GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:66
Tarih:03.03.2026

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ali Mahir Bey Genel Kurul açılırken size teşekkür etti Sayın Başkanım. Yani bu teşekkür acaba bu kadar engin bir süre kullanmak için midir diye düşünmekten kendimi alamıyorum yani baştan beri...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Yani rüşvet verdiğini mi söylüyorsunuz Sayın Başkana?

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Biraz öyle oldu.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Nezaket rüşveti...

BAŞKAN - Sayın Zengin, müsaade eder misiniz.

Ben bütün Grup Başkan Vekillerinin konuşma sürelerini yazıyorum, siz de Sayın Başarır'ın konuştuğu süre kadar konuşma hakkına sahipsiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Teşekkür ediyorum fakat her şeye rağmen...

BAŞKAN - Çok özür dilerim ayrıca ben birer dakikaları ayrımsız, bütün siyasi parti gruplarına mensup milletvekillerine veriyorum. Herhâlde arkadaşlarım bunu takdir ediyordur. (CHP sıralarından alkışlar)

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, aslında bu girizgâhım bir latifeydi yani.

BAŞKAN - Eyvallah.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Bunu veriyorsunuz fakat bir haksızlık oluyor bir taraftan yani biz baştan beşer dakika diye konuşuyoruz. O on beş dakika olduğu zaman bence grup başkan vekillerinden öte bizi dinleyen milletvekili arkadaşlarımıza da haksızlık yapıyoruz. O sebeple bu süreleri daha makuliyetle kullanmayı doğru buluyorum. Genel Kurul açıldığında da mesela milletvekilimiz konuştuğunda Ali Mahir Bey ona cevap veriyor, onun vermemesi lazım. Yani sonuçta biz burada grup başkan vekillerinin yeteri kadar konuşma imkânı var, sayın milletvekillerimizin de daha fazla...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Burada bir sataşma var ama sonra cevap vereyim.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Var ama haklıyım.

O sebeple, bu konuda bir hassasiyet rica ediyorum.

Tabii, çok başlıklar var. Ben kendi gündemimle alakalı ifade edeceğim, gün içerisinde belki onlara da daha detaylı cevap verebiliriz. Öncelikle ben de Necmettin Erbakan'ı rahmetle yâd etmek istiyorum. Necmettin Erbakan çok nevi şahsına münhasır bir insandı ve öyle zannediyorum pek çok kişi kendisinin çok başarılı bir akademisyen, çok zeki, çok başarılı bir bilim insanı olduğunu, siyasetçi kimliğinin gerisinde kalarak, kaçırarak belki de öğrendi. Onun hayalleri çok önemliydi ve hayal kurmanın gücünü belki biz bugün görebiliyoruz. Onun kurduğu hayallerin neredeyse tamamına yakını sanayileşme hamlesiyle ifade ettiği şeyler gerçek oldu. Türkiye'ye verdiği hizmetler için ben de kendisini rahmetle yâd ediyorum.

Bugün ifade edildi. Tabii, çok üzüntü verici bir hadise. İstanbul'da Çekmeköy'de Fatma Nur Çelik öğretmenimiz sınıfında vefat etti, sınıfında öldürüldü bir öğrenci tarafından. Üstelik de hiç kendisiyle alakası olmayan bir konu, öğrencinin onunla hiçbir teması yok, öğrencinin öğretmeni değil, o an içerisinde seçilerek katledilen bir öğretmenimiz var. Bugün de bütün sendikalarımız eylem yapıyorlar. Tabii, bu konuda hukuken soruşturma devam ediyor, aynı zamanda idari soruşturma devam ediyor. Hepimizin vazifesidir bu konuyu takip etmek, ne olduğunu, ne bittiğini anlamak. Anne-babanın da ben çok büyük bir ihmali olduğunu düşünüyorum bu konuya dair. Ben de buradan anne-babayla alakalı olarak da özellikle hukuki bir işlem yapılması gerektiğini de düşünüyorum aynı zamanda.

ÖZGÜL SAKİ (İstanbul) - Yusuf Tekin'in de ihmali olduğunu da düşünüyor musunuz? Tekin'in ihmali olduğunu düşünüyor musunuz?

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Müsaade eder misiniz ben konuşmamı ifade edeyim.

O sebeple bu konu çok önemli bir mesele. Zaten Mecliste bir araştırma komisyonumuz var. "Bu kadar erken yaşta neden suç işleniyor?" Bununla alakalı komisyonumuz faaliyetini tamamladığında, Meclisimize düşen bu konuyla alakalı muhakkak hukuki düzenleme yapmamız lazım. Belki yaş meselesi de dâhil olmak üzere, ceza ehliyeti de dâhil olmak üzere tüm bu konuları dikkatle bir kez daha gözden geçirmemiz lazım, bunları değerlendirmemiz lazım. Bu konunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Tekrar Allah'tan rahmet diliyorum öğretmenimize, ailesine başsağlığı diliyorum ve en önemlisi öğretmen camiasına başsağlığı diliyorum. Bu konunun da yakın takipçisi olacağımızı ifade etmek istiyorum.

Tabii, dünyanın gündemi ve Türkiye'nin gündemi tabii olarak İran'a yapılan saldırı. Bu saldırıya baktığımız zaman yani bugün karşı karşıya bulunduğumuz durum sadece ülkelerin, 2 ülkenin Amerikan'ın ve İsrail'in, İran'a saldırısı olarak değerlendirilemeyecek bir mesele. Hem bölgesel düzeni hem enerji güvenliğini hem uluslararası hukuku hem dünya ekonomisini çok etkileyen, daha da etkileyecek olan çok katmanlı bir krizle karşı karşıyayız. Bu kriz karşısında sadece bir anlık değil bugünden geleceğe sâri önemli bir yaklaşım geliştirmek gerekiyor ve ülkemizin şu anda ortaya koyduğu tavır, bu saldırıları kınamak ve uluslararası hukuku hayata geçirme konusunda bütün dünyaya çağrıda bulunmak ve taraflar arasında bir temas noktası oluşturarak bir an evvel bir sulhun sağlanmasını ortaya koymak gerekiyor. İran'da da maalesef okullara saldırıldı, 57 kız çocuğu hayatını kaybetti. Tüm bu hukuksuzluklar karşısında eğer bir şey yapmazsa dünya maalesef hukuksuzluk normalleşmiş olacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun lütfen.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Dünyayı belki de çok büyük bir tehlike bekliyor. O sebeple sadece ekonomik boyutu değil, evet, o boyutu da var, çok önemli ama ondan öte, bu ekonomik boyuttan öte hukuksuzluğun normalleşmesi dünya için en büyük tehlikedir diye altını çizmek istiyorum.

Buradan Türkiye'nin de kendi içerisinde, kendi iç siyasetimizden öte dünyanın geneline şamil olarak bir çağrıda bulunmayı, bunu da ortak bir siyaset içerisinde yapmayı Türkiye Büyük Millet Meclisi için çok anlamlı bulduğumu ifade etmek istiyorum ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)