GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen değerli halkımız; aylardır ülke gündemini meşgul eden Trafik Kanunu'nun son maddesine geldik. Türkiye'nin en büyük sorunları işsizlik, yoksulluk ve adaletsizlik gibi derin, yıkıcı ve kronik meselelerken asıl sorunları görmezden gelmek halkın gerçek gündemini bilinçli bir şekilde ötelemektir. Sorulması gereken soru şudur: İşsizlik, yoksulluk ve bölgesel eşitsizlik gibi temel sorunlar karşısında iktidar bugüne kadar ne yaptı? Kamuoyunun merak ettiği tam olarak budur.

Bugün demokrasinin güçlendirilmesi, insan hakları ve özgürlüklerin güvence altına alınması noktasında bu Meclisin öncü bir rol üstlenmesi gerekmektedir fakat buradan çok uzak bir noktada, toplumun değil, sermayenin çıkarları doğrultusunda bir yasama faaliyeti sürdürülmektedir. Oysa bu ülkede bölgesel eşitsizlik her geçen gün daha da derinleşmektedir.

Bitlis, yoksulluk sıralamasında -her zaman- en alt sıralarda yer almaya devam ediyor. İşsizliğin ve yoksulluğun bu denli kökleştiği bir ilde iktidarın aldığı önlemler nelerdir? Cevap çok net: İşgücü Uyum Programı kapsamında insanlara istihdam müjdesi verilmesidir. Bu program hâlihazırda işsizliğin ve yoksulluğun tavan yaptığı yerlerde uygulanmaktadır. Bu programı Bitlis'te uygulamanız da mevcut yoksulluğu görünmez kılmak ve normalleştirmektir. Bitlis gibi yoksul bir kentte İşgücü Uyum Programı'nı normalleştirip bir lütuf gibi sunmak Bitlis halkının aklıyla alay etmektir. Sosyal medya üzerinden kamu kurumlarında geçici, güvencesiz, harçlık karşılığı emek sömürüsü olan bu programı Bakan talimatıyla "istihdam" diye sunmak en hafif tabiriyle toplumu aldatmaktır, Bitlis halkının yoksulluğuyla alay etmektir. Bu programın işleyişi... Süresi on ay olan ve ilk aydan sonra haftada sadece üç gün, aylık yaklaşık 16.500 TL'ye çalıştırılan insanlar için bu, bir istihdam modeli değildir; yanlış duymadınız, aylık 16.500. Bu, yoksulluğu yönetme, işsizliği gizleme ve rakamlarla algı üretme programıdır. Bitlis halkı geçici programlar değil, iş, aş, güvenceli ve kalıcı istihdam istiyor.

Bitlis'in üretim alanında sahip olduğu ciddi tesisler, TEKEL, Et ve Balık Kurumu gibi fabrikalar kapatıldı, yerine ne konuldu? Hiçbir şey. Bugün AKP'nin Bitlis Milletvekili de sanırım burada, inşallah yerine yoklama kâğıdı göndermemiştir sanırım, buralarda olması gerekiyor; kendisi Bitlis'e gittiğinde halkın en çok sorduğu soru nedir? İnsanlar iş istiyor. Peki, bunu düzeltmek adına bugüne kadar ne yapıldı? Sadece mevcut milletvekili değil, önceki dönem milletvekilleri de aynı sorumluluğu yerine getirmediler. Vahit Kiler'i hepimiz hatırlıyoruz, kendi şirketleri büyürken Bitlis küçülmeye devam etti. Bitlis halkı yoksullaşırken elbette ki zenginleşen şirketler oldu; bunlar maden ocakları sahipleri... HES, GES, RES projeleriyle Bitlis'in tüm doğal varlıkları sömürüldü ve sömürülmeye devam ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde İDK toplantılarında, mahkeme salonlarında Bitlis'in talan edilmemesi için bizler mücadele ediyoruz. Kürdistan coğrafyasında son dönemde hayata geçirilen RES, HES, GES ve maden projeleri bölgenin ekolojisine ciddi zararlar vermektedir. 90'larda 3.500 köy boşaltıldı, bugünlerde ise bu projelerle bölge insansızlaştırılmak istenmektedir. Bitlis'te temel gıda kaynağı tarım ve hayvancılıktır ancak Rahva Ovası, Ahlat Ovakışla, Tatvan, Nemrut Krater Gölü ve Süphan Dağı çevresindeki verimli tarım ve mera alanları sermayenin saldırısı altındadır. Öyle ki Cumhurbaşkanı kararıyla korunması gereken doğal sit alanları dahi ki bunlardan biri Nazik Gölü çevresidir, burada dahi GES projesi hayata geçirilmek istenmektedir.

Son olarak Bitlis'in 7, Siirt'in 14 köyünü içine alan ve mitolojide cennet olarak tabir edilen Şeyh Cuma Vadisi diğer adıyla Sehi Ormanlarının olduğu alana -ki burası bölgenin akciğerleridir- DSİ tarafından planlanan Kezer Barajı, HES, malzeme ocakları, kırma eleme tesisleri, hazır beton santrali projeleri halkın rızası alınmadan dayatılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

HÜSEYİN OLAN (Devamla) - Bitlis ve Siirt halkının onayı olmadan bu projelerin hayata geçirilmesi kabul edilemez. Halka rağmen yapılan bu projeleri kabul etmiyoruz, bununla mücadele etmeye sonuna kadar halkla birlikte devam edeceğiz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)