GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Teşekkürler.

Rojava'yı savunduğu için bugün hapishanelerde tutulan başta çocuklar, gençler, kadınlar olmak üzere tüm siyasi tutsakları hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 6 Ocaktan bu yana Rojova'ya dönük saldırılara ve katliam tehditlerine karşı yükselen barışçıl itiraz; kolluk şiddetiyle, yasaklamalarla, gözaltı, tutuklama ve işkenceyle engellenmeye çalışıldı. Özgürlük İçin Hukukçular Derneğinin, Rojava Protestoları Gözlem ve Tespit Raporu'na göre 1 Ocak ile 2 Şubat 2026 tarihleri arasında en az 99'u çocuk olmak üzere 842 kişi gözaltına alındı, 106 kişinin işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı tespit edildi, en az 25'i çocuk olmak üzere 118 kişi tutuklandı. Ancak Rojava'daki soykırım tehdidine karşı yükselen halk itirazının yargı-kolluk denkleminde bastırma pratiği Şırnak'ta çok daha ağır bir biçimde yaşandı. Daha ilk anlarda gazeteci arkadaşımız Ajansa Welat muhabiri Nedim Oruç gözaltına alındı. Şırnak Emniyetinde açıkça işkence yapıldı. Gözaltına alınan kimselere yirmi dört saat avukat kısıtlılık kararı verildi. Tüm dosyalarda erişim kısıtlılık kararı verildi. Sorgulamalar gecenin ikisinde, üçünde... Gözaltına alınan çocuklara da yirmi dört saat avukat yasağı ve kısıtlılık kararı getirdi. Tüm süreçleri çocuk büro değil, TEM büro tarafından yapıldı evdeki baskın aramalardan, tutuklamadaki cezaevi prosedürüne kadar. Dosyalardaki jet hızıyla süreçten ziyade komplolar kuruldu.

Bakın, o süreçte orada bulunan Demokratik Bölgeler Partisi PM üyesi Ramazan Kalkan'ın ailesinin başvurusu sonrası İnsan Hakları Derneğinden 3 kişilik bir avukat heyeti kendisiyle görüşmeye gitti. Gözaltındayken Sayın Kalkan, gözaltına alındığı ilk anlarda başına siyah bir poşet geçirildiğini, parmağına iğne benzeri bir şey batırıldığını, izni olmadan arkadan kelepçeliyken elinin fotoğraf benzeri, kâğıt benzeri bir şeye dokundurulduğunu ve kendi aralarında "İş tamam." diye söylendiğini ve kaymakamlıkla ilgili, krokiyle ilgili sözlerin söylendiğini ifade etti. Bu sürecin tamamı bize bir delil üretmeye dönük, Şırnak Emniyetinin daha önceki pratiklerinden bildiğimiz bir senaryoyu hatırlattı.

Şimdi buradan uyarıyorum ve hatırlatıyorum; arkadaşımız çıkarıldığı mahkemede hukuksuzca tutuklandı. Bahsini ettiğimiz belgelerin -ne kadar dolaylı olarak atıf yapılmış olsa da buradan ifade ediyoruz ki- dosyaya dâhil edilecek her belgenin, her imzanın, her sürecin takipçisi olacağız. Bu dosyada delil uydurulmasına, usulsüz tek işlemin yapılmasına, bunun üzerinden siyasi mücadelemizin kriminalize edilmesine izin vermeyeceğiz.

Bu yürütülen hukuksuzluğa göz yumulması sadece kolluk sürecinde mi? Hayır. Şırnak Adliyesinde vücudunda açıkça işkence olduğu tespit edilmesine rağmen tek bir soruşturma yapılmadı; tam tersine, işkenceyle alınan beyanlar tutuklamalara gerekçe yapıldı. Şırnak ve ilçelerinde yaklaşık otuz günlük süre içerisinde 28'i çocuk olmak üzere 67 kişi gözaltına alındı. Bu sabah bile gözaltı operasyonlarına devam edildiğini ve 5 arkadaşımızın gözaltına alındığını öğrenmiş bulunuyoruz. 11 çocuk, 35 kişi tutuklandı; tutuklananlar, bu 11 çocuk Diyarbakır Cezaevi yakında olmasına rağmen Hatay Cezaevine gönderildi. Tutuklananların hemen hemen hepsinin ifadelerinde zorla beyan olduğunu biliyoruz. Biz, Şırnak Milletvekilimiz Mehmet Zeki İrmez'le beraber geçen hafta Şırnak Hapishanesinde tutuklu bulunan bu 23 kişinin 23'ünü ziyaret ettik ve hemen hemen hepsine daha ilk anda, evlerindeki arama sırasında ailelerinin gözleri önünde işkence edildiğini, farklı odalara alındığını, darbedildiklerini, gözaltı sırasında "itiraf" adı altında vaatlerde bulunduklarını, işkencenin kimliğine, onuruna, varlığına bir saldırı biçiminde geçirildiğini, avukatsız bırakıldıkları bu yirmi dört saatlik süreçte özellikle çocuklara dönük usulsüz biçimde beyanlar alındığını biliyoruz. Diyar Koç örneği, gözaltındaki işkencenin bir örneği ancak Şırnak'ta ortaya çıkan tüm süreçlerde, hastaneye kaldırılırken rapor vermeyen doktorlardan, onu gözüyle görmesine rağmen savcı, hâkimlerden tek bir tanesinin bile bu işkenceyle ilgili herhangi bir soruşturma yapmadığını biz görüyoruz. Aradan bir ay geçti, "İşkenceye sıfır tolerans." diyen bir yargıdan ve iktidardan "İşkenceye sıfır soruşturma ve cezasızlık." olduğunu biz buradan bir kez daha görüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Devamla) - Eski Adalet Bakanı her seferinde "Türkiye, bir hukuk devleti olarak..." diyordu, kendisi çok tekrar ettiğinden inanıyor olabilir ancak şimdi yerine gelen Akın Gürlek sadece vermiş olduğu kararlarla değil Şırnak Emniyetinin, Şırnak yargısının yapmış olduğu işkencelerle ilgili de bir sınav vermek zorunda. Biz, bu işkencelerin, zorla alınan çocuklara yapılan işkencelerin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Her bir çocuğun, her bir gencin, usulsüz bir şekilde hapishaneden bu sürece kalan ve buna imza atan Emniyetinden hâkimine, savcısına, valisine kadar takipçisi olmayı, hesap sormayı sürdüreceğiz. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)