| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Genel Kurul, halkımızı buradan selamlıyorum.
İran'da yaşananları hepimiz yakından takip ediyoruz. İran'daki kırılganlık dıştan ziyade içtedir. Yıllardır antidemokratik uygulamalar, asılan insanlar, demokrasi dışı faaliyetler, otoriter rejim... Maalesef bugün bu durumu yaşıyor İran. Ben -İran'la ilgili- orada öldürülen çocuklar, kadınlar, idam edilen tüm insanları saygıyla anıyorum.
İşte bu noktada söylemek lazım. En büyük yatırım demokrasiye yapılmalıdır, en büyük yatırım insan haklarına yapılmalıdır, en büyük yatırım ülke içerisinde bulunan tüm farklılıklara yapılmalıdır. İran bunu yapmadı, İran Belucilere bunu yapmadı, İran bunu Kürtlere yapmadı, İran bunu Azerilere yapmadı, İran bunu Farslara da yapmadı. İran diktatoryal bir rejimle yönetildi. Şu an dıştan bir müdahaleyle karşı karşıyadır, çökertilmeye doğru gidiyor.
Herkesin ders çıkarması gerekiyor, tüm bölgenin, tüm bölge devletlerinin, tüm bölge insanlarının ders çıkarması gerekiyor. Elbette ki siz yumuşak karnı büyütürseniz zemin açarsınız müdahalelere, emperyalist güçlere zemin aralarsınız. İşte, bu noktada herkesin her şeyi bu coğrafyada gözden geçirmesi gerekiyor. Bakınız, yüz yıl önce yapay sınırlar çizildi bu coğrafyada; yüz yıl önce insanlar birbirlerinden ayrıldı, coğrafyalar birbirinden kopartıldı. Şimdi, müdahalenin gerekçesi de yüz yıl önce çizilen sınırlar yapılmaktadır. Bu noktada, elbette ki ismi İran İslam Cumhuriyeti; İslam'la ne kadar ilintilidir, cumhuriyetle ne kadar ilintilidir? Maalesef, cumhuriyetle zerreyimiskal kadar alakası olmayan bir ülkedir. Füzelere, nükleer enerjiye, silahlara büyük yatırımlar yapıldı ama bugün o silahlar, o nükleer çalışmalar İran'ı korunmuyor çünkü İran halkının da İran devletinin yanında olmadığını hepimiz biliyoruz, İran halkının da İran'ın yanında olmadığını biliyoruz, bunu açık bir şekilde söylemek lazım. Bakınız, bu coğrafya yaşamaya değer bir coğrafyadır, yaşatmaya değer bir coğrafyadır, çok zengin bir coğrafyadır. Birçok etnik, birçok inançsal faktör vardır. Siz demokrasiyle buluşturursanız burayı, burayı dünyanın merkezi hâline getirirsiniz. Yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle ideal bir coğrafyadır ama maalesef, şimdiye kadar başarılmamıştır.
Avrupa'ya bakın, Birinci ve İkinci Dünya Savaşının merkezi bir coğrafyaydı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖMER ÖCALAN (Devamla) - Evet, Başkanım...
BAŞKAN - Tamamlayın, buyurun.
ÖMER ÖCALAN (Devamla) - Çok değil, yetmiş yıl önce, altmış yıl önce, elli yıl önce İkinci Dünya Savaşı'nın merkezi olan Avrupa'da milyonlarca insan yaşamını yitirdi. Birinci Dünya Savaşı'nın da merkeziydi ama bundan elli yıl önce, altmış yıl önce Avrupa toplumu bir araya geldi, demokrasiyi inşa etmeye çalıştı, mümkün ile ideali birbirine yaklaştırdı, şu an kısmen de olsa Avrupa dünyanın cazibe merkezi hâline gelmiştir. Kendi problemleriyle yüzleşmiştir, kendi gerçekliğiyle yüzleşmiştir ve yeni bir sistem inşa etmiştir. Umarım önümüzdeki dönemde, bu ülkenin öncülüğüyle, Türkiye'nin öncülüğüyle Orta Doğu'da demokrasi havzası inşa edilir, bir cazibe merkezi hâline gelir, tüm farklılıkları zenginlik olarak bu coğrafyada yaşamaya imkân sunar.
Tekrardan Genel Kurulu ve halkımızı selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)