GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:61
Tarih:17.02.2026

CHP GRUBU ADINA AYHAN BARUT (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına kürsüye çıkmış bulunuyorum.

Yine, bildik bir manzara, aynı durum, her zaman hem Komisyonda hem Mecliste aynı manzarayla karşı karşıyayız; "ben yaptım oldu" mantığıyla, hiç kimseye, hiçbir sivil toplum kuruluşuna, konunun uzmanlarına, üniversiteye, araştırmacılara sormadan maalesef AKP anlayışıyla yine bir kanun teklifi. Oysa ne çok ihtiyacımız var değil mi arkadaşlar, ülkemiz ve halkımız için ortak akla ve birlikte düşünmeye, eksiklerimizi gidermeye? Ama ağzından birlik ve beraberlik lafını hiç düşürmeyenler ne acıdır ki ülkemizi, yaşamı ve insanımızı tümüyle etkileyen bu torba yasa teklifinde dahi rant, talan ve yok etme anlayışıyla bildiklerini okumaktadırlar. Halkı, itirazları, önerileri ve talepleri dikkate almadığı gibi Anayasa ve mevcut yasalarımızı bile aslında yok saymaktadırlar.

Değerli milletvekilleri, Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nde millî parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları hedef alınıyor. Burada tehlikeli hükümler var. Tüm bunlarla ilgili önerilerimizi, eleştirilerimizi komisyon aşamasında da dile getirdik; yine her zaman olduğu gibi -alışılagelen, şaşırmıyoruz- AK PARTİ yani iktidar ve ortağının oylarıyla maalesef komisyonda da reddedildi. Oysa bizler ülkemizi, tümüyle yaşamı korumak için üstümüze düşen sorumlulukla hareket etmiştik. İşte, iktidarın reddettiği gerçeklik tam olarak budur. Bu tarihî vebalin sorumluluğu da iktidara aittir değerli arkadaşlar. Bu ansızın getirilen ve komisyonda dayatılan yasa teklifiyle Anayasa, uluslararası sözleşmeler, yasalar ve koruma kurulları kararıyla korunan doğal alanlar, millî parklar ve bütünüyle doğa ve yaşam talana açılmaktadır. Bu girişime kayıtsız kalmamız mümkün değildir. Yüksek sesle komisyonda ifade etmiştim, burada da tekrar ediyorum: Rant ve talan hırsıyla ayrıca denetim dışı bırakılarak millî parklar, tarihî alanlar, doğal yaşam ve koruma alanları yok edilemez; izin veremeyiz, bu talana da göz yumamayız. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Sayın Başkan, bu teklifle doğal yaşamı, millî parkları ve koruma alanlarını gözüne kestirenler sermayeye avantaj sağlama derdindeler, imtiyaz ve ayrıcalık arayanlar bu işin peşindeler. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle her şeyi tek kişinin inisiyatifine bırakmak isteyenler büyük bir yanlışın içerisindeler. Bu yanlışın hesabı da elbette sorulur. Bu halktan kaçırılan sandık mutlaka gelir, halkın iktidarı da kurulur, adalet de tesis edilir değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iktidar kanadı "Ekolojik dengeyi azami ölçüde koruyacağız." diye lafı geçiştirip sürekli süreci de hızlandırmaya çalışıyor, gerçekleri gizliyor, niyetlerini de saklamaya çalışıyor. Bunların şimdiye kadar doğaya, tarıma, sularımıza, ormanlarımıza, hayvanlarımıza, madenlerimize, zeytinliklerimize, yaşamı savunan köylülerimize ve yurttaşlarımıza yaptıkları kötülükler saymakla bitmez. Amaçları çok açık, yaşamı ve doğayı koruyacaklarını ileri sürüyorlar ama teklifle millî parklarda turistik amaçlı bina ve tesis kurulmasına Bakanlık görüşüyle izin hedefleniyor, üstelik de kırk dokuz yıllığına tahsis de sağlanıyor. Koruma alanlarında kırk dokuz yıl boyunca faaliyet gösterenlerin başka bir yasal düzenlemeyle "başarılı bulunması" ibaresiyle bu süre doksan dokuz yıla kadar da uzatılıyor.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Peşkeş çektiler, yazık!

AYHAN BARUT (Devamla) - Teklifle, millî parklar ile bunların dışındaki korunan alanlara enerji iletim hattı, ulaşım, altyapı tesisleri yapılmasının da önü açılıyor. Kamu yararı gerekçesiyle zeytinlikleri hedef alanlar, ormanlarımızı, sularımızı, tarım topraklarını, meralarımızı, madenlerimizi talana açanlar bu gerçekleri asla ve asla saklayamaz. (CHP sıralarından alkışlar)

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bravo!

AYHAN BARUT (Devamla) - Madem kamu yararı gözetiliyor, millî parklar içindeki tesislerin işlettirilmesi yetkisi neden genişletiliyor, kamuya ait alanlar neden özel şirketlere devredilmek isteniyor? Kimse bu teklifle Doğa Koruma Genel Müdürlüğüne döner sermayeli işletme kurma ve Cumhurbaşkanına sermayeyi 5 katına kadar çıkarma yetkisini anlatamıyor, denetim yetkisinin sadece kararnamelerle yürütülmesini de izah edemiyorlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyamız ve yaşamın bütünlüklü olarak, bu ekosistemin tümüyle korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılması şart. Korumak, geliştirmek yetmez, sürdürülebilir bir biçimde de iyileştirmek zorundayız. Doğayı tahrip etmeden, ranta ve talana geçit vermeden, topluma fayda sağlayan ekosistem temelli bir yaklaşımla kalkınmayı da planlamak mecburiyetindeyiz. Bugün gelişen teknoloji, sağlanan yenilikler, yapay zekâyla tür izleme, coğrafi bilgi sistemleri gibi araçlarla etkili koruma mümkündür ama sadece teknoloji yetmez, veri toplamak, bu verileri doğru yorumlamak ve karar vericilerle, paydaşlarla dayanışma içinde adımlar atılmalıdır. Bilimsel çalışmalar ile kamu yönetimi arasında güçlü bir köprü kurulmalıdır. Koruma ve yaşatma, sürdürülebilirlik sadece zaptiye önlemlerle sağlanamaz, toplumun her bireyinin bu sorumluluğu hissetmesi için ortak akıl zemini büyütülmelidir. Okullarda ve toplumda doğa eğitimi artırılmalı, gönüllü doğa koruma programları desteklenmeli, her yerde yaşayan insanlarımız korumanın bir yük değil, bir fırsat olduğunu da öğrenmelidir.

Değerli milletvekilleri, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünün daha etkin çalışabilmesi için stratejik, teknolojik, mevzuat ve toplumsal alanlarda çok yönlü iyileştirmelere ihtiyaç vardır. Biyologdan ziraat mühendisine personel sayısı mutlaka artırılmalıdır. Bölge müdürlüklerinin yetkileri artırılmalı, yönetim güçlendirilmelidir. Teknolojik altyapı yenilenmeli, korunan alanlar, türler, müdahaleler gibi bilgileri içeren bilgi sistemi kurulmalıdır. Kaçak avcılık, habitat tahribatı gibi suçlara yönelik caydırıcı cezalar artırılmalı ve etkin biçimde uygulanmalıdır. İhtiyaç duyulan yasal adımlar düzenlenmelidir. Maalesef, Türkiye'de korunan alan yüzdesi dünya ortalamasının çok altındadır. "Bu oran artırılmalı." derken başka yanlışa da geçit verilmemelidir. Korunan her alan için güncel, uygulanabilir, izlenebilir yönetim planları hazırlanmalıdır. Bizden sonra gelen kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmakla yükümlüyüz. Bu gerçekliğin siyasetle, politik rekabetle hiçbir ilgisi yoktur, olamaz da. Samimi olarak çağrı yapıyoruz, gelin, bu çağrımıza kulak verin, yanlıştan dönün. Ortak akılla bu alanda ihtiyaç duyulan düzenlemeleri bilimin ışığında hep birlikte yaşama geçirelim. O nedenle, hepinizi elinizi vicdanınıza götürmeye ve bugünlerimizi, yarınlarımızı düşünmeye ve bu gerçekliğe göre hareket etmeye çağırıyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)