| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Sayın Divan, değerli milletvekilleri; okuryazarı olmayan kadın nüfusumuz erkeklerin 5 katından fazlaysa hâlâ, kadın istihdam oranımız erkeklerin yarısından azsa, iş gücüne katılım erkeklerin yarısından azsa, kadın işsizliğimiz erkeklerin 2 katına yakınsa, 1934'te öncü olduğumuz siyasi güçlenmede 2025'te 139'uncu sıraya gerilemişsek, 2006'da 86'ncı olduğumuz sağlık ve hayatta kalmada üstelik de 2010'da 61'inci sıraya kadar yükselmişken 2025'te yeniden 82'nci sıraya gerilemişsek, iyileştiriciliği doğrulanmış politikaları yani bile göre terk etmişsek bu veriler 2'si dışında tamamı TÜİK'ten olduğu için de resmen kadına ön yargıların aşılamadığının göstergesidir, bakım emeğinin kadının aleyhine bariyer olarak kullanıldığının belgesidir, kadının dezavantajlı konumunun, eşitsizlik hâlinin belgesidir. Evet, kreş desteğinin yaygınlaşması gerekir, esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi ve teşviki gerekir, bakım hizmetlerinin kamulaştırılması gerekir ama hepsinden önce kadının adının merkezi bütçenin sadece yüzde 2,8'i ayrılmış bir bakanlığın o küçücük bütçesinin de en küçük 2'nci payına yani yüzde 2,8'in yüzde 1,27'sine denk gelmiyor olması gerekir.
Değerli milletvekilleri, kadının bedeni evet, sadece kadına aittir. Kadın bedeninin sahibi elbette erkek değildir; inançlar, ideolojiler değildir; terör örgütleri değildir. Kadın hiçbir kanlı emele canlı kalkan yapmak zorunda değildir bedenini. Kadın bedeninin sahibi elbette devletler değildir, hükûmetler değildir. Dayatılması teklif dahi edilemez. Nasıl doğuracağı hatta ondan önce doğurup doğurmayacağı elbette kadının tercihidir ancak sapla samanı da karıştırmamak gerekir. Kadın tek başına zaten değerdir ama bu, aile kurumu içinde değersizleşir, esirleşir demek olamaz. Aile kurumunu bir kadın hapishanesi olarak algılatmak -çok açık söylüyorum- Türk toplum yapısına operasyon çekmektir. Aileyi güçlendirmek eşittir kadını zayıflatmak demek değildir. Doğurganlık hızındaki düşüşe çözüm aramak kadın düşmanlığıyla değil, kadınların da müreffeh yaşayacağı bir ülkenin inşası zorunluluğuyla ilgilidir. Türkiye üretim kabiliyetini korumak için hızlı yaşlanma sürecini tersine çevirmek, bunu da kadın üzerinde tahakküm kurarak değil, OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri gibi modernleşmesini, gecikmeli de olsa sosyal devlet mekanizmaları, kadının cinsel sağlık ve doğum kontrolü bilinç ve...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
SELCAN TAŞCI (Devamla) - ...araçlarının kısıtlanmadığı bir sağlık politikasına, ücretsiz erişim hakkı, bakım destekleri, çalışma hayatı dâhil her alanda sosyal adalet, iş-aile yaşamı uyumu politikaları üzerine bina ederek yapmak mecburiyetindedir. İnsan onuruna yakışır koşullarda yaşayamıyor olmak, eğitimde müşteriye, sağlıkta müşteriye dönüştürülmüş olmak, kadınların da çocukların, gençlerin, yaşlıların, erkeklerin dindarların, sekülerlerin, sosyalistlerin, devrimcilerin, milliyetçilerin de yani toplumun her kesimine mensup milyonlarca ferdinin de bu ülkenin temel hak ve hürriyetleri üzerindeki anayasal garantinin çok kolay ve yaptırımsız çiğnenebiliyor olmasının neticesidir ve bu, en kolay, her alanda fırsat eşitliğine dayanan 1923 vizyonuna dönmek, rotayı yeniden Atatürk'ün çizdiği yola kırmakla aşılabilir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)