| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 62 |
| Tarih: | 18.02.2026 |
BEKİR BAŞEVİRGEN (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün, yine, AKP tarafından getirilen doğa talanına ve ranta hizmet edecek bir teklifle karşı karşıyayız. Tarımın, çiftçinin, üreticilerin çözülmesi gereken çok daha acil, can alıcı sorunları varken böyle bir teklifin Meclis gündemine getirilmesi hazindir.
Değerli milletvekilleri, biz, bugün, çiftçilerimizin, üreticilerimizin, besicilerimizin sorunlarını konuşmalıydık. Ekilen ürünlerin tarlada kalmasını, buna rağmen tarlada ucuz, tezgâhlardaki yüksek fiyat farklarını konuşmalıydık. Buna rağmen ama bugün, AKP'nin millî parkları talana açan kanun teklifini görüşüyoruz. Biz, bugün, 1 trilyon lirayı aşan ve ödenemeyen çiftçi borçlarını, banka kredilerini konuşmalıydık ama bugün doğal mirasımızı korumaktan ziyade onu yönetilebilir bir kaynak hâline getirmeyi hedefleyen kanun teklifini konuşuyoruz. Biz, bugün, Tarım Kanunu'na uymayarak çiftçimize vermeniz gereken 770 milyar lira destek yerine verdiğiniz 168 milyar lirayı konuşmalıydık ama siz ne yaptınız? Her zaman olduğu gibi, üretimin, üreticinin yanında olmak yerine, yandaş sermayenin, talanın, yağmacıların yanında olmayı seçtiniz. Anadolu'nun dört bir yanındaki üretici bitme noktasına geldi ve son çare olarak ekipmanını, traktörünü, tarlasını satıyor, siz ise millî parklarımızı, önemli su kaynaklarımızı, hayvanların göç yollarını bir avuç imtiyaz sahibine peşkeş çekiyorsunuz. Sizin ithalatçı, tarımı bitiren politikalarınız yüzünden emeklilerimiz, asgari ücretlerimiz, dar gelirli vatandaşlarımız temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hâle geldi. Bugün, burada, mutfaktaki yangını, mutfakta her geçen gün büyüyen sorunları konuşmalıydık. Mutfak, kiler, maalesef boş sayın milletvekilleri, gıdaya ulaşmak mucize, çarşı, pazar, sayenizde yangın yeri, bunları konuşmalıydık, bunlara çözüm yolları aramalıydık. (CHP sıralarından alkışlar) Ama ne yazık ki bugün sizin gündeminizde "kamu yararı" adı altında korunan alanların yapıya açılması var.
İktidar milletvekillerine soruyorum: Yirmi üç yıllık iktidarınızın sonunda toplumun her kesiminden yükselen çığlığı duymuyor musunuz? İktidarınız artık hiçbir sorunu çözemez hâle gelmişken getirdiğiniz bu teklifle halkımızın çözüm bekleyen hangi sorununu çözeceksiniz? (CHP sıralarından alkışlar) Kimlere söz veriyor, kimlere göz kırpıyorsunuz?
Değerli milletvekilleri, bu yıl tarım sektörü yüzde 13'le en sert daralmasını yaşadı. Ülkede maalesef üretici kalmadı. Tarımda çalışan çiftçi sayısı 7,5 milyondu, 4,5 milyona düştü. Genç çiftçi sayımız yüzde 15'lere geriledi. Ortalama çiftçi yaşı 58'lere, 59'lara geldi. Yirmi üç yılda yaklaşık 2,5 Kıbrıs Adası büyüklüğündeki tarım alanımız maalesef yok oldu. 2002 yılında siz iktidara geldiğinizde mazot 1,62 liraydı, bugün 60 liraya dayandı. Bunları konuşmalı, bunlara çözüm yolu aramalıydık ancak bu tür sorunlar ortada dururken önümüze bir teklif getirildi ve iktidar yine birilerine rant kapılarını açıyor, sermayeyi koruyor ve doğa talanına izin veriyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, bu teklif hazırlanırken hiçbir STK'den, hiçbir meslek odasından ya da konu paydaşından görüş alınmamıştır. Bu teklifle millî parklarda turistik amaçlı bina ve tesislerin kurulmasına Bakanlık görüşüyle izin verilmesi hedefleniyor ve kırk dokuz yıllığına tahsis sağlanıyor. Bu teklifle korunan alanların yönetimi yerel yönetimlerden ve bağımsız kurumlardan alınarak merkezi idareye devrediliyor.
Değerli milletvekilleri, bu teklif doğal yaşamı ve koruma alanlarını yok etmeyi amaçlıyor. Yandaş sermayenin doğayı talan etmesinin önünü açıyor. İmtiyazlarla denetim ve gözetimle ilgili yetkiyi sadece iktidarı bırakıyor ve maalesef keyfiyet meşrulaştırılıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
BEKİR BAŞEVİRGEN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Milli Parklar Kanunu'nda yeni düzenlemeler yapılması doğru bir yaklaşım ancak kuraklık, iklim krizi, gıda bağımsızlığı gibi stratejik konular gündemdeyken her karış alanı korumak üzerine bir gelecek planlamalıyız. Bilimsel temellere dayanmayan, katılımcı yönetim anlayışı olmadan hazırlanan bu Kanun Teklifi'ne ret oyu vereceğimizi ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)