GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YENİ YOL Grubunun destekleyeceğimiz araştırma önergesi üzerine söz aldım. Hepinizi selamlıyorum.

Burada, yargının tarafsız ve bağımsız olup olmadığını araştırma ve ortaya çıkarma konusunda dünkü fotoğraftan sonra nasıl bir kaçınma oylaması görüleceğini biraz sonra göreceğiz. Ancak Türkiye tarihinde, yargının iktidardan yana taraflı ve bağımlı olduğunu gösteren onlarca somut yargılama var. Kamuoyunun çokça bildiği Kobani kumpas davasından, DGM'den KCK'ye, HDG yargılamaları, kayyum davaları, Gezi yargılamaları, gazetecilerin, barış akademisyenlerinin, öğrencilerin, avukatların yargılandığı onlarca dava, hatta yargı süreçlerinin bir diplomatik ve siyasal pazarlıklar üzerinden kurgulandığı Rahip Brunson ve Deniz Yücel örnekleri bile var. Tüm bunlar ortadayken KCK avukat dosyalarından ÇHD'ye, Selçuk Kozağaçlı'yı yeniden gözaltına aldıran, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'na açılan davalardan kent uzlaşısının mimarı olan Selahattin Demirtaş ve Sayın Süreyya Önder hakkında hüküm kuran ve daha birçok kumpas dosyasında imzası ya da parmağı olan Akın Gürlek'i Adalet Bakanı olarak getirdiniz. Peki, kendisinden ne bekliyoruz? Elbette, burada yemin ettiği ya da yemin ettiğini söylediği metne bağlılığını; AYM, AİHM kararlarının uygulanmasını; tarafsız, bağımsız bir yargıyı kurmasını. Peki, soruyorum: Bu fotoğrafla mı, bu görüntüyle mi, bu tablo mu bunları gerçekleştirebilecek? Biraz önce burada söz alan birçok Grup Başkan Vekili söyledi "TBMM kürsüsü halkın iradesinin tecelligâhıdır." dendi. "Bizler seçilmiş vekilleriz. Kürsü dokunulmazlığı halkın üzerine söz kurduğumuz..." diye söylendi ama bu fotoğrafa bakın, ortada yargının en baş görevlerinden birine gelen, şimdi yürütmenin başı olacak, yargının, HSK'nin başına geçecek kişinin etrafında seçilmiş milletvekilleri, iktidar partisinin milletvekilleri; bir atanmışın etrafında siyasi koruma zırhı oluşturan seçilmiş vekiller. Bağımsız denilen, bağımsız olması ifade edilen makamın daha ilk saatlerde bile siyasal zırhın, siyasal vesayetin içerisine geldiği belki yüz yıllık fotoğraflardan biri. Bu fotoğrafta yasama, yürütme, yargı var ama kuvvetler ayrılığı yok, hukuk devleti yok, demokrasi yok, tarafsızlık, bağımsızlık yok. Dün burada yaşananları ne sıradan günlük bir kürsü işgaline bağlayabilirsiniz ne de burada yapılan birçok kavga ve ortaya çıkan tartışma biçimlerine bağlayabilirsiniz. Burada oluşan kavgalar kadar bu fotoğraf konuşulmadı Türkiye basınında ama dünya basınında "Rezillik üstüne rezillik." manşetleri atıldı. Yasamanın set edildiği bir yürütme; bu yürütme yargıya baş nasıl olacak, hep beraber göreceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Devamla) - Siyasal vesayetin tarihî fotoğraflarından biri olacak ama aynı zamanda demokrasiyle aramızdaki uçurumun fotoğrafı hâline gelecek bu fotoğraf. Demokrasi sadece seçimler demek değildir, oy çoğunluğuna güvenmek demek değildir, parmak sayısıyla oynamak demek değildir. Demokrasi hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığının korunabilmesi demektir ve biz, DEM PARTİ olarak yapısal bir biçimde gerçek demokrasi, adalet ve hukuk talebini savunuyoruz. Hukukun, yargının siyasal sadakatle işlemediği bir düzen talep ediyoruz. Bu fotoğrafın karşısında susmayacağız, bu fotoğrafın sebep olabileceği ihtimaller üzerinde susmayacağız. Çünkü adalet, hukuk herkes için ya vardır ya da hiç kimse için yoktur diyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)