| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 24.02.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen değerli halklarımız; bugün Türkiye'de herhangi bir kamu kurumu istediği şirkete, istediği firmaya, istediği kişiye ihale verebiliyor; bunu önleyecek ve önüne geçecek herhangi bir düzenleme yok. Kanunların çoğu yamalı bohça gibi defalarca kez düzenlenmiş ve her seferinde iktidar kendi sermaye gruplarını güçlendirmek için yol ve yöntemlerin ortaya çıkarılması adına düzenlemeler yapmıştır. 2002 yılından bu yana iktidar 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nu kendi yandaşları lehine toplamda 206 kez düzenlemiştir. Kamu ihalelerinde en büyük paya, en büyük alana sahip olan kamu iktisadi teşebbüslerine baktığımızda, çoğu Kamu İhale Kanunu'na tabi değil ve en büyük yağma burada yapılmaktadır. Neden bu kadar kurum Varlık Fonuna devredildi? Bunu sorgulamak lazım. Ortada bir Kamu İhale Kanunu yok, ortada temenniler metni var. Bugün burada yalnızca bir ihale yöntemini değil, kamu kaynaklarının hangi anlayışla ve kimin yararına kullanıldığını tartışmaktayız. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 21'e (b) maddesi yani pazarlık usulü istisnai durumlar için öngörülmüş bir yöntemdir. Ancak doğal afet, acil ve öngörülemeyen hâller gibi sınırlı koşullarda başvurulması gereken bu usulün yıllar içinde âdeta temel ihale yöntemi hâline getirildiğini görmekteyiz.
Önergede de bahsedildiği üzere, 2018 yılında 21/b kapsamında yapılan alımların toplam tutarı 29 milyar TL'ye aşmıştır. Bunun yaklaşık 20,6 milyar TL'si yapım işleridir. 2019 yılında toplam tutar 23 milyar TL'nin üzerindedir ve bunun 16,6 milyar TL'si yine yapım işlerindedir. İstisnai olması gereken bir yöntem, özellikle beşli çeteye büyük yapım ihalelerini vermek kural hâline getirilmiştir. Bu tablo bize şunu söylüyor: Rekabetin yerini davet usulü, şeffaflığın yerini kapalı kapılar ardında yürütülen pazarlıklar, kamu yararının yerini ise belli çevrelerin çıkarları almıştır. Kamu kaynakları bu ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarından, emekçilerin ödediği vergilerden, alın terinden, sofradan eksiltilen lokmadan oluşur. Bu kaynaklar birkaç şirketin, birkaç ayrıcalıklı grubun kazanç kapısı değildir. Bu kaynaklar işsiz gençlerin umududur, yoksul mahallelerin altyapısıdır...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.
HÜSEYİN OLAN (Devamla) - ...deprem bölgesindeki yurttaşın güvenli konutudur, hastanede sıra bekleyen yurttaşın sağlığıdır.
Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişle birlikte karar alma süreçlerinin merkezileştiği, Meclisin denetim yetkisinin fiilen daraltıldığı bir dönemde ihale süreçlerinde istisnai yöntemlerin artışı yalnızca teknik bir ihale meselesi değildir. Bu, doğrudan doğruya bütçe hakkının aşılmasıdır. Demokratik hukuk devletinde kamu ihaleleri şeffaf olmalı, rekabete dayanmalı, bağımsız denetime tabi olmalı ve topluma hesap vermelidir. Tüm kamu alımları Meclis ve Sayıştay denetimine açık biçimde yürütülmelidir. Kamu zararına yol açan uygulamalar soruşturulmalı, kamu yatırımlarında toplumsal ihtiyaç önceliği esas alınmalıdır çünkü kamu kaynakları iktidarların değil, halkın ortak varlıklarıdır diyerek Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)