| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 58 |
| Tarih: | 10.02.2026 |
HASAN ÖZTÜRK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve ekranları başındaki vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Balkanların ve Bursa'mızın "Mümin aga"sı Bursa BAL-GÖÇ'ümüzün Kurucu Başkanı, Bulgaristan'da yaşayan Türklerin kimlik ve varlık mücadelesinin öncüsü, sesi 19'uncu Dönem Bursa Milletvekilimiz merhum Mümin Gençoğlu'nu aramızdan ayrılışının 33'üncü yılında saygıyla, rahmetle ve şükranla anıyorum.
Trafik kazaları her yıl binlerce ailenin hayatını geri dönülmez biçimde değiştiren toplumsal bir sorun. "İstatistik" dediğimiz şey ise hayatın kısaltılmış halidir. Dolayısıyla, trafik kazalarını yalnızca sayılarla anlatmak gerçeği eksiltmektir. Her ölüm rakamı, bir ailenin kaybolan, bu milletin eksilen umudu ve evden eksilen bir ışıktır ve bizlerin asıl sorumluluğu, istatistiklere dönüşen hayatları sıradanlaştırmamaktır.
Seyir hâlinde cep telefonu kullanımı çağımızın en yaygın tehlikelerinden biridir. Gürültü çıkarmaz ama tam da bu sessizliğiyle hayatı paramparça edebilir. Direksiyon başındaki sürücü gözünü ekrana indirdiği anda yoldan kopar ve işte, kazalar bu kopuş anında meydana gelir. Araç kullanırken telefonla konuşmak sürücünün dikkatini tamamen dağıtmakla beraber mesaj ise onu fiilen trafikten koparmaktadır. Buna rağmen bu davranışın toplumda hâlâ bu denli yaygın olması, bireysel dikkatsizlikten çok, kamusal caydırıcılığın yetersizliğine işaret etmektedir. Bu nedenle, yapılan bu kanun değişikliği teklifi kıymetlidir. Ancak kanunun geneline baktığınızda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in cezalarla kendine yeni bir gelir kapısı yaratmaya çalıştığını görmekteyiz. Buradan hatırlatmak isterim ki önemli olan, parasal yaptırımlardan gelir elde etmek değil, kamunun güvenliğini ve insanlarımızın can güvenliğini sağlamaktır. Kademeli ceza sistemi hukuken adaletsizliğin terazisine uygun olabilir, oysa ceza tolere edilebildiği ölçüde işlevini yitirir, caydırıcılık ise rahatsız ettiği ölçüde anlam kazanır. Kurala uymamanın yaptırımı ağırlaşmadıkça kuralın saygınlığı tesis edilemez. Ceza uygulanıyor ama sonuç doğurmuyorsa bu ne caydırıcı olur ne de adalet duygusunu güçlendirir. Dolayısıyla, burada mesele para meselesi olmamalıdır; mesele devletin verdiği mesajdır, devlet "Bu davranış kabul edilemez." diyorsa bu yalnızca sözde değil, güçlü ve etkili uygulanabilir yaptırımlarla gösterilmek zorundadır. Özellikle toplu taşıma araçlarında şoförler, kamu araçlarında tır, kamyon gibi ağır vasıta kullanan araçlardaki yaptırımlar daha da fazla denetlenmeli ve ağır olmalıdır çünkü hem mesleki sorumlulukları vardır hem de olası bir kazanın etkisi çok daha ağır olmaktadır. Kural ihlallerini tespit etmek, şoförleri kontrol etmek için ise araç içi denetim mekanizmalarını da geliştirmek gerekir. Dolayısıyla İsviçre'de kural ihlali yapan sürücüye mal varlığı oranında ceza kesiliyorsa, Norveç'te hapis cezası dahi verilebiliyorsa Mehmet Şimşek'in isteği bu kurallara uyulması değildir; trafik cezalarından gelecek kaynaktır. 2024 yılında 20 milyar TL trafik cezası toplanması hedeflenmiş, 44 milyar lira tahsil edilmiş. 2025 hedefi 55 milyar lira, ilk dört ayında 55 milyar liraya ulaşılmış; hedef yüzde 26 aşılmış. Geçen sene trafik cezalarından 69,5 milyar lira tahsil edilmiş. 2026 bütçesinde ise bu rakam 93 milyar lira. Buradan ne anlıyoruz? Cezalarla sorun çözülmüyor; çözülmek yerine, toplanan para artıyorsa suç da artıyor anlamına gelir. Ayrıca iktidar da "Vatandaş hata yapsın da biz de ceza keselim." derdinde görülür. Bunu vatandaşın da bizim de gördüğümüzü, sizin de görmeniz gerektiğini belirtiyorum iktidar sahipleri. Trafik kazalarının büyük bir bölümü ihmalin normalleştirilmesinin ve caydırıcılığın zayıflaştırılmasının sonucudur. Biz burada aslında "Bana bir şey olmaz." anlayışını yok etme derdinde olmalıyız. Çünkü trafikte bir kişinin dikkatsizliği o anda orada bulunan herkesin hayatını etkiliyor ve herkesin hayatını riske atıyor. Bir mesaj, bir bildirim, bir arama hiçbir insanın hayatından tabii ki daha değerli asla olamaz. Bu nedenle bu düzenleme önemlidir ancak trafikte yaşanan ihlallere karşı tavizsiz bir devlet iradesi ortaya konulmalıdır. Kamusal güvenlik yarım tedbirle sağlanamaz. Trafik cezaları bir ülkenin gelir kaynağı olarak da görülemez diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)