GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

27 Şubat 2025 tarihinden sonra uzun bir süre geçti. Seneidevriyesinde de Sayın Öcalan tarafından bir açıklama yapıldı.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - "Bebek katili" diyoruz, "Sayın Öcalan" değil.

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Kes sesini hadsiz! Bir sus, önce kendi soruşturmalarına bak!

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Konuşma!

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Sus! Utanmaz! Sen önce taciz iddialarını konuş!

ÖMER ÖCALAN (Devamla) - Bu bir yıl bizim için önemlidir. Bu bir yıl savaşın, çatışmanın, ölümlerin olmadığı bir yıldır. Bu yıl da fesih kararı alındı. Bu fesih kararı sahada uygulandı, sembolik de olsa silahlar yakıldı. Mecliste önemli ve ciddi bir komisyon kuruldu. Bu komisyona partilerin büyük çoğunluğu katılım sağladı ve bir rapor yazdı. Bu ülkenin 2'nci yüzyılını inşa etme açısından büyük bir inisiyatif alındı, bu inisiyatife kıymet vermek lazım, anlam biçmek lazım. Elbette ki rahatsız olanlar olacak, bu süreci sabote etmek isteyenler olacak ama bu süreç önemli bir şekilde yürümektedir, yol almaktadır ama artık pratik adımlara da ihtiyaç vardır. Hükûmetin, yetkililerin, devlet yetkililerin bu adımları atması gerekiyor. Bu adımların bir kısmı yasal düzenlemeler gerektiriyor, bir kısmı da yasal düzenlemeler olmadan yapılabilir. Bakınız, bugün Mardin kayyumunun görev süresi iki ay uzatılmıştır. Bu kayyum süreci, kayyum mevzusu AK PARTİ Hükûmetleri döneminde gelmiştir. 2016'dan şimdiye kadar milyonlarca insanın seçme ve seçilme hakkı ellerinden alınmıştır. Sadece Mardin mi? Mardin değil, Batman, Halfeti, Siirt ve birçok belediyenin eş başkanları görevden alınıp seçme ve seçilme hakkı elinden alınıp bu insanların anayasal hakları gasbedilmiştir. Buna dönük adımların atılması gerekiyor, bu sürecin hızlandırılması gerekiyor. Bu süreç enfekteye açık bir süreçtir. Orta Doğu'da bölgede olağanüstü gelişmeler yaşanmaktadır ve bu olağanüstü gelişmeler karşısında Türkiye Cumhuriyeti adım atmalıdır ve bu büyük buluşma gerçekleşmelidir. Birçok parti, birçok önemli yetkili "Türk'süz Kürt, Kürt'süz Türk olmaz." diyor. Bunu ete kemiğe büründürmenin zamanı gelmiştir. Söz söylenmiştir, söylenmeyen çok şey de kalmamıştır. Elbette ki sözün ağırlığı; konuşmanın, diyaloğun, müzakere etmenin ağırlığı büyüktür ama artık insanlar pratik, somut, gözle görülür, elle tutulur adımların atılmasını istiyor. Artık negatif aşamadan pozitif aşamaya geçmemiz gerekiyor, yasal düzenlemeleri hep birlikte yapmamız gerekiyor. Kürtler, Türkler yüzyıllardır bu coğrafyada yaşamışlardır, birlikte yaşamışlardır; komşu olarak yaşamışlardır, iç içe geçmişlerdir, birbirlerini anlamışlardır ama birbirlerinin hassasiyetini de dinlemişlerdir. Zaman zaman elbette ki ittifaklar olmuştur, zaman zaman ihtilaflar da olmuştur. Bu yüzyılın artık büyük bir şekilde inşa edilmesi gerekiyor; bu Parlamentonun, bu Meclisin inisiyatif alması gerekiyor. Bayramdan sonra söyleniyor, ramazan ayından sonra söyleniyor, yarın bugünden daha da geçtir. Bu Meclisin durmaya, bu Meclisin çalışmamaya hakkı yoktur. Bu mesele büyük bir meseledir, bu meselenin üzerine gitmeliyiz. Elbette ki karşı çıkanlar olur, eleştirenler olur, tartışma yaratanlar olur; biz buna da hazırlıklıyız. Bu ülkede kan dökülmemesi için, ölüm yaşanmaması için bu parti çalışıyor, DEM PARTİ çalışıyor. Tabii ki iktidarın, ana muhalefetten aldığı rol, oynadığı misyon çok önemlidir. Herkes bu noktaya hassas yaklaşıyor. Birileri de çıkıp "Buradan ekmek yer miyiz?" peşinde. Bölge yangın yerine dönmüş, her gün bombalamalar, coğrafya her gün tarumar edilmiş; birileri de üslubunu bozup, ağzını bozup buradan bize bir ekmek çıkar mı, milliyetçilik üzerinden yürür müyüz... Her şeyin kopyasını yapıyorlar, buradan da sataşmaya devam ediyorlar ama Türkiye kamuoyu, ülke kamuoyu Kürt'üyle, Türk'üyle bunu görmelidir. Bu meselede kimin ciddi olduğunu, kimin samimi olduğunu; bu meseleye, bu ateşe kimin su döktüğünü Türkiye kamuoyu bilmelidir.

Tekrardan, ben, halkımızı buradan en temiz duygularla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)