GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:58
Tarih:10.02.2026

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım, değerli aziz milletimiz; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Bugün Milliyetçi Hareket Partisinin kuruluşunun 57'nci yıl dönümü. Rahmetli Alparslan Türkeş'in şahsında başlayan ve bugün Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin yine varlığıyla, dirayetli liderliğiyle devam eden Milliyetçi Hareket Partisine Türk siyasi hayatında nice başarılı yıllar diliyorum.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederiz.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Özellikle Cumhur İttifakı olarak da Milliyetçi Hareket Partisiyle ülkemizin birliği, dirliği için kararlı bir şekilde, güçlü bir şekilde ittifak birlikteliğimizi de sürdürüyoruz ve omuz omuza hem terörsüz Türkiye'nin hem terörsüz bölgenin gerçekleşmesi için milletimiz lehine çalışmaya devam edeceğiz; tekrar tebriklerimi sunuyorum.

Milletimizin hür iradesiyle seçilmiş Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanımız Zeynep Güneş Hanımefendi'ye yönelik aşağılayıcı, nefret içeren, dışlayıcı ifadeleri ve tutumları hepimiz gördük. Bu anlayış çağ dışı, gerici, yobaz bir anlayıştır; insanların kılık kıyafetini, inancını, inandığı değerler uğrunda yaşayabilme iradesini ortaya koyabildiği bir Türkiye'deyiz artık. Bu arkaik, bu yobaz anlayışı hepimiz kınıyoruz, kınadık ve esasen, bu dil hem kadınların siyasette olan varlığına hem siyasetin, milletin iradesine yönelik çok büyük bir tehditkâr ve nefret dilidir. Türkiye'de 28 Şubatta insanların kılık kıyafetine yönelik saldırıları, inançlarına yönelik saldırıları herkes yaşadı ama tüm bu uygulamalar, 28 Şubatın tüm kararları 2010 yılında Cumhurbaşkanımızın almış olduğu kararlarla, genelgelerle iptal edilmiştir ve tarihin çöp tenekesine atılmıştır. Tekrar bu zihniyeti, bu gerici zihniyeti hortlatmak isteyenlere de bu milletimiz asla izin vermeyecektir. Esasen, 86 milyon, bu anlayışa karşı topyekûn birleşmiştir ve toplumsal bir mutabakatla bu dili istisnai bir hâle getiren, dışlayan bir dile kavuşturmuştur. Bu da ülkemizin geldiği çok pozitif yönlerden biridir.

Ayrıca, İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun da bu konuda yapmış olduğu açıklama ve tutum da partisel olarak aldıkları tavır da yine kıymete şayandır; bu yönünü de ifade etmek isterim. Bu anlamda hem Başkanımıza hem bu anlamdaki tavır ve düşüncelere yönelik, inanca yönelik saldırıları şiddetle kınadığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Dünyadan bir akıncı geçti, TRT'nin belgeselini de yaptığı Özdemir Bayraktar, Türkiye'nin millî savunmasına, savunma sanayisine çok büyük hizmetleri geçen önemli bir şahsiyet. Bizim siyasi hayatı boyunca da beraber çalışma ve tanışma imkânı bulduğumuz Özdemir ağabeyin Türkiye sevdasını, ay yıldızlı bayrağa olan sevdasını çok iyi biliyoruz, milletimiz biliyor ve gerçekten tüm gençlerin, tüm ülkenin gururla hep takip edeceği sembol isimlerden. Türkiye'nin geleceğine yönelik yapılacak tüm savunma sanayisi hamlelerinde açmış olduğu çığırdan dolayı onu da rahmetle, minnetle yâd ediyoruz. Eşi muhterem hanımefendi Canan Hanım'ın, yine Selçuk Bey'in, Haluk Beylerin, Bayraktarın ortaya koyduğu KIZILELMA, Akıncı vizyonu hem gençlerimize bir TEKNOFEST vizyonunu katacak hem de Türkiye her yönüyle daha bağımsız, daha güçlü olacaktır. Bu vesileyle, tekrar rahmetle, minnetle buradan, Gazi Meclisten anıyoruz.

6 Şubatta, depremin yıl dönümünde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve tüm bakanlarımız, ilgili tüm kurumlarımız Osmaniye'deydik ve 11 ilde depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acısına ortak olduk. Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Rabb'im bir daha böyle felaketleri ülkemize, milletimize yaşatmasın. 6 Şubattan itibaren yapılan tüm çalışmalarda asrın felaketini asrın inşasına dönüştürecek şekilde çok güçlü bir dayanışma içerisinde olduk. Bu enkazdan hep beraber kalkarak AFAD'ıyla, Kızılayıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, tüm belediyelerle; vatandaşlarımız, gönüllülerimiz hep birlikte bu enkazdan milletçe beraber kalkmanın... Bugün asrın inşasına giden yolda yapılanları hep beraber görüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - 455 bin konutun vatandaşlarımıza teslim edildiği üç yılda çok büyük, hummalı bir çalışma yapılıyor, yapılmaya da devam ediliyor, tüm vatandaşlarımız evine kavuşuncaya kadar bu gayretimiz de devam edecektir. Ben bu vesileyle depremin ilk anından itibaren emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Yine, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu hâlâ tüm vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını takip eden anlayışıyla, Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Murat Kurum ve ekibine, emeği geçen tüm kurumlara, çalışanlarına, emekçilere ben tekrar teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.

Ayrıca, 500 bin konut da yine vatandaşlarımıza sosyal konut olarak yapılmaya devam ediyor. Bu hafta 7 ilimizde yine kuraları çekilecek ve Temmuz 2027'den itibaren vatandaşlarımıza sosyal konutların teslimi başlayacak. Bu yönüyle de vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz, vatandaşlarımızla bir arada olmaya devam ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Babanızın hayrına bağışlamıyorsunuz.

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Az önce Sayın Ekmen dile getirdi, bir belediye başkanının istifasıyla ilgili bir süreçte siyaset adına bir birkaç gündür yaşadığımız bir tablo var ama bu tablo gerçekten... Kullanılan üsluplar itibarıyla her zaman siyasetin bir temiz dil kullanması lazım. Kaba dil, yaralayıcı dil, siyaset kurumuna yakışmayan bir dildir. Dolayısıyla özellikle sorumluluk makamında olanların bu anlamda kullanmış olduğu ifadelerden dolayı gerçekten özür dilemesi lazım yani bu özür dileme yerine âdeta bu ifadeleri savunur mahiyetteki açıklamaları gerçekten doğru değil. Siyasette eleştiri olur, ağır eleştiri olur ama hakaret ve küfrün siyasette yeri yok. Dolayısıyla, âdeta bunu da böyle meşru gösterir gibi, tekrar bir destek anlamında böyle bir kampanyaya gidilmesi doğru bir dil değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Dolayısıyla, bu anlamda -hem muhataplardan hem toplumdan- özenli bir dilin hep beraber kullanılması siyasetin toplumdan ve toplumun siyasetten beklediği bir ödevdir. Bu anlamda herkesin temiz ve özenli dili kullanması da siyaset kurumuna yakışan bir tavırdır diye düşünüyorum ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)