GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:64
Tarih:25.02.2026

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Ben de sözlerimin başında, gece Balıkesir'de görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğrayan F-16 uçağımızın şehit pilotu Hava Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'a Allah'tan rahmet, kederli ailesine, silah arkadaşlarına ve aziz milletimize başsağlığı ve sabrıcemiller diliyorum; Rabb'im mekânını cennet, makamını da da ali eylesin diyorum.

Dün Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen SANCAR silahlı insansız deniz aracı mavi vatandaki etkinliğimizi arttıracak stratejik bir güç çarpanı olarak hizmete alındı. SANCAR'la denizlerdeki insansız kabiliyetimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi de artırıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesi ve vizyonel liderliği sayesinde savunma sanayimiz son yıllarda tarihinin en büyük atılımlarını gerçekleştirmiştir. Dün de Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle SANCAR'ın donanmamıza katılımını gerçekleştirdik. Bu adım yerli ve millî savunma teknolojilerinde geldiğimiz seviyenin somut bir göstergesidir. Bu somut göstergeyle birlikte Sayın Murat Emir'in aslında "28 Şubattan iktidar çıkarma çalışmalarını..." cümlesinin hiçbir anlam ifade etmediğini özellikle söylemek istiyorum. Dün yapılan Sancar'daki açılışı söylüyorum.

Sayın İYİ PARTİ Grup Başkan Vekilimiz de "Baraj yaptınız mı?" diye sordu ya, bu ülkede yirmi üç yılda yapılan barajların, göletlerin sayısını size tek tek sayayım. Biz iktidar çıkarmaya çalışmadık, yirmi üç yıldır iktidarız ve iktidarımızla da iş yapıyoruz. Sizin gibi laf ebeliğiyle, politik söylemlerle...

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Bu, laf mı yani şimdi! "Laf ebeliği" lafı laf mı yani şimdi!

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - İktidara gelince söylersiniz!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Laiklik üzerinden, inanç üzerinden ayrıştırımla insanların samimiyetini ölçmeye kalkışan da zamanında sizdiniz, hâlâ aynı şeyleri yapmaya çalışıyorsunuz. Bence dinleyin, iktidar nedir ve iktidar nasıl olunur bunları da görün.

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Gerçekleri çıkın söyleyin ya!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Gerçekleri söylüyorum!

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - "Laf ebeliği" laf mı yani şimdi!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Siz söylediğinizin gerçek olduğunu iddia ettiğiniz gibi ben de gerçekleri söylüyorum!

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - "Laf ebeliği" lafı laf mı yani!

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Ne yapıldıysa eski Türkiye'de yapıldı "laf ebeliği" ne ya!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Yirmi üç yılda 1.327 adet baraj, gölet, 1.890 adet sulama tesisi, 365 adet toplulaştırma projesi, 378 adet içme suyu ve atık su tesisi, 6.239 adet taşkın kontrol tesisi ve 637 adet HES, 148 adet yer altı depolaması ve suni besleme tesisi olmak üzere toplam 4,66 trilyon TL maliyetli 10.984 adet tesis tamamlanmış; milletimizin de hizmetine sunduk.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Leyla Hanım, rakamlarla konuşmayın, çıkın sahaya gidin!

SAYIN BAYAR ÖZSOY (Kayseri) - Dinle, dinle! Dinlemesini öğren!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Ben rakamlarla konuşurum çünkü iktidarım ve iktidarda iş yapıyorum; iktidarda iş yapıyorum, yaptığım işi tabii ki konuşacağım.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - İnsanlar tarlasına su götüremiyorlar! Valileriniz yazı yazıyor insanlara "Sulu tarım yapmayın." diye. Elinizdeki rakamlarla bahsediyorsunuz!

SAYIN BAYAR ÖZSOY (Kayseri) - Dinle, dinle! Dinlemesini öğren, dinlemesini!

ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Arkadaşlar, dinleyin ya! Gerçekleri duyunca niye böyle korunuyorsunuz; gerçekler acıdır!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bu tesislerle son yirmi üç yılda 2,5 milyon hektar alan sulamaya açıldı. Yıllık 415,4 milyar TL ekonomiye katkıyla birlikte 2,2 milyon kişiye de tarımsal istihdam sağlanmıştır. Daha çok rakam var. Tabii ki rakamlarla konuşacağım, ben yaptığım işi tabii ki rakamlarla ortaya koyacağım. "Siz bir tane bile baraj yaptınız mı?" diye sorarsanız ben de yaptığım bütün barajları ortaya dökerim ve sayarım.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Ben de rakamlarla konuşuyorum; et fiyatına cevap verin o zaman, gıda enflasyonuna cevap verin?

SAYIN BAYAR ÖZSOY (Kayseri) - Dinle, dinle!

BAŞKAN - Sayın Çömez...

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Hiç kusura bakmayın.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Ben niye kusura bakayım? Millet sizi görüp kusura bakıyor.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - İktidar olduysak iş yaptık, hizmet ürettik. Ben sizin konuşmanızı saygıyla dinledim, sataşmanıza da hiçbir şey söylemedim, izin verin, yaptığım icraatları ben de tabii ki de savunacağım; aksi bir şey söyleyecekseniz, buyurun, söylersiniz.

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Ama laf ebeliği yapmadan, ama laf ebeliği yapmadan!

LÜTFİYE SELVA ÇAM (Ankara) - Çok ayıp oluyor, dinleyelim.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bugün grup toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımızı çok iyi dinlediklerini söylediler. Bence iyi dinlemişsiniz, konuşmasının yarısından çoğunda Sayın Cumhurbaşkanımız Filistin'den bahsetti, "Filistin özgür olana kadar mücadelemize devam edeceğiz." dedi. Ha, Filistin'e yardım yapan, dünyada en çok yardım yapan ülke de biziz ve biz olarak bunu yapmaktan da büyük bir onur ve gurur duyuyoruz.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Barış Kurulu ne ya! Barış Kuruluna niye giriyor o zaman? Niye gidemiyor Cumhurbaşkanı da Hakan Fidan gidiyor?

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Ama burada anlamadığım tek bir şey var; Filistin'e yapılan yardımları engellemek için...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Niye? Niye Barış Kuruluna giriyor?

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - ...açıkça "Ticaret devam ediyor." yalanını söylüyorsunuz.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ya, Barış Kuruluna giriyor ya! Dalga geçiyorsun herhâlde!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Niyetiniz bu açıkçası. Türkiye yardım yaptıkça, Türkiye Filistin'e sahip çıktıkça biz çok net...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Barış Kuruluna giriyorsunuz ya, Barış Kuruluna ya!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - ...yine rakamlarla konuşuyorum, hem Ticaret Bakanlığımızın hem...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Cumhurbaşkanı Netanyahu'yla yan yana gözükmemek için gidemedi!

ÇİĞDEM KONCAGÜL (Tekirdağ) - Susar mısın lütfen?

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Daha ne ticaretinden bahsediyorsun ya!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - ...hem TÜİK'in verdiği, resmî her yerde, tüm her yerde ticaretimizin sıfır olduğunu...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Bu kadarına da yuh!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - ...çok iyi biliyorsunuz ama bu yalana sığınarak kendinizi haklı göstermeye çalışıyorsunuz.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Hiç haklı göstermiyoruz, sen haklı göstermeye çalışıyorsun!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Türkiye, ne kadar engellemeye çalışırsanız çalışın Filistin davasını sonuna kadar savunacak ve özgürleşene kadar da devam edeceğiz.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ya, inanamıyorum ya! Gazze'yi kim inşa edecek? Filistin yok ya, Barış Kurulunda Filistin yok!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Evet, Amerika'da yarım akıllı bir büyükelçi çıkmış, bir açıklama yapmış.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Böyle bir rezalet...

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Müsaade eder misiniz? Söz alır konuşursunuz Sayın Ayyüce.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Edemem yani!

BAŞKAN - Sayın Milletvekili, lütfen dinleyelim.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Biraz siyasi nezaket öğrenin lütfen. Bu Mecliste herkes istediği yalanı söylüyorsa ben de gerçekleri söyleme hakkına sahibim.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Yalan söylemiyoruz biz! Barış Kurulunda yok mu Türkiye? Allah Allah ya! Yalan mı?

BAŞKAN - Sayın Milletvekili, lütfen ama Grup Başkan Vekiline söz verdim konuşuyor. Lütfen, sükûnetle dinleyelim ama. Sık sık laf atılırsa nasıl yöneteceğiz?

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Ama o da sizin probleminiz Başkanım!

BAŞKAN - Bu nasıl bir dil ya! Lütfen.

LÜTFİYE SELVA ÇAM (Ankara) - Aynen öyle.

SEDA GÖREN (İstanbul) - Sayın Başkan, gerçekten bu nasıl bir dil ya!

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Tamam Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Siyasi nezaketi ramazan gününde tekrar hatırlatıyorum, izin verin konuşmamızı yapalım; dinleyin, dinleyin öğrenirsiniz.

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Başkanım, "laf ebeliği"yle başladı ama kendisi de "laf ebeliği"yle başladı!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bakın, laf ebeliğini yapan kim çok iyi görüyoruz. Bakın, rakamları verince rakamlardan rahatsız oluyorsunuz, "Rakamlarla konuşmayın." diyorsunuz.

Amerika'daki büyükelçinin yaptığı açıklamaya Türkiye Cumhuriyeti'nin yaptığı öncülükle birlikte 14'ü aşkın ülkenin bakanları bir kınama mesajı yayınladılar, ortak bir bildiri yayınlandı ve bu Sayın Dışişleri Bakanımızın koordinasyonunda yapıldı. Başta Türkiye Cumhuriyeti, Brezilya Federatif Cumhuriyeti, Fransa, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Endonezya, İrlanda, Mısır, Ürdün, Lüksemburg, Norveç, Filistin, Portekiz, Katar, Suudi Arabistan, Slovenya, İspanya, İsveç, Arap Birliği, İslam İş Birliği Teşkilatı Genel Sekreterliği; bunların hepsinin ortak açıklamasında da bu açıklamanın kabul edilemez olduğunu ve bu toprakların işgaline kesinlikle müsaade edilemeyeceğini söylüyorlar. Dış politikadan bahsediyorsunuz, dış politikayı bilmeden konuşmayın. Zamanında "Suriyelileri gönderelim, gönderelim." diyenler, Suriye'de Esed valizini toplarken sizin Genel Başkanınız "Esed'le görüşülmeli." diye televizyonda canlı yayında konuşuyordu. Dış politikayı yönetmek bir akıl ister, bir basiret ister, ciddi bir siyasi tecrübe ve beceri ister. Bugüne kadar yaptığımız her adımımız bugün Suriye'nin geldiği durumda ne kadar başarılı bir dış politika yürüttüğümüzün ve bunun sonuçlarının da ne kadar doğru bir yolda olduğumuzun göstergesidir. Siz bunu kabul etmezsiniz, bunun farkındayım ama ben hem yüce Meclisimizin hem de milletimizin takdirine sunmak için bu gerçekleri tek tek tabii ki de söyleyeceğim.

28 Şubatı bir bitiremediniz, siz bitiremediniz, geçen hafta çıktınız, hâlâ laiklik üzerinden tartışmalar başlattınız siz. Biz 28 Şubatı, evet, yaşadık, iliklerimize kadar yaşadık ama bugünkü gelen Türkiye yeni Türkiye dedik, artık 28 Şubatlar yaşanmayacak ve bunun için hep birlikte, ortak akılla yürünüyor dedik. Siz de söylediniz, evet, hatalar yaptığınızı kabul ediyorsunuz, çok şükür, bunu söylüyor olmanız bile büyük bir başarı ama 28 Şubatı bitirmeyen, bitiremeyen sizlersiniz. Hâlâ içinizden, biz buradayız diye bize karşı nefretini ve öfkesini sunan insanlar var. Bitirin artık, bitirin bu ayrımı. Biz bugün burada...

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Laiklik, laiklik...

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - "Laiklik" diyerek bana saldırmaya, başörtüme hakaret etmeye inanan insanlara hakaret etme özgürlüğünüz yok efendim. (CHP ve İYİ Parti sıralarından gürültüler)

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Onunla bir alakası olmadığını biliyorsunuz.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Yapıyorsunuz, açıkça yapıyorsunuz.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Biz okullardaki etkinliklerden bahsediyoruz.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Okullarda çocuklar "Allah" diyor, "Kur'an" diyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Konuyu da açan sizsiniz, baştan beri söylüyorum.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - "Laiklik" denilince başörtüsü mü anlıyorsunuz, onu bir türlü anlayamıyorum.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Siz bunu anlıyorsunuz maalesef, evet, maalesef bunu anlıyorsunuz.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Hayır, ben anlamıyorum. Okuldaki etkinliklerden bahsediyorum, siz bana "başörtüsü" diyorsunuz.

BAŞKAN - Sayın Ersever... Sayın Ersever, lütfen...

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Sizinle bu polemiğe girmeyeceğim. Sizin ne anladığınızı bilmiyorum, sizin ne anladığınız değil mesele; mesele, laiklik üzerinden bu ülkede inanan insanlara yıllarca bir zulüm yapıldı, bunu hâlâ bitirmeyen sizsiniz. (CHP sıralarından gürültüler)

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Ya, ne ya! Abarta abarta, her şeyde...

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bugün okullarımızda çocuklarımız "Allah" diyor, "Peygamber" diyor, "Kur'an" diyor, bundan rahatsız olmayın.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Din ve ahlak bilgisi dersi ne oluyor? Din ve ahlak bilgisi dersini nereye koyuyorsunuz?

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Çocukların "Allah" demesinden rahatsız olmayın, çocukların Kur'an'a inanmasından, Peygamberimize inanmasından, ilahî söylemesinden korkmayın, rahatsız olmayın. Laiklik böyle gidecek, bitecek bir şey değil, artık bunu anlayın.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Biz ondan korkmuyoruz da yıllardır millî eğitimde bu yokken neden birdenbire bunu getirdiniz, onu merak ediyoruz.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Biz Millî Eğitimde yaptığımız bu uygulamanın çok doğru ve iyi bir şey olduğunu, ramazan bilincinin ve şuurunun yaşatılması...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Yirmi beş yıldır siz yönetiyorsunuz...

BAŞKAN - Lütfen, tamamlayalım.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Çocuklarımızın ramazan sevgisini ve coşkusunu yaşamasına engel olamayacaksınız.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Ya, geç Allah aşkına ya, geç ya!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Biz bu ülkede herkesin inancıyla kendi istediği gibi yaşama özgürlüğünü sağlamış bir iktidarız, bunu başaran biziz, bunun teminatı da biziz.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Doğum haftasını kutlatıyorlardı ya!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bu ülkede "laiklik" adı altında yapılan pek çok tartışmanın ne kadar boş olduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz, bunu sürdürmekten vazgeçin.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Sayın Grup Başkan Vekili, yıllarca Kutlu Doğum Haftası vardı, o ne oldu, onu nereye koydunuz şimdi?

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Ha, bir müfettişten bahsediliyor, bu müfettişler varsa isimlerini verin, açıklayın lütfen. Lütfen, bu okula giden müfettişlerin ismini açıklayın. Bakanımız bu müfettişlere mutlaka soruşturma açıp hesap soracaktır ama ortada isim yok, hiçbir şey yok.

BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir) - Bakanlık "Göndermedim." desin. Bakan "Gönderdik." dedi. Bakan "Biz o müfettişleri o okula gönderdik, o soruları sordurduk." dedi.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Afaki birtakım cümlelerle... Varsa bunların isimlerini açıklayın.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - İşte, şimdi söyledi Grup Başkan Vekili.

BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir) - Bakana mı "yalancı" diyorsunuz? Bakana "yalancı" dediniz.

BAŞKAN - Sayın Milletvekili, bir müsaade edin ama lütfen.

BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir) - Bakana "yalancı" dedi.

BAŞKAN - Sizin Grup Başkan Vekiliniz konuştu, bakın, tekrar söz talebi var, bir müsaade edin.

BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir) - Sayın Millî Eğitim Bakanına "yalancı" dedi.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Sayın Başkanım, Meclisin bir nezaketinin olması gerektiğini hep söylüyoruz ama ben konuşurken, AK PARTİ konuşurken maalesef, her gruptan bir sataşma yaşıyoruz.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Neden acaba?

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - AK PARTİ konuşurken değil, siz konuşurken oluyor niyeyse.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bakın, burada bütün grup başkan vekilleri konuştu, kimse sesini çıkarmadı.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Hep siz konuşurken oluyor, hep.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Vallahi, Özlem Hanım'a olmuyor o, size oluyor.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Ben ben konuşurken bir kastınızın olduğunu düşünmüyorum açıkçası.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Ya, ne kastı, kasıt olur mu ya!

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Vallahi, sizden kaynaklı Leyla Hanım, sizden kaynaklı. Bakın, Özlem Hanım da konuşuyor, diğer grup başkan vekilleri de; hiç bir zaman böyle bir şey olmuyor, biraz sizinle ilgili bir şey.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Söyledik, elbette ki böyle bir kastınız olmadığını biliyorum ama söylediklerimi zannedersem siyasi olarak tartışmaktan çekiniyorsunuz, sürekli bir laf atarak lafımızı tamamlamanıza dahi bir müsamahanızın olmadığını görüyorum.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Ya, biz tartışmaktan çekinmiyoruz ki tartışalım o zaman. Siz sürekli provokasyon yapıyorsunuz.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Hayır ben provokasyon yapmıyorum.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Yapıyorsunuz.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Provokasyonu yapan sizlersiniz. Aynı laiklik tartışmalarını bitirmediğiniz gibi, sürekli ısıtıp ısıtıp gündeme getirdiğiniz gibi bu provokasyonlara da sığınan sizsiniz.

MURAT EMİR (Ankara) - Genel Kurula hitap edin, sürekli bize hitap ediyorsunuz.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Dönün iktidarda olduğunuz belediyelerinizdeki yapılan yolsuzlukları, hırsızlıkları, tacizleri, işten çıkarmaları oturup bunları konuşun.

Teşekkür ederim Başkanım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)