| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 60 |
| Tarih: | 12.02.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA METİN ERGUN (Muğla) - Yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Muhterem milletvekilleri, Avrupa Birliği ile Brezilya, Arjantin, Paraguay ve Uruguay'dan oluşan MERCOSUR bloku serbest ticaret anlaşması imzalamıştır. Bu anlaşma Türkiye ekonomisi açısından ciddi riskler taşımaktadır. İş dünyası ve ekonomi çevrelerindeki kanaat de budur. Ülkemizin 1996'dan bu yana Avrupa Gümrük Birliği rejimine taraf olması hasebiyle Avrupa Birliğinin üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmaların bizi doğrudan etkileyeceği ifade edilmektedir. Bilindiği gibi, Türkiye, Avrupa Birliği üyesi olmadığı için bu anlaşmalara taraf olamamaktadır çünkü Türkiye, Avrupa Birliğinin karar alma süreçlerinde oy hakkına sahip değildir fakat Avrupa Gümrük Birliğinin yükümlülüklerine uymak zorundadır. Mevcut durum Türkiye açısından asimetrik bir ticaret düzeni oluşturacaktır.
Muhterem milletvekilleri, Avrupa Birliği ile Mercosur bloku arasında yapılan bu anlaşmaya göre, özü itibarıyla tarım ve sanayi mallarının dolaşımında serbestlik öngörülmekte, buna bağlı olarak da 2 blok arasındaki ticarette gümrük vergilerinin yüzde 90'ından fazlasının kademeli olarak kaldırılması hedeflenmektedir. Mercosur ülkeleri Avrupa pazarına tercihli erişim sağlar iken Türkiye'nin Mercosur ülkelerinde aynı avantajlardan faydalanamayacağı tahmin edilmektedir, bu durumun da rekabet dengelerini Türkiye aleyhine bozacağı yönünde yaygın bir endişe vardır. Anlaşmanın en ağır etkilerinin tarım sektöründe görüleceği tahmin edilmektedir, zira Mercosur blokundaki ülkeler et, tahıl, şeker ve soya gibi ürünlerde devasa üretim kapasitelerine sahiptir. Bu malların Avrupa'ya gümrüksüz girişi fiyatları düşürecek ve Türk tarım ürünlerinin rekabet gücünü azaltacaktır, bu da tarım üreticilerimizi sıkıntıya sokacaktır çünkü meyve, sebze, zeytinyağı veya hayvansal ürünlerde üreticilerimiz ciddi dezavantajlarla karşı karşıya kalacaktır. Ucuza ithal edilen ürünler hem Avrupa pazarında hem iç piyasada çiftçimizi baskı altına alacaktır.
Muhterem milletvekilleri, sanayi sektörümüz de benzer şekilde olumsuz etkilenecektir, zira tekstil, kimya, cam, çimento ve dayanıklı tüketim mallarında Mercosur üreticileri Avrupa pazarında avantaj sağlayacaklardır. Bilindiği gibi, Türkiye'nin Avrupa Birliğine ihracatı toplam ihracatının yüzde 40'ından fazlasını oluşturmaktadır fakat Gümrük Birliği güncellenmez ise Türkiye'nin bu avantajı her geçen gün ortadan kalkacaktır. Uluslararası ticaret literatüründe "tercih erozyonu" olarak tanımlanan bu süreç Türkiye'nin ihracat gelirlerine ve istihdamına zarar verecektir. Ekonomimiz açısından benzer bir tehlikeli durum da Avrupa Birliğinin Hindistan'la imzaladığı serbest ticaret anlaşmasında söz konusudur. Hindistan tekstil, otomotiv, yan sanayi, kimya ve ilaç sektörlerinde Avrupa Birliği pazarına sıfır gümrükle girebilecek iken, Türkiye Hindistan pazarına hâlâ yüksek vergilerle ulaşmak durumunda kalacaktır. Bu durum karşılıklılık ilkesinin fiilen yok sayılması anlamına gelecektir. Bu manzara karşısında İYİ Parti olarak çağrımız şudur: Avrupa Birliğinin Mercosur Bloku ve Hindistan'la yaptığı anlaşmalar, Türkiye'nin Avrupa Gümrük Birliği Anlaşması'na yönelik şartlarının acilen güncellenmesini gerektirmektedir. Türkiye'nin Avrupa'yla ticari ilişkilerinde eşitlik ve karşılıklılık esasına dayalı adil bir ticaret sistemine kavuşması zorunludur. Aksi hâlde, bu tür anlaşmaların ülkemize yönelik olumsuz etkileri giderek artacaktır. Bu nedenle, iktidarın bir an önce harekete geçmesi ve Gümrük Birliğinin Türkiye lehine güncellenmesi yönünde somut adımlar atması elzemdir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
METİN ERGUN (Devamla) - Sanayimizi, tarım sektörümüzü ve topyekûn ekonomimizi etkileyeceği için bu hususta önerimize desteklerinizi bekliyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)