GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Kıymetli milletvekilleri, ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milleti; millî iradenin kalbi, demokrasimizin yegâne tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, duvarlarında yankılanan her sesin tarihe not düşüldüğü, milletimizin istikbalinin dokunduğu kutsal bir çatıdır. Bizler bu çatı altında bulunmanın ağır mesuliyetini her daim omuzlarımızda hisseden, siyaseti hukuk, ahlak ve adalet sacayağı üzerine inşa eden bir anlayışın temsilcileriyiz. Ancak ne yazık ki dün bu yüce mekânın manevi ağırlığıyla ve devlet ciddiyetiyle asla bağdaşmayacak, hepimizin vicdanını yaralayan manzaralara şahitlik ettik. Türkiye Cumhuriyeti köklü devlet geleneğine yaslanan demokratik bir hukuk devletidir. Hepimizin malumu olduğu üzere, Anayasa'mızın 104'üncü ve 106'ncı maddeleri yürütme yetkisini ve Kabineyi oluşturma tasarrufunu doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına tevdi etmiştir. Bu anayasal mimari içerisinde bakanlarımızın atanması bir idari tasarruf, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Anayasa’nın 81'inci maddesi uyarınca gerçekleştirdikleri ant içme merasimi ise devletin devamlılığını simgeleyen anayasal bir mükellefiyettir. Hâl böyleyken, tamamen hukuki ve anayasal bir zorunluluğun ifası sırasında Meclis İçtüzüğü'nün çalışma barışını ve nezaketini önceleyen, ruhunu zedeleyen tavırlar demokratik bir hak arayışından ziyade yasama faaliyetinin olağan akışına vurulmak istenen bir sekte olarak hafızalarımıza kazınmıştır.

Gazi Meclis sözün kıymet bulduğu, milletimiz yararına fikirlerin yarıştığı bir meydandır; fiilî engellemelerin, gürültünün veya çalışma düzenini bozacak eylemlerin sahası asla değildir. Demokrasi tahammül rejimidir, nezaket rejimidir bizim anlayışımıza göre. Kürsü masumiyeti de ancak Meclis adabı ve hukuk sınırları içerisinde bir anlam ifade eder.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizlerin duruşu her zaman nettir. Biz kaosun değil istikrarın, çatışmanın değil uzlaşının, gürültünün değil aklıselimin tarafındayız. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin, siyasetimizin pusulası olan "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben." şiarı bizim için sadece bir söz değil, bir yaşam felsefesidir aynı zamanda. Bu bilinçle Meclis çatısı altında sergileyeceğimiz her tavrın gelecek nesillere bırakacağımız bir demokrasi mirası olduğunun da şuurundayız.

Şunun altını özellikle ve kararlılıkla çizmek isterim ki Cumhur İttifakı Türkiye'nin geleceğini inşa eden sarsılmaz bir kader birliğidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir ve tensipleriyle göreve gelen, anayasal yeminlerini ederek vazifelerine resmen başlayan yeni Bakanlarımızın hukuki meşruiyeti tartışmasızdır. Devlet yönetiminde esas olan devamlılıktır ve atanan Bakanlarımız milletimize hizmet yolunda atacakları her adımda Cumhur İttifakı'nın iradesini ve devlet aklının gücünü yanlarında bulacaklardır.

Yasama ve yürütme organları kuvvetler ayrılığı prensibi içinde ancak "Büyük ve güçlü Türkiye" hedefi doğrultusunda ahenkle çalışmaya devam edecektir. Bizim gündemimizde suni krizler değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonu ve aziz milletimize hizmet aşkı vardır. Devlet ciddiyet ister, siyaset mesuliyet ister. Bizler milletimizin emaneti olan bu kutlu çatıyı kısır çekişmelere kurban etmeyecek, hukukun, adaletin ve millî iradenin teminatı olmaya devam edeceğiz.

Değerli milletvekilleri, şimdi de siyasetin o sert ve keskin virajlarından çıkıp maneviyatın o dingin limanına, başımızın tacı, gönlümüzün ilacı ramazanışerifin gölgesine sığınmak istiyorum. Şunun şurasında o kutlu misafire kavuşmaya sayılı günler kaldı. Biliriz ki ramazan sadece güneş doğarken yemeyi içmeyi kesmek değildir, ramazan dile, göze, en çok da kalbe oruç tutturabilmektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Yokluğu hissedip varlığın şükrüne varmak, aynı sofrada diz kırıp aynı ekmeği bölüşmenin bereketini yaşamaktır. Bakın, burada, Gazi Meclisimizde rozetlerimiz farklı olabilir, dünya görüşlerimiz ayrı düşebilir ama ezan okunduğunda aynı kıbleye yönelen, aynı "amin" diyen, aynı mayadan yoğrulmuş bir milletiz biz. İşte, ramazan, o mayanın tazelendiği, küslüklerin bir kenara bırakılıp biz olmanın tadına varıldığı bir gönül seferberliğidir. Bizler "Komşusu açken tok yatan bizden değildir." buyuran bir Peygamber'in ümmeti, yaratılanı Yaradan'dan ötürü seven Yunus'un torunlarıyız.

Gazze başta olmak üzere, Türk ve İslam coğrafyasının masun köşelerindeki kardeşlerimizin acısı yüreğimizdeyken dualarımız en çok onlar için olacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Rabb'imden niyazım odur ki gelişiyle müşerref olacağımız bu rahmet ayı sadece hanemize değil, tüm insanlığa huzur, barış ve selamet getirsin. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bu mübarek iklimin feyzi üzerimizden eksik olmasın. Haneniz şen, sofranız bereketli, ramazan ayımız mübarek olsun.

Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.