GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

CHP GRUBU ADINA OKAN KONURALP (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu ülkeyi hakla, hukukla, adaletle değil, internet linklerini, sosyal medya hesaplarını susturarak da yönetmeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bugün burada yalnızca internet sitelerine, sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerini değil, bu engellerin arkasındaki siyasal zihniyeti konuşmak için de bulunuyoruz çünkü artık sorun birkaç haberin, paylaşımın ya da sayfanın karartılması değildir, sorun hakikatin kim tarafından, ne kadar ve hangi sınırlar içinde konuşulabileceğine kimin karar verdiğidir.

Yeni Adalet Bakanı atamasının ve dünkü yemin töreni sırasında yaşananların da gösterdiği üzere, bağımsız olması gereken yargı Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymamayı Anayasa ihlali olarak görmeyenlerin elinde bir aparata dönüşmüştür. Üstelik dünkü yemin törenini "Anayasa’nın ve İç Tüzük'ün amir hükümleri tartışma dışındadır." diyerek savunan nöbetçi Meclis Başkan Vekilinin Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uymanın da tartışma dışı olduğu gerçeğine ilişkin öteden beri tek bir cümle kurmamış olmasını da kayda geçirmiş olayım. Hâliyle yargının siyasi iktidarın operasyon aracına dönüşmüş şekli önergenin de konusu olduğu üzere, çoğu zaman hukuki temeli olmayan, gerekçeleri belirsiz erişim engelleri üretmek için de kullanılıyor.

Kamu düzeni amacıyla değil, bir korku refleksi olarak iktidar ve destekçilerine yönelik yüzlerce haber, eleştiri, iddia erişim engeliyle karartılıyor. Örneğin, dünya Epstein belgelerini tartışıyor, ülkemizde bu belgelerle ilgili bazı haberlere millî güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle erişim engeli getiriliyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun X hesabına erişim engeli getiriliyor. Dönem arkadaşımız, DEM PARTİ Milletvekili Sayın Tanhan'ın X hesabına yasama sorumsuzluğu ve dokunulmazlığı temel ilkesiyle siyaset yapma özgürlüğü yok sayılarak erişim engeli getiriliyor, bir milletvekilinin sosyal medyadaki sesi kısılıyor, TBMM Başkanlık Divanından ses çıkmıyor. Erişim engeli kararları istisnai bir hukuk tedbiri olmaktan çıkmış, iktidarın hoşuna gitmeyen her şeyi görünmez kılma aracına dönüşmüş durumda. Kararlara baktığımızda ortada ne ölçülülük ne kamu yararı tartışması ne de ifade özgürlüğüne dair en küçük bir hassasiyet var. Örneğin İfade Özgürlüğü Derneğinin Profesör Doktor Yaman Akdeniz tarafından hazırlanan ve geçtiğimiz ay yayınlanan raporuna göre 2025 yılı başı itibarıyla Türkiye'de erişimi engellenen "web" sitesi ve alan sayısı toplamda 1 milyon 264 bin 506'ya ulaşmış durumda. 2025 verilerinin eksik olduğu bu tablo hocalarımız tarafından -son derece haklı olarak- dijital karartma olarak nitelendiriliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

OKAN KONURALP (Devamla) - Dolayısıyla erişim engelleri kararları sadece bir internet meselesi değil, yurttaşlarımızın bilme hakkına doğrudan müdahaledir. Bu kararlar toplumun hafızasını silme girişimi "Neyi göreceğinizi, neyi öğreneceğinizi biz belirleriz." deme cüretidir. Ancak unutulmamalıdır ki erişim engelleri hakikati ortadan kaldırmaz, hakikat ne yapılırsa yapılsın karartılamaz. Erişim engelleri meselesi tam da bu nedenle sadece hukuki bir sorun değil, siyasi ve ahlaki bir sorundur ve bu siyasi ve ahlaki sorundan ülkemizi biz kurtaracağız, dijital karartmayı yırtıp atacağız diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)