GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

MEHMET KAMAÇ (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu tür torba kanunları görünce doğrusu insanın aklına her zaman bir mesele gelir. AK PARTİ iktidarı tarihi boyunca torba yasalarla geliyor. İki kafadar bir yere gidip içiyorlar, tam sarhoş olduktan sonra ikisi arabalarına binip yola çıkıyorlar, biri diğerine diyor ki: "Ya eğer çok iyi değilsen arabayı ben kullanayım." Yanındaki de diyor ki: "Yahu kardeş, zaten sen kullanıyorsun bu arabayı." Yani bu kadar kendinden geçmiş bir iktidarın bu torba yasalarla önümüze gelmesi, doğrusu artık can sıkıcı bir duruma geldi.

Ben size bir sureden bahsedeceğim. Kur'an-ı Kerim'de Yusuf suresi 111 ayetten oluşur. İlk 2 ayetini söyleyeceğim. 1'inci ayette diyor ki: "Biz bu Kur'an'ı size Arapça olarak indirdik." 2'nci ayetinde diyor ki: "Bu en güzel hikâyelerden bir tanesidir." Neden en güzel hikâyedir? Yusuf suresi baştan sonuna kadar Hazreti Yusuf'un hayat hikâyesini anlatır. "Hazreti Yusuf babası Yakup'a der ki: 'Babacığım ben bir rüya gördüm ve rüyamda güneşin, ayın ve 11 yıldızın bana secde ettiğini gördüm.' Babası diyor ki: 'Yusuf bu rüyanı sakın kardeşlerine anlatma.'" Çünkü rüyanın tabirini biliyor ve bundan sonra Yusuf'u kardeşlerinden korumaya çalışıyor ama kardeşleri ısraren Yusuf'u getiriyor -çobanlık yapıyorlar- babalarından koparıp götürüyorlar Yusuf'u kuyuya atıyorlar. Rüyanın tabiri çıkıyor, diğer 11 kardeş Yusuf'u kuyuya atıyor. Yusuf'un kuyuya atılışını niye anlatıyorum burada? Ya, yüzyıldır "ümmetin kardeşliği" adı altında Kürtler kuyudaki Yusuf'tur; kendi kardeşleri tarafından kuyuya atılmış bir halktır ve sonuçta bir gün o kuyunun üzerinden bir kervan geçerken Yusuf'a bir ip indiriyorlar, Yusuf'u kuyudan çıkarıyorlar. Biz de diyoruz ki: Ya, biz tarihî bir dönemden, bir süreçten geçiyoruz, Yusuf'u kuyuya atan kardeşleri hâlâ gündelik politikalarında Yusuf'u kuyuda tutmaya çalışıyorlar. Bakın, siz Yusuf'u kuyudan çıkarmazsanız bir kervan geçecek ve Yusuf'u kuyudan çıkaracak. Birileri bize şunu diyebilir: "Evet Yusuf'u kuyudan çıkardılar, Mısır'ın pazarında köle olarak sattılar." Evet, doğru ama Yusuf'u ölüme terk eden anlayıştan daha iyidir zira kölelik bir statüdür ama en nihayetinde Yusuf Mısır'a sultan oldu.

Şimdi, buradan 1'inci ayeti niye okudum? Allah diyor ki: "Biz bu Kur'anı size Arapça bir kitap olarak indirdik." Ya, siz bu Yusuf'u kuyuya attınız, kimliğini yasakladınız, dilini yasakladınız, kültürünü yasakladınız, yok saydınız, yüz yıllardır yok etme operasyonlarına tabi tuttunuz. Ya, gerçekten hangi dinde, hangi vicdanda, hangi izanda, hangi peygamber böyle bir din gönderdi, getirdi? Allah, koskoca Allah, her kavme kendi dilinden bir Kur'an gönderiyor; siz Kürtlerin dilini eğitimde yasaklıyorsunuz, resmî yazışmalarda yasaklıyorsunuz; bu yetmezmiş gibi bir de getiriyorsunuz Kürtlerin önüne haftada iki saatlik seçmeli ders olarak koyuyorsunuz. Bir halkın ana dilini seçmeli olarak kendisine sunandan daha zalim hiç kimse yoktur bu yeryüzünde ve bunu yaparken kimi zaman bize din üzerinden ayar çekmeye çalışıyorlar. Bakın, Cervantes "Don Kişot" adlı eserinde şeytanla bir müzakereye giriyor, sonra şeytan sırtını dönüp gidiyor, arkasından bağırıyor, diyor ki: "O ormandaki askerler senin miydi?" "Evet." diyor, diyor ki: "Ama 'Allah Allah' diye saldırıyorlardı." "Şeytan şeytan diye mi saldırsınlar?" diyor. "Bizim işimiz kandırmak, bizim işimiz yok saymak, bizim işimizi inkâr etmek." diyor. Biz de diyoruz ki: Ya, bu politikalarınızdan vazgeçin. Kürtler kuyudaki Yusuf'tur, Kürtler sizin kardeşlerinizse bu kardeşliğin bir hukuka ihtiyacı vardır. Bu hukuk en temelde kimliğinden, dilinden, kültüründen başlar ve gerisi devam eder diyorum, Sayın Başkanımın uyarısını da dikkate alıyorum, Genel Kurulu da saygıyla ve hürmetle selamlıyorum. (DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)