| Konu: | Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Evet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine bu akşam kürsüdeyim. İlk akşam çıktığımda Komisyon yerinde yoktu. Adana Vekilimiz, Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekilimiz imzacılar ve iktidar partisinin yerine orada yerini almıştı ama bu akşam bakıyorum, Sayın Komisyon Başkanımız da oradalar, teşekkür ediyorum. En azından verdikleri kanuna sahip çıkıyorlar diye düşünüyorum.
Şimdi, kanunun ikinci bölümüne geçtik ama diyoruz ki ilk günden beri: "Ya, arkadaşlar, şu kanunu bir geri çekin. Üniversitelerle ve ilgili kurumlarla bir tartışalım, doğruyu bulalım." Bakınız, bugün az önce Plan ve Bütçedeydim, oradan geldim, orada da yine Cumhurbaşkanına yetki veriyorsunuz. Hani, hatırlar mısınız "Verin yetkiyi, görün etkiyi..." Etkiyi gördük; memur perişan, esnaf perişan, çiftçi perişan, bir tane mutlu olan yok. Bakınız, ocak ayı cari açığı açıklandı; 8,2 milyar dolar açık vermişiz. Ya, yazıktır, günahtır. Burada da geliyoruz, Bakanlıktan alıp şirkete yetki veriyoruz. Ya, neyi kaçırıyorsunuz? Denetimden kaçırıyorsunuz, millî parkları peşkeş çekeceksiniz, özelleştireceksiniz ve ondan sonra da talan olacak. Diyorsunuz ki: "Kırk dokuz yıllığına vereceğiz, iyi hâli varsa doksan dokuza çıkacak." Ya, yemezler arkadaşlar artık çünkü sizin niyetinizi biliyoruz, beyninizin arkasını artık okur hâle geldik. Hepiniz arkadan dolaşıyorsunuz.
Şimdi, orada da dedik ki: "Ya, kripto paralara vergi koyun." Koymadılar. Şimdi orada vergi koyuyoruz. Yine "Gelin, bugün, arkadaşlar, güzel bir iş yapalım, çiftçinin mazotundaki ÖTV ve KDV'yi kaldıralım." dedik. Yatlara siz ÖTV'siz mazot veriyorsunuz ama çiftçiye geldiği zaman, üretimin, gıda güvenliğinin güvencesi olan üreticiye ise yüklüyorsunuz. Bak, şu anda Cumhurbaşkanı eğer onay vermezse tarihî bir zam olacak bu akşam, tarihî zam. Ayıptır, günahtır, yazıktır! Hem gıda güvenliğimiz yok... Ondan sonra kalkıyoruz, eli avcu açtık, Sayın Cumhurbaşkanı bu akşam eğer imkân gösterirse, onay verirse zam aşağıda olacakmış. Arkadaşlar, her şeyi Cumhurbaşkanına yüklüyoruz. Burada bütün yetkiyi alıp şirkete vereceğiz; ya, şirket istediği gibi at koşturacak, hiç bir Bakanlığa hesap sormayacak, bilgi vermeyecek, ondan sonra istediği gibi... Kaçak bina varsa o kaçak bina için mahkemelerden onay alınıp yıkılacak veya yıkılmayacak diye -ne yapılacaksa- karar veriliyordu ama burada ne yapılıyor? Genel Müdürün yetkisine veriliyor. Ya arkadaşlar, bu kadar basit mi bu iş? Yani kısacası, biz artık millî parkları talan edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar) "Bundan vazgeçin, bu yasayı geri çekin." diyoruz.
Bakınız, ziraat mühendislerinin, orman mühendislerinin, peyzaj mühendislerinin, veterinerlerin, hiçbirinin haberi yok.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Bir de işsizler.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Ya, doğayı katlediyoruz; çocuklarımıza, torunlarımıza biz nereyi bırakacağız, hangi ülkeyi bırakacağız? Gazi Mustafa Kemal Atatürk millî parkları korumak için elinden geleni yapmış, Atatürk Orman Çiftliğini kurmuş. Ne yaptık? Medipole peşkeş çektik, peşkeş! (CHP sıralarından alkışlar)
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Betona boğdular, betona!
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Binalar yapıyoruz; o, bataklıkta çiftlik yapmış. Ulu Önder ülkede TİGEM'leri kurarken diyor ki: "Köylülerin gözleriyle görmesi için yapın, uygulamaları görsün, oradan alsın ve kendinde kullansın." Biz ne yapmışız? O çiftliklerin hepsini tarumar etmişiz. Şimdi gelmişiz, bizim millî parklarımızı, tabiatımızı, doğamızı, suyumuzu, geleceğimizi yok ediyoruz.
Arkadaşlar, bir kardeşiniz olarak sizden istirhamım, sizden ricam, bu kanun teklifini geri çekelim, bu kanun teklifini geri çekelim, bu kanun teklifini geri çekelim, geleceğimize hainlik yapmayın diyorum. Gelin, hep beraber bunu geri çekelim, tartışalım, doğruyu yapalım. (CHP sıralarından alkışlar)
Ya, bir kişiye yetki verilir mi? Al işte, yetkiyi verdiniz, gördük etkiyi; enflasyon uçmuş, gıda güvenliği uçmuş, ülkede herkes perişan. Ya, 4 bin lira olan emekli bayram ikramiyesine zam veremedik; utanın, utanın, utanın; bu ayıp hepimizin! Emekli bizden zam beklerken biz ne yaptık?
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Mazot 70 lira oldu!
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Yıllardan beri dedik ki: "Altının dışında kripto paraya, elmasa, diğer madenlere vergi koyalım." Ya, bugün uyandınız, atı alan Üsküdar'ı geçti arkadaşlar, millet parayı buldu, siz şimdi geldiniz, ÖTV koyuyorsunuz ama gelin bir iyilik yapın, çiftçinin traktöründeki, alet ekipmanındaki ve mazotundaki ÖTV'yi, KDV'yi kaldıralım ve o üretici rahat etsin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Toparlıyorum.
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Siz söz vermediniz mi? Çiftçinin BAĞ-KUR'u, esnafın BAĞ-KUR'u 7200 güne düşecekti, ne oldu, ne oldu; merak ediyorum? Ya, hayaller satıyorsunuz, hayaller; artık bunlardan vazgeçin.
Ben bir de bir şeyi merak ediyorum: Ya, biz mi bu ülkede yaşamıyoruz, biz mi başka bir yerde yaşıyoruz; siz mi daha farklı bakıyorsunuz? Şu at gözlüklerinizi çıkarın, hep beraber aynı pencereden bakalım. Ülkem yanıyor arkadaşlar, yanıyor.
Bakınız, az önce Cavit Arı Vekilimle beraberdik orada, Antalya'da yangından zarar gören çiftçilerin, esnafın, vatandaşın da evlerini o kanunun içine koysanız depremzedelerle beraber suç mu işlersiniz? Gelin, onu da koyun, ya bir madde ihdas edeceksiniz, bu kadar zor mu? Ama siz sadece saraydan gelenleri yapıyorsunuz, burada da bu kanun teklifini artık arkadaşlar geri çekelim; lütfen diyorum. Çocuklarınız için, torunlarınız için, geleceğiniz için bu kanun teklifini geri çekin. Hep beraber, birlikte karar verelim, ona göre de güzel bir yapıyı oluşturalım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Herkes kafasını aşağı eğmiş çünkü onlar da inanmıyorlar buna. İnanmıyorsunuz, inanmıyorsunuz!
Teşekkür ederim Başkanım. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)