının can kaybını yüzde 45, ağır yaralanma riskinin ise yüzde 50 oranında azalttığı ifade edilmektedir. Bu doğrultuda, kanun teklifiyle birlikte emniyet kemeri ve kask kullanımına yönelik ihlallerde de cezalar artırılmaktadır. Ülkemizde kask kullanım oranının 2024 yılında yüzde 18 seviyelerinde kalması ve trafikte kask kullanılmasını gerektiren taşıt sayısının giderek artması bu alandaki ihlallere yönelik yaptırımların caydırıcılığını artırmayı gerekli hâle getirmiştir.
Teklifin son maddelerine bakıldığında, idari etkinlik ve adli yeknesaklığın tesis edilmesi amacıyla uygulamada karşılaşılan bazı bürokratik sorunların ve hukuki boşlukların giderilmesi hedeflenmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarının da işaret ettiği üzere, trafik ihlali durumunda cezanın araç sahibi yerine kiralama süresi boyunca sorumluluğu üstlenen kiralayana düzenlenerek tahsil edilmesi sağlanmaktadır. Bu sayede hukuki belirsizliklerin ve mağduriyetin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Yabancı uyruklu kişilere uygulanan ve ülkeden çıkışa kadar tahsil edilemeyen idari para cezalarının bu kişilerin ülkeye tekrar girişi sırasında tahsil edilecek olması, aksi hâlde bu kişilerin yurda girişine izin verilmeyecek olması özellikle yaz aylarında karşılaşılan bu tarz trafik ihlallerinin ve sıkıntıların azalmasına yol açacaktır.
Değerli milletvekilleri, kanun teklifinde yer alan bir diğer düzenlemeyle birlikte, idari para cezası tutanaklarında görevli personelin açık kimliği yerine personel tanıtım numarasının yazılması, özellikle sosyal medya üzerinden personel ve ailelerine yöneltilen hakaret, tehdit veya iftira gibi eylemlerle görev yapılmasının zorlaştırılmasının önlenmesi ve kolluk kuvvetlerimizin rahatça görev yapmasının amaçlanması söz konusudur.
Sonuç olarak, bu kanun teklifi, çağımızın gerektirdiği teknolojik ve hukuki güncellemeleri içerirken, aynı zamanda "Trafikte sıfır can kaybı." hedefine ulaşma yolunda atılmış caydırıcı ve kapsamlı adımlardan müteşekkil olduğu görülmektedir.
İfade etmiş olduğumuz bu hususlar çerçevesinde görüşülmekte olan 214 sayılı Kanun Teklifi'ne "kabul" oyu vereceğimizi belirtiyor, Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)