| Konu: | DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 61 |
| Tarih: | 17.02.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzun süredir Boğaziçi Üniversitesi üzerine karabasan gibi çökenler, öğretim üyeleri ve öğrencileri hayatından bezdirenler, yandaş idareciler, sözde büyük işler yapmış olmanın edasıyla yüzleri bile kızarmadan ve üzülmeden ortalıkta geziniyorlar. Bu mesele, bir kampüs meselesi değildir; bu mesele, üniversitenin ruhunun sökülüp alınmasıdır.
Bakın, Cumhurbaşkanı, Boğaziçi Üniversitesini ziyaret ediyor ama bu bir üniversite ziyareti değil sahneye konmuş bir gösteri. Gerçek öğrenciler kampüse alınmıyor, dersler iptal ediliyor, protesto etmek isteyenler gözaltına alınıyor, kampüs kapıları kapatılıyor; sonra başka üniversitelerden getirilen kişilerle fotoğraf veriliyor, AKP Gençlik Kollarından seçilmiş bir grupla pozlar veriliyor ve kamuoyuna "Boğaziçi öğrencileri Cumhurbaşkanını coşkuyla karşıladı." diye servis ediliyor. Gerçek öğrenciyi kampüsten çıkarıp yerine fotoğraf karesine uygun kalabalık yerleştirirseniz oraya "üniversite" demek mümkün değildir artık, orası artık bir siyasi platformdur.
Değerli milletvekilleri, Boğaziçi Üniversitesi bu ülkenin bilim hafızasıdır. Uluslararası itibarı olan, akademik üretimi güçlü, Türkiye'nin dünyaya açılan bilim kapılarından biridir ama bugün o kapıların önünde TOMA var, Çevik Kuvvet var, bariyer var. Düşünebiliyor musunuz, dünyanın saygın üniversitelerinde bilim insanları konuşulur, bizde ise kampüs kapısında dizilen polis sayısı konuşuluyor! Boğaziçi Üniversitesi bugün bilimle değil talimatla yönetilmektedir; liyakatle değil sadakatle yönetilmektedir; akademik özgürlükle değil güvenlik barikatlarıyla yönetilmektedir. Üniversite öğrenciden arındırılıyor, kulüplerden arındırılıyor, sanattan arındırılıyor, itirazdan arındırılıyor. Peki, geriye ne kalıyor? Geriye yalnızca itaat eden bir yapı bırakılmak isteniyor.
Şimdi buradan soruyorum: Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, gerçek öğrencilerin giremediği, protesto edenlerin gözaltına alındığı, kampüsü kapatılmış bir üniversitede seçilmiş bir grupla neden fotoğraf verir?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ŞENOL SUNAT (Devamla) - Bu, güç göstergesi midir yoksa meşruiyet eksikliğinin fotoğrafı mıdır? Bir Cumhurbaşkanı düşünün ki üniversiteye özgürce girmek yerine kampüsü steril hâle getirmeden giremiyor. Bu tablo, güç değil korku fotoğrafıdır. Boğaziçi Üniversitesini düşürdüğünüz durum aslında Türkiye'nin düşürüldüğü durumdur. Gençliği bastırarak bilimi büyütemezsiniz sayın milletvekilleri.
Allah nasip etsin, İYİ Parti iktidarında üniversiteler, bilimsel olarak özgür ve bağımsız; akademik, idari ve mali olarak özerk, katılımcı ve hesap verebilir olacaktır. Akademik çalışmalar üzerindeki her türlü siyasi etkiyi, baskıyı ve kısıtlamaları ortadan kaldıracağız diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)