| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 59 |
| Tarih: | 11.02.2026 |
BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, Anayasa’nın 106'ncı maddesinin dördüncü fıkrası "Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, 81 inci maddede yazılı şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde andiçerler. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan olarak atanırlarsa üyelikleri sona erer." hükmünü amirdir. Ayrıca, yine, İç Tüzük'ün 3'üncü maddesinin son fıkrasına göre, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar atandıkları tarihten sonra yapılan ilk birleşimde yemin ederler.
Anayasa’nın ve İç Tüzük'ün amir hükümleri tartışma dışındadır. Çok net; Cumhurbaşkanı, Anayasa’nın 106'ncı maddesinde verilen yetkisini kullanmıştır ve Sayın Bakanlar, şu an itibarıyla, yemin etmeseler de Anayasa ve hukukumuz çerçevesinde atanmış ve görevine başlamış bakanlardır. Şu anda yapılan usul işlemi bunun tamamlayıcısı, teyit edicisi mahiyetindedir yoksa buradaki yemin, bakanların bakanlığa atamasını sağlayan bir irade değil bu iradenin doğal sonucudur, atanmanın doğal sonucudur. Cumhurbaşkanımız atamış, Resmî Gazete'de yayımlanmış ve atamasının da nasıl yapıldığı tezkereyle Meclise bildirilmiş.
Şimdi, bu tezkerenin gereği hem Anayasa’nın 106'ncı maddesi hem de İç Tüzük'ün...
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Can Atalay'da niye uygulamadınız Anayasa'yı, Can Atalay'da?
MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan... Sayın Başkan...
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Can Atalay'da niye uygulamadınız Anayasa'yı?
MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - ...3'üncü maddesinin son fıkrası gereği Sayın Bakanların Meclis Genel Kurulunda, siz çok saygın milletvekilleri huzurunda ve milletimizin de şehadetinde yemin etmeleri Anayasa ve İç Tüzük gereği bir zorunluluktur; Divanın bu konuda takdir hakkı yoktur. Elbette eleştirileriniz olacaktır; bu, demokrasimizin zaten olmazsa olmaz bir parçasıdır; buna da saygı duyuyorum.
O yüzden, benim tutumum Anayasa ve İç Tüzük'e aynen uygun ve onlara itaat eden bir tutumdur; onları uygulama iradesini yansıtan bir tutumdur. Tutumumda herhangi bir haksızlık ve hukuksuzluk söz konusu değildir.