GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

TALAT DİNÇER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 16'ncı maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri seyreden vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Evet, bir kanun teklifi yine önümüze geldi, torbalandı, dolduruldu geldi ama bu kanun teklifinin içerisine baktığımızda ne kamunun yararı var ne milletin menfaati var ne doğanın korunması var. "Ne var?" diyeceksiniz, bu alanların yandaşlara, şirketlere, şahıslara peşkeş çekilmesi, rant olarak verilmesi var.

Şimdi, bu teklif buraya gelmeden önce Anayasa'ya aykırı olarak yine ne ilgili komisyonlarda görüşüldü ne ihtisas komisyonlarında görüşüldü ne meslek kuruluşlarının herhangi bir şekilde bilgisi alındı ne de akademisyenlerden görüş alındı; sendikalar yok, sivil toplum yok, tarafların hiçbiri yok. Dolayısıyla alelacele getirilmiş, 5 bakanlığın yetkisinin bir genel müdürlüğe verilerek bu alanların da artık ranta açılmasının, ticarete açılmasının önü açılmış oldu. Gönül isterdi ki burada o ağır, mübarek gün ramazan günü vatandaşın derdiyle dertlenecek, onların sorunlarına bir çare bulacak, onları ayakta tutacak belli konuları konuşmak isterdik. Ama görüyoruz ki iktidarın böyle aklına millî parklar, köprüler, yollar, zeytinlikler geldiğinde gözlerinin önüne dolar işareti geliyor hemen. Şimdi böyle olunca da ne milletin menfaatine bir yasa çıkarabiliyoruz ne vatandaşın lehine, onları rahatlatacak herhangi bir işlem çıkarabiliyoruz.

Değerli milletvekilleri, piyasa alev alev, millet dertli, herkes bu Meclisten bir çözüm bekliyor. Ama Meclisin yapısına, çalışma sistemine ve getirilen kanunlara baktığımızda ne vatandaş var ne dışardaki fakir fukara var, hiç kimse bu Meclisin içinde yok. Meclisin içinde sadece rant var, ticaret var, ticaret kanunları var. Değerli milletvekilleri, bakın, çiftçiler tarlasına gidemiyor. Mazot geldi bak 70 liraya dayandı, traktörünün deposunu doldurup bahçesine gidemiyor. Zirai dondan, selden çiftçiler perişan oldu, onların yararına bir şey görüşmüyoruz burada. (CHP sıralarından alkışlar) Esnafa gelin, bakın, esnafı boğdunuz çıkardığınız uygulamalarla. Maliye Bakanlığının tek derdi var tahsilat, tahsilat, tahsilat, tahsilat. Başka hiçbir şey yok. Bugün vergi borcuyla, SGK borcuyla, bu sokaklara, yollara kurduğunuz tuzaklarla yazdığınız trafik cezalarıyla esnafın eli kolu bağlı; bütün hesaplarında bloke var, ticaret erbabı kendi hesabını kullanamıyor; böyle bir durumdayız bu Ramazan günü. Esnaf perişan, esnaf yapılandırma bekliyor, "Faizler silinsin." diyor ama sanki 2018'den beri bu ekonomik krizi esnaf çıkarmış gibi bütün cezaları onların üstüne yıkıyorsunuz; böyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Öbür tarafa, emekliye geçin; işte, emekliye bir bayram ikramiyesi vereceğiz, şurada "Bin lira mı, 2 bin lira mı, 3 bin lira mı artırılsın." diye konuşuluyor ki bizim teklifimiz bir asgari ücret ama gel gör ki iktidar açıklama yapıyor: "Kaynak yok." Peki, onlara kaynak var da bu millî parkları, tabiat parklarını, meraları, madenleri iş dünyasına, yandaşlara satarken nerede para vardı, onlara niye veriyorsunuz bunları? Onlara böyle milyarlık faydalar sağlıyorsunuz ama bir emekliye bin lirayı bile çok görüyorsunuz, bin lirayı. Dolayısıyla emekli de perişan, gençler perişan, çocuklarımız perişan. E, böyle bir ortamda, böyle bir durumda bu vatandaşın lehine bir şey görüşmeyeceğiz de biz ne görüşeceğiz? Çıkardığınız şu kanunların, getirdiğiniz tekliflerin hepsi ranta dayalı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı) BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

TALAT DİNÇER (Devamla) - Bakın, bir Maden Kanunu getirdiniz, Maden Kanunu'nda milyonlarca zeytinleri 3 tane şirketin termik santralinin kömür ihtiyacını karşılamak için burada günlerce, aylarca mücadele ettiniz. Bütün direnişimize rağmen çıkardınız ve verdiğiniz ruhsatlara bakın, Cumhuriyet tarihinde 1.100 küsur ruhsat verilmiş, sizin şu yirmi beş yıllık döneminizde 386 bin tane maden ruhsatı verilmiş. Memleketin her tarafı delik deşik oldu, herkes her istediğini, her yerde arıyor artık, böyle bir pozisyondayız. E, bir İklim Kanunu getirdiniz, ne mera bıraktınız ne yer altı su kaynaklarını bıraktınız, her şeyi ticarete açtınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, artık biraz vatandaşı düşünmenin zamanı geldi; insanlar perişan, insanlar dertli. Şu ramazan günü hiç değilse milletin menfaatine, emeklinin menfaatine, esnafın menfaatine, gençlerin menfaatine bir şeyler yapalım diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)