GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:56
Tarih:04.02.2026

TAHSİN OCAKLI (Rize) - Sayın Başkanım, değerli milletvekillerini saygıyla selamlıyorum.

İyi misiniz; herkes, her şey yolunda mı? İyi, güzel, bugün rahat geçiyor Genel Kurul farkındasınız. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Evet, ben de Trafik Kanunu'nun 23'üncü maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Bir torba daha geldi ama torbanın içinde bu defa çok sağlıklı olanları da var, onu ifade edeyim, çürükleri de var tabii, şimdi onları söyleyeceğim size. Dinleyin, belki fikriniz değişir o yüzden diyorum yani.

Şimdi, arkadaşlar, tabii ki elbette her ay 100 ile 200 arasında değişen miktarlarda Türkiye'de kaza yaşanıyor ve can kaybı yaşıyoruz. Bunların azalmasına ilişkin bir teklife biz "Hayır." der miyiz? Demeyiz tabii ki. Burada bir sorun yok. Teklifin doğru olan yerleri var, net söylüyorum ben ama yanlış olan yerlerini de söyleyeceğim. Mesela, nedir arkadaşlar? Önce doğrularını söyleyeyim, sonra yanlışlarını eğer siz düzeltirseniz mutlu olacağız, düzelteceğinizi zannetmiyoruz, bunu tarihe bir not olarak geçsin diye söylüyoruz sadece. Mesela, arkadaşlar, ambulansa yol vermemeyle ilgili bir hastanın yaşamını yitirme tehlikesine karşılık getirilen düzenlemeye ben katılırım, doğrudur bu, bu düzenlemeye itiraz etmeyiz ama bunu şöyle kullanırsanız eğer: Kara yollarını işgal etmek üzere demokratik haklarını kullanan traktör sürücüleri, kamyon sürücüleri vesaire gibi insanları trafikten men etme adına kullanırsanız o zaman bu teklif hiçbir işe yaramaz, çöp olur.

Şimdi, yine, trafikte tehdit, saldırganlık, özellikle buna "trafik magandacılığı" dediğimiz işlere yönelik yapılan düzenlemeye gene itiraz etmiyoruz, ona da bir itirazımız yok ama mesela, "drift" atmak, trafiği tehlikeye sokmak suçlarına verilen cezalar, itirazımız yok, bence doğru bunlar, buna bir itiraz yok ancak kanunun niyeti ile sonuçları birbiriyle bağdaşmıyor. Yani şimdi şöyle düşünün arkadaşlar bir: Bu Karadeniz'de çay tarımı yapan insanlar var, fındık taşıyanlar var, odun taşıyanlar var, arabasının değeri 50 bin lira, 100 bin lira olan insanlara "Sen ağır yük taşıdın kardeşim, sana 140 bin lira, 180 bin lira ceza yazacağım." dediniz mi o insanların öfkesini alırsınız, başka bir şey alamazsınız, parasını alamazsınız, cezasını da alamazsınız. Dolayısıyla, düzenlemenin "Mesela, bir emeklinin veya asgari ücretlinin karşılayabileceği bir miktar mıdır?" diye bu cezaları hiç düşündünüz mü? Ayda 20 bin lira, ayda 28 bin lira asgari ücret alan bir adam bu cezalarla baş edebilir mi? Yüksek gelirli birileri için sorun olmayıp dar gelirlilerde bir yıkım olabilecek olan bu düzenlemenin yanlış olan kısımlarını yeniden ele almak gerekmiyor mu? Arkadaşlar, ben de size bir devlet olarak, iktidar olarak sizin görevlerinizi bir hatırlatayım bakalım. Bu hatırlatacağım işlerle ilgili görevinizi yerine getirdiniz mi siz? Mesela, "Radar uygulamaları bir tuzaktır." diyen vatandaşın iddiasına karşı bunları kontrol ettiniz mi? Yolun standartları ile hız sınırlarının birbiriyle uyuşup uyuşmadığı ve bu konuda yol çalışmalarının Türkiye'de tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda bir bilginiz var mı? Bunlar kanun teklifiyle eşleşiyor mu diye baktınız mı? Yok. Yani siz altyapıyı düzenlemeden, önce vatandaşı bilgilendirmeden, yolları güvenli hâle getirmeden yaptığınız bu teklifin bir tek yolu kaldı o zaman, bir tek nedeni kaldı; trafik cezaları aracılığıyla bütçe açığını kapatacak yeni bir yol açmanız kendinize, başka bir şey değildir arkadaşlar bu.(CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Dolayısıyla, ağır cezalar, zayıf denetimler, vatandaşların yaşadığı adaletsizlik duygularını büyütecektir. Ne olmalı peki? Elbette ki olması gereken şudur: Can güvenliğini önceleyen ama önce vatandaşını ezmeyen, trafik magandalarının da üzerine giden, evet adaletli bir biçimde de cezayı gelirine göre tahsil etmeyi başarabilen bir düzenleme hâline gelmeli. Yapabilecek misiniz? Yapamayacaksınız, uyarısı bizden.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

TAHSİN OCAKLI (Devamla) - Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)