GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:66
Tarih:03.03.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA ONUR DÜŞÜNMEZ (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve saygıdeğer halklarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Cezaevlerinde halkların onurlu mücadelesini büyüten tüm siyasi mahpuslara da buradan dayanışma duygularımı iletiyorum.

Bugün Ortadoğu bir kez daha hegemonik güçlerin emperyalist hesaplarıyla halkların özgürlük çığlığı arasında sıkışmış tarihsel bir kırılma anını yaşamaktadır. 28 Şubatta İran'da başlayan saldırılar ne sadece teknik bir askerî operasyon ne de bir nükleer güvenlik meselesidir. Karşımızdaki bu tablo bir yanda İsrail yayılmacılığı ve ABD merkezli emperyalist mühendisliğin, diğer yanda ise halkına yabancılaşmış, toplumu idam sehpalarıyla terbiye etmeye çalışan ceberut bir statükonun kapışmasıdır. Biz bu kapışmada ne emperyalist müdahalelere yaslanıyoruz ne de molla rejiminin baskıcı sistemine rıza gösteriyoruz; bizim durduğumuz yer, her iki karanlığı da reddeden, halkların özgür iradesini esas alan üçüncü yoldur.

Sayın Başkan, değerli vekiller; bugün İran'da patlayan bombalar aynı zamanda bir yönetim modelinin iflasını tescillemektedir. Güvenliği sadece silahta, askerde ve nükleer zenginleştirmede arayanlar en büyük güvenliğin demokrasi ve güçlü bir toplumsallık olduğunu unutmuşlardır. Jîna Eminîleri katleden, Doktor Qasımloları pusuya düşüren, Kürtleri, Belucileri ve muhalifleri sistematik bir şiddet çemberine hapseden bu rejim kendi güvenlik açığını bizzat kendi elleriyle yaratmıştır. Özgür ve demokrasisi işleyen bir ülkeye ne emperyal güçlerin ne de bölgesel aktörlerin dizayn çalışmaları güç getirebilir.

Sınırın öte yanında binlerce akrabası olan bir milletvekili olarak, İran'da özgürlük mücadelesi verenlerin yanında olduğumuzu belirterek partim DEM PARTİ adına dayanışma duygularımı iletiyorum. Bizler İran halklarının özgürlüğünü ve toplumsal barışını kırmızı çizgimiz olarak görüyoruz ancak çözüm, dışarıdan füzelerle getirilerek bir bütünen yıkım, sivillerin katli değil Kürt, Fars, Azeri, Beluci ve Arap halklarının ortak iradesiyle inşa edilecek demokratik konfederalizm projesidir, bu model bugün Orta Doğu'nun tek çıkış yoludur. Ulus devletin milliyetçi ve tekçi sarmalı bölgeyi atom bombasından daha ağır bir felakete sürüklemiştir. Artık ihtiyacımız olan şey güçlü devletler değil aşağıdan yukarıya örgütlü, ahlaki olarak donanımlı güçlü bir toplumsallıktır. Bakınız, bugün Türkiye'de barıştan korkanlar ile İran'da diyalog kapılarını kapatanlar aynı zihniyetin ürünüdür. Barış olursa asgari ücretli rahatlar, barış olursa bütçe savaşa değil refaha akar, barış olursa 86 milyonun geleceği teminat altına alınır.

İran rejiminin sivil katliamlarını ve idamlarını unutmadık, unutmayacağız fakat çözümün yolu müzakere ve halkların birliğidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ONUR DÜŞÜNMEZ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun lütfen.

ONUR DÜŞÜNMEZ (Devamla) - Ne emperyalistlerin yeni düzen masallarına ne de molla rejiminin baskı aygıtlarına teslim olacağız. Orta Doğu'da halkların demokratik birliği ve özgür yaşamı mutlaka kazanacaktır.

Bu Meclis çatısı altında hatırlatmak isterim: 2010 yılında Şirin Elem Huli, Ferzad Kemanger ve yoldaşları idam sehpasına yürürken Şerko Bekez onlara şu dizelerle sesleniyordu:

"Biz dağız, yer değiştirmeyiz

Biz şiiriz, kurumayız.

Bizler rüzgârız, eğilmeyiz

Bizler doğum sancılarıyız, sonumuz gelmez

Bizler yaşamın kendisiyiz, erimeyiz.

Darağaçları bugüne kadar devrimimizden ne eksiltti?

İdam sehpaları gözümüzü mü korkuttu?

İran idam rejimi hep ihtiyar

Ama bizler her daim genç."

Selam olsun her daim genç olanlara.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)