GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün buraya Türkiye'de olmayan bir şeyden konuşmak için çıktım, olmayan şeyleri konuşuyoruz. Nedir?Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı. Aslında bunu konuşmak bile bu Mecliste ne kadar beyhude işler yaptığımıza dair bir gösterge. Yargının bağımsız olduğunu iddia eden bir AK PARTİ'li arkadaşımız çıkar mı? Gelsin, bu kürsüye beraber konuşalım. Yargının tarafsız olduğunu söyleyecek bir arkadaşımız çıkar mı? Gelsin, beraber konuşacağız.

Sayın Bakanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken Türkiye'de hangi davaya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı baksın, hangi davaya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı baksın... Niye? İkisinin de farklı temasları var, o temaslara uygun adalet tecelli ediyor. Adalet aslında neye göre tecelli eder? Hukuka göre. Hukuk nerede? Rafta, artık tozlandı, yirmi üç senede Türkiye'de hukuk tozlandı, raftan inmiyor bir türlü aşağıya.

Yeni Adalet Bakanının bugünkü görev değişikliklerine baktım, Ramazan Can vardı birlikte milletvekilliği yaptığımız arkadaşımız, burada herkes çok severdi, ben de çok severdim, cezaevi görüşleri konusunda da çok mutedil davranıyordu, onun değiştirildiğini gördüm. Sebebi bu konuda çok fazla mutedil davranması. Bakın, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Pınarhisar'da yattığı dönem mübalağa yapıyorum belki 40 defa ziyaretine gittim. O cezaevinin bir ziyaretçi kısmı vardı, her an 50 ziyaretçi vardı. Öyle üstü aranan falan değil, 50 kişi her an Sayın Cumhurbaşkanını ziyaret ediyordu bir arada; bir grup çıkıyor, bir grup geliyor yani günde 200-250 ziyaretçinin geldiği günler vardı. Doğru muydu? Yani, Sayın Cumhurbaşkanının niye cezaevine girdiğini görünce doğruydu, saçma sapan bir nedenden dolayı cezaevine atıldı. Şimdi aynı şekilde, kumpas davalarıyla cezaevine gönderilen kişilerin ziyaretçileri kısıtlanırsa o günleri her zaman kürsüye gelip hatırlatacağım. Sakın ola ki bu konuda adaletsizlik yapmayın.

Dünkü meseleler beni çok üzdü, açık söylüyorum. Dün cereyan etmemesi gereken bir konu tecelli etti ama burada ben Sayın Mehmet Muş'un Bakan olduğu dönemde gelip yemin ettiği günü de hatırlıyorum. Sayın Mehmet Muş Bakan olup buraya geldiğinde burada bulunan bütün siyasi gruplar, hepimiz ayağa kalkıp alkışladık kendisini, doğru mu? Hepsi alkışladığı gibi Mehmet Muş da geldi, herkesle tek tek tokalaştı. Keşke dün yemin eden Bakan arkadaşlarımız, Sayın Bakanlar aynı ortamı sağlayabilecek bir geçmişle gelselerdi.

Türkiye'de bir endişe var, şu: Hukukun canı boğazında.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Adaletin canı boğazında. Bu yeni atamalarla beraber Türkiye'de hukukun ve adaletin canı çıkacak endişesi var. Öldürmeyin; hukuku öldürmeyin, adaleti öldürmeyin.

Sizin bir zamanlar "cemaat ve hizmet hareketi" dediğiniz o dönemde kumpas davalarıyla bu ülkenin en büyük bilim adamı Mehmet Haberal'ı, 26'ncı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'u, Türkiye'nin komutanı, Güneydoğu'da terörle mücadele etmiş Engin Alan'ı kumpas davalarıyla cezaevine atan sayın bakanlar şu anda burada, geçmişlerine baktıklarında utanıyorlar mı? Bence utanıyorlar; utanmamak için aynı hataları yapmayın.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)