GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizleri izleyen değerli halklarımızı ve cezaevlerindeki siyasi tutsakları saygıyla selamlıyorum. Utanç kaynağı, bu ülkenin utanç kaynağı cezaevleri.

Amerikalı yazar James Baldwin "Yüzleştiğiniz her şeyi değiştiremezsiniz ama yüzleşmeden de hiçbir şeyi değiştiremezsiniz." der. İşte, bu iktidarın en temel sorunu da budur; hiçbir gerçekle yüzleşmeye cesaretinin olmaması. İktidarın bu kürsüden anlattıklarıyla gerçeklik arasındaki farkı inanın anlatmaya sürem yetmez. Dolayısıyla, hafta sonu Siirt'te bir ekonomi zirvesi oldu, ülkenin ekonomide dipte olduğu ve yine ekonominin en dipte olduğu bir ilde, Siirt'te ekonomi zirvesini yapmaya çalıştılar. Zirveye de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz katıldı. Sayın Yılmaz'ın zirvede kuşe kâğıt üzerine çizdiği tablo parlak görünüyor ama sahada ve istatistiklerde maalesef çürümüş bir tablodur. Kalkınma, özel sektör, demokrasi, yaşanabilir kent, istihdam ve yeni Türkiye Yüzyılı gibi büyük büyük laflar edilirken o çok sevdiğiniz TÜİK verileriyle Siirt'in günlük hayatı ve bu ülkenin günlük hayatı başka şeyler anlatıyor. Eğer gerçekten de ülkede anlattığınız gibi bilinçli bir kalkınma zihniyeti olsaydı bu durum göç veya işsizlik rakamlarında değil üretim ve istihdamda görünürdü. Bugün görünen tek şeyse gençlik avantajı ama maalesef, o gençlik avantajı da uyuşturucuyla, bahisle dezavantaja dönmüş durumdadır.

Yine, Sayın Yılmaz "Özel sektör olmadan kalkınma olmaz." diyor ancak asıl soruyu yanıtsız bırakıyor; Siirt'te özel sektör niye kalıcı değil? Çünkü denetim yok, planlama yok, ulaşım yok, güven yok; çünkü her şey makyaj ve propagandadan ibarettir. Biz buna Siirt'te "..."(*) diyoruz.

Ben yine, buradan çok merak ediyorum, Sayın Yılmaz Siirt'e nasıl geldi? Şayet hava yoluyla geldiyse çok şanslı, biz Siirtliler onun kadar şanslı değiliz. Mesela, yanındakilere Siirt Havalimanı'nı sordu mu? 18 Ocakta açılacaktı ama açılmadı ve altı ay daha ertelendi. Bunu sorduğunu da cevabını aldığını da doğrusu zannetmiyorum.

Yapılan ekonomi zirvesinde en dikkat çekici ve en trajikomik durum da neydi biliyor musunuz arkadaşlar? Demokrasi vurgusu oldu. Diyor ki Sayın Yılmaz: "Demokratik siyaseti savunmamız lazım." Ayıp ya! Evet, hem de bunu tam üç dönemdir belediyesine kayyum atadığı, iradesini yok saydığı ve hâlâ gasbettiği ilimizde, Siirt'te söylüyor. Ben size soruyorum: Güler misiniz, ağlar mısınız? Umarım, hicap sizin oralara da uğrar. Şimdi, bir de orada Siirt'in şu anki Valisi yani kayyum oturuyor, almış Siirt Belediyesini, bir yıldan fazladır demokrasi adına o koltuğu işgal ediyor. Yine, kentin yerel yönetimi yani hepsi fiilen tek kişinin elindedir; demokrasiye gel. Dolayısıyla Siirt'te yaşanan ekonomik, sosyal ve idari sorunlar doğrudan bu yönetim anlayışının sorumluluğundadır. Hâl böyleyken aynı kayyum kalkıp Siirt'ten, yaşanabilir bir kentten, demokrasiden falandan filandan konuşuyor. Kim size inanır ya? Bugün Siirt'te artan yoksulluk, ulaşım ve eğitim sorunları, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan yetersizlikler ve altyapı sorunları, ekolojik tahribat, hayvancılığın bitmesinin sebebi seni oraya atayan zihniyet ve sensin; ayıptır.

Yani, sorun potansiyel eksikliğinde değildir, sorun kaynak eksikliğinde de değildir; sorun kalıcı istihdam üretmeyen, sosyal sorunları görmezden gelen, yerel idareyi dışlayan ve bütün bu gerçeklerle yüzleşmeye yüzü olmayan bir yönetim anlayışıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Devamla) - Eğer gerçekten topyekûn kalkınmadan söz edeceksek bunun yolu, tüm ülkede olması gerektiği gibi Siirt'te de yoksulluğu azaltmaktan, istihdamı artırmaktan, sosyal sorunlara gerçekçi çözümler üretmekten ve halkın iradesini tanımaktan geçer; gerisi lafügüzaftır, "Öyle uçuyoruz, böyle demokratikleşiyoruz." falan filan. Bu ülkenin bugün bu noktaya geldiğinin gerçek fotoğrafı olmaktan öteye geçemez diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)