| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 60 |
| Tarih: | 12.02.2026 |
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Dün işçi cinayetlerinden bahsetmiştik. Ocak ayında 146 işçinin iş cinayetlerinde katledildiğinden bahsettik. Maalesef bugün de Amasya'da biyogaz tesislerinde 3 işçi yaşamını yitirdi. İş güvenliğinin olmamasından dolayı bunların birer cinayet olduğunu söyledik, Çalışma Bakanlığını bu konuda defalarca göreve davet ettik ama işçiler katledilmeye devam ediyor. Valilik açıklama yapmış, tenezzül edip işçilerin isimlerini bile anmamış. Ben işçilerin isimlerini burada söyleyeceğim, hafızalarımızda yer etsin ve bu konuda üzerimize düşen sorumluluğun gereğini yerine getirelim diye. Mücahit Sarıtaş, 32 yaşında; Cemal Temiz, 54 yaşında; Hakan Küçük, 48 yaşında; onlara Allah'tan rahmet diliyorum, acılı ailelerine de başsağlığı.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mecliste yaşanan dünkü görüntüleri kabul etmemiz mümkün değil; kavgayı, saldırıyı kabul etmemiz mümkün değil. Başta Meclis Başkan Vekili Sayın Bekir Bozdağ olmak üzere bu saldırıyı gerçekleştirenlerin Türkiye toplumuna bir özür borcu vardır. Evet, burası Meclis, burada meseleleri sözle, gerektiğinde protestolarla, gerektiğinde barışçıl eylemlerle dile getirebiliriz ama bir protestoya yönelik bu saldırı kabul edilemez. Bu saldırının başını çekenin kalkıp daha sonra televizyonlarda "Yine olsa yine yaparım." gibi demeçleri kabul edilemez. Bu konularda -her zaman dile getirdik- Meclisin, Türkiye toplumuna, Türkiye halklarına, emekçilere, kadınlara karşı bir sorumluluğu vardır. Bugün Meclis TV'yi çocuklar da seyrediyor, herkes seyrediyor ve dolayısıyla sizin burada ortaya koyduğunuz bu sahnenin toplumda nasıl bir karşılık bulacağını tahmin etmeniz zor olmasa gerek. Şimdi, hiçbir şey olmamış gibi bugün bu vakanın üzerinden geçip gidemeyiz. Buna artık bir son vermek zorundayız. Kaldı ki dün bir yemin töreni gerçekleşecek; evet, protestolar çok doğal çünkü yeni Bakanın kimliğinden dolayı aslında hepimizin hafızasında birçok şey birikmiş durumda. Bu protestoları saygıyla karşılayıp, bu protestoları anlamaya çalışıp sonrasında da belki törenin gerçekleşmesi mümkünken burada ortaya konan şiddeti kabul etmiyoruz. Diğer taraftan, yemin töreninde çok ciddi bir hassasiyetiniz var, biliyoruz sizin bu hassasiyetinizi. Bir kelimenin üzerinde yarım saat tepinen insanların gelip burada böyle bir yemin törenini sergilemelerini de açıkçası anlamakta zorluk çekiyoruz ve yemin töreni zaten gerçekleşmemiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, dün Adalet Bakanlığıyla ilgili böyle bir şey yaşanınca bu ülkenin en büyük adaletsizlik merkezlerinden bahsetmeden geçmek olmaz; biliyorsunuz cezaevleri. Cezaevlerinde kötü muamele, haksızlık, işkence, aklınıza gelebilecek her şey yaşanmaya devam ediyor. Bugün Erzurum Dumlu 1 ve ve 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan bahsetmek istiyorum. Burada, mahkûmlara yönelik, oradaki mahpuslara yönelik inanılmaz bir sistematik şiddet uygulaması söz konusu. Gardiyanlar bu uygulamaları hayata geçirirken bunlara "Dur!" diyecek bir mercinin olmamasını anlamakta zorluk çekiyoruz. Evet, çok ciddi, sistematik bir şekilde uygulanıyor. Bakın, altını çiziyorum, hatta o denli ki disiplin cezası uydurabilmek adına odaların temizliği bile bahane edilebiliyor. Bu konuda mahpuslar açlık grevine giderek bu uygulamaları protesto ediyorlar. Bu cezaevinde sürdürülen açlık grevine dikkatinizi çekmek istiyorum; birçok cezaevinde aslında var, zaman zaman dile getiriyoruz ama maalesef bu sorunlara bir çözüm bugüne kadar üretemedik.
Diğer taraftan, hasta tutsaklarla ilgili de maalesef Türkiye'de bir türlü adım atılmıyor. Bütün partiler dile getiriyor, biz ısrarla dile getirdik fakat nedense hasta tutsaklara yaklaşım konusunda hiçbir değişiklik söz konusu değil. Bugün Besra Erol'dan bahsetmek istiyorum, kendisi 67 yaşında, yedi buçuk yıla mahkûm edildi. Neden mahkûm edildi biliyor musunuz? Suruç'ta evladı katledilmişti, evladının mezarına gitti, mezarının başında ağıt yaktı. "Vay, sen misin mezara giden; vay sen misin ağıt yakan?" diyen IŞİD savunucuları Besra anneyi yedi buçuk yıla mahkûm ettiler. Cezası doldu, infazı tamam, tahliye olacak, Besra anneye disiplin cezası vererek infazını yaktılar. Ya, bu kabul edilebilir mi? 67 yaşında birçok hastalığı olan, tiroit kanseri olan, birçok risk taşıyan bir kadına, bir anneye bu reva görülür mü?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Nedir bu sizin IŞİD sevdanız ben anlamıyorum, nedir IŞİD'in suçlarını örtbas etme çabanız ben anlamıyorum? Nerede IŞİD'e karşı protesto eden birisi varsa en az yedi buçuk yıl ceza almış. Buna bir son verin, buna bir an önce son verin ve bu tür uygulamaların artık hayatımızdan çıkmasını istiyoruz.
Tabii, yine, bir hasta tutsaktan bahsetmek istiyorum: Tayfun Kahraman'dan. Tayfun Kahraman'ın biliyorsunuz, MS hastalığı var; yine bir kriz geçirdi, hastaneye kaldırıldı fakat burada da karşımıza yine Adli Tıp Kurumu çıkıyor. Bu kadar riskli bir hastalığa sahip olmasına rağmen bu olumsuz koşullarda tutuklu olması, hâlâ cezaevinde olması kabul edilebilir değildir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, bir önemli sorun da ekonomiyle ilgili.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Teşekkür ederim.
Ekonomiyle ilgili sorunlar bitmek bilmiyor. Biz ısrarla diyoruz ki: Bu yöntemle yol olarak bu sorunların çözümü zaten mümkün değil. Tutturulmuş bir dezenflasyon programı. Programın çöktüğü zaten belli. Bakın, bugün bir kez daha programın neden çalışmadığına dair bir açıklama geldi. Kimden geldi? Merkez Bankası Başkanından. Merkez Bankası Başkanı Karahan diyor ki: "Enflasyon tahminlerimizi güncelledik." Nereye doğru? Yukarıya doğru. 2026 yılında yüzde 13 bekliyorlarmış, güncellemişler yüzde 21 olmuş. Daha çok güncellersiniz ve bahanesi de var. Bahanesi de neymiş? Gıda enflasyonuymuş. Gıda enflasyonunun nedeni neymiş? Yok yağışlarmış, yok kuraklıkmış. Ya, sen Merkez Bankası Başkanısın ziraat mühendisi değilsin ki. Senin gıda enflasyonunu bahane ederek sürekli olarak bu dezenflasyon programını kurtarmaya çalışmanın hiçbir kabul edilebilir tarafı yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Sen başarısızsın; tıpkı, senin Hazine ve Maliye Bakanın gibi başarısızsın. TÜİK bile saklayamayacak hâle gelmişse siz programınızı alın ve bir an önce affınızı rica edin.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; birkaç gün sonra 15 Şubat. 15 Şubat komplosunun yıl dönümü. Neden komplo? Evet, uluslararası güçlerin, aslında, Türk ve Kürt barışını engellemeye yönelik, Türkiye'de Kürt meselesinin demokratik çözümünü engellemeye yönelik bölgeyi bugün içine sürüklenen bu cehenneme çevirmek için düzenledikleri bir komplo aklının aslında tarihî yıl dönümü. Hatta dönemin Başbakanı bile demişti ki: "Öcalan'ı neden bize verdiler anlamadım." Çünkü bu komplo, aslında, bu ülkenin barışına karşı gerçekleştirilmiş bir adımdı. Çünkü Türkiye barışını arıyordu, Kürtler barışını arıyordu ve bu barışın yolunun nasıl açılacağı o günden belliydi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Aradan tam yirmi yedi yıl geçti, bu yirmi yedi yıllık tarihe baktığınızda hareket eden en önemli mekanizmalardan biri komplo dinamiğidir. Nasıl ki darbe dinamiği vardır, aynı şekilde bir komplo dinamiği vardır. Nerede bunu bir kez daha yaşadık? İşte İsrail'in Gazze'sinde, işte Rojava'ya yönelik saldırılarda, işte Halep'te ve bütün bu yaşananlar Kürtlerin ve Türklerin bu coğrafyada ortak geleceğini var edecek, ortak vatanda ortak kaderlerini belirleyecek her adıma karşı kendini var etti. Bir yerde darbe mekaniği, bir yerde komplo mekaniği çalışırken bu barışın hayata geçmesinin zor olduğunu biliyoruz ama biz her iki mekaniğe karşı da her iki anlayışa karşı da mücadele etmeye devam ettik, devam edeceğiz. Bu komplonun sonlanması her şeyden önce, bugün, artık bu müzakerelerin baş aktörü olan Sayın Öcalan'ın bir an önce çalışma ve yaşam koşullarına kavuşmasıyla mümkündür deyip sizlere teşekkür ediyorum.