GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:61
Tarih:17.02.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA DURSUN ATAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; CHP'nin özelleştirme uygulamalarıyla alakalı grup önerisi üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, konuşmamın hemen başında şunu açıkça ifade etmek isterim ki özelleştirme meselesi ideolojik sloganlarla değil ekonomik gerçeklikler ve kamu yararı gözetilerek değerlendirilmesi gereken bir konudur.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Allah Allah, biz onu hiç bilmiyoruz yani(!)

DURSUN ATAŞ (Devamla) - 4046 sayılı Kanun'un temel yaklaşımı da son derece nettir: Devlet her alanda ticaret yaparak değil asli görevlerine odaklanarak güçlü olabilir. CHP'nin kendi grup önerisinde de ifade ettiği gibi kanunun felsefesine göre devletin asli görevi ticaret yapmak değil adaleti tesis etmek, güvenliği sağlamak ve vatandaşına nitelikli kamu hizmeti sunmaktır.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ne var ne yok satmaktır görevi(!)

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Hangisi var ki bu saydıklarının?

MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Var mı acaba adalet?

DURSUN ATAŞ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bir bekleyin.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Hangisi var acaba?

DURSUN ATAŞ (Devamla) - Ancak bugün burada yapılan tartışmanın temelinde gerçeklerden çok algılar, teknik süreçlerden çok siyasi yorumlar bulunmaktadır. Öncelikle meseleyi doğru zemine oturtmak gerekir. 4046 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen bu çalışmalar iddia edildiği gibi bir satış, bir devir, bir özelleştirme kararı değildir; bunlar ilgili kurumlarımız tarafından yürütülen fizibilite çalışmalarından ibarettir yani bir değerlendirme süreci, bir analiz süreci, bir ihtimal hesabıdır. Devlet ciddiyeti ve aklı tam da budur.

Modern kamu yönetimi neyi gerektirir? Alternatifleri değerlendirmeyi, ekonomik etkileri ölçmeyi, riskleri hesaplamayı gerektirir. Kurumlarımız ne yapıyor? Tam olarak bunu yapıyor. Bugün eleştirilen şey bir uygulama değil bir düşünce sürecidir. Bir analiz sürecinin bile siyasallaştırılması maalesef sağlıklı bir yaklaşım değildir. Oysa Türkiye, yatırım planlarını analiz eden, ekonomik seçenekleri değerlendiren, uzun vadeli stratejiler geliştiren bir devlet aklıyla yoluna devam etmektedir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye son yirmi dört yılda tarihinin en büyük altyapı hamlelerini gerçekleştirmiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2002 yılından bu yana Türkiye'nin ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 355 milyar dolar yatırım yapılmış, otoyollar, köprüler, tüneller, havaalanları, viyadükler, barajlar ve daha nice dev projeler birbiri ardına hayata geçirilmiştir. Bunlar vizyonla yapılmıştır, finansal akılla yapılmıştır, cesaretle yapılmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

DURSUN ATAŞ (Devamla) - Bunların bir kısmı ise kamu-özel iş birliği modeli gibi modern finansman yöntemleriyle yapılmıştır. Bu modelle devasa projelerin bütçeye yükü en aza indirilip hızlı bitirilmesi sağlanmıştır. Bunların hepsi bir devlet aklıyla yapılmıştır, şimdi yapılan da budur, mevcut otoyol ve köprülerimizin gerçek değerlerini ortaya koyarak doğru bir değerlendirme yapılmasıdır. Bu değerlendirme tamamlanıp etki analizi yapıldıktan sonra eğer ileride kamuya tasarruf sağlayacak, milletin menfaatine olacak bir adım atılması gerekirse o zaman konuşulur ve karar verilir. Kaldı ki bir özelleştirme hâlinde dahi burada ifade edildiği gibi bir satış söz konusu olmayacaktır, sadece işletme hakkı sınırlı bir süre için devredilecek, mülkiyet devlete ait olmaya devam edecektir ancak ortada böyle bir karar yokken tartışma açmak siyaset değil, doğrudan doğruya algı mühendisliği demektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Evet, algı mühendisliği. Algı mühendisliği yapıyoruz. Memleketin varlıklarını korumaya çalışarak algı mühendisliği yapıyoruz.

BAŞKAN - Peki, teşekkür ederiz.

DURSUN ATAŞ (Devamla) - Ve bu düşüncelerle CHP'nin grup önerisine katılmadığımızı ifade ediyor, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)