| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 68 |
| Tarih: | 05.03.2026 |
CHP GRUBU ADINA OKAN KONURALP (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada yalnızca önemli bir dış politika meselesini değil aynı zamanda demokrasimizin temel ilkelerini konuşmak üzere de söz almış bulunuyorum.
Malumunuz, bir süredir iktidar temsilcilerinden sıkça iç cepheyi güçlendirme, millî birlik ve beraberliği tahkim etme çağrıları duyuyoruz. Elbette ki Türkiye'nin böylesine hassas bir coğrafyada güçlü ve dayanışma içerisinde olması son derece kıymetlidir ancak değerli arkadaşlar, birlik ve beraberlik yalnızca kürsüden dile getirilen sözlerle inşa edilmez; aksine, birlik ve beraberlik örneğin farklı görüşlerin temsil edildiği bu Gazi Meclise saygı duymakla, milletin iradesinin tamamını dikkate almakla mümkün olur.
Dolayısıyla, bugün komşumuz İran bölgemizin tüm güvenlik dengelerini etkileme potansiyeline sahip emperyalist bir saldırının hedefi olmuşken ve çatışmalar büyük bir hızla ülkemiz dâhil tüm bölgeye yayılmışken İYİ Parti -önergelerinin de konusu olduğu üzere- Türkiye Büyük Millet Meclisinin vakit geçirmeksizin bilgilendirilmesini talep ediyor. Biz de böylesine hassas dönemlerde Meclisin bilgilendirilmesini, ortak aklın devreye girmesini zorunluluk olarak görüyoruz fakat iç cephe söylemini diline pelesenk etmiş iktidar, milletin temsil edildiği Meclisi bilgilendirmekten kaçıyor ve Dışişleri Bakanının salı günü Meclise geleceği bir lütufmuş gibi ilan ediliyor. Peki, ne zaman? Savaşın 11'inci gününde. Umalım ki hiç olmazsa Hakan Fidan, Meclise uluslararası bir televizyon kanalına gayriciddi bir görüntüyle çıkan Bakan Yardımcısından ya da İran ve Körfez ülkelerindeki diplomat kökenli olmayan büyükelçilerden aldığı bilgilerle gelmez.
Değerli milletvekilleri, unutulmamalıdır ki birlik ve beraberlik farklı siyasi görüşlere, partilere, kişilere, kurumlara hukukilik kılıfına büründürülmüş pusular kurmakla, düşman hukuku uygulamakla sağlanmaz, bu yüce Meclisin çatısı altında tüm sorunlarımızı açık ve şeffaf bir biçimde konuşarak sağlanır. Gazi Meclisimiz yalnızca iktidarın değil 85 milyonun Meclisidir. Burada bulunan her bir milletvekili milletin iradesini temsil etmektedir. Meclisin gelişmeler hakkında bilgi sahibi olması demokrasinin gereğidir ve gerçekçi olmak gerekir ki elbette iradesini Trump'a teslim etmiş siyasi iktidardan İspanya Başbakanı ve Sosyalist Enternasyonalin Başkanı Pedro Sanchez'in İran konusunda ortaya koyduğu siyasi ve ahlaki duruşunun bir benzerini sergilemesini beklemiyoruz ancak Hükûmete, salıyı beklemeksizin Meclisi bilgilendirme çağrısı yapmayı İran'a yönelik saldırıların ilk gününde hayatını kaybeden 150'den fazla İranlı kız çocuğunun aziz hatırasına duyduğumuz saygının vicdani sorumluluğu olarak görüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
OKAN KONURALP (Devamla) - Ve son sözüm de şu olsun: İran'a yönelik saldırıları mezhep penceresinden değerlendiren "Şii bir devlet kuruluyor." diyerek gelişmelerden sevinç duyan bir dilin de ortaya çıktığını görüyoruz. Bir ülkenin bombalanmasına, insanların hayatlarını kaybetmesine mezhep hesabıyla sevinmek "Süreci ehlisünnet kazanıyor, Şia kaybediyor." gibi ilkel mezhep hesabına indirgemek Türkiye'ye kurulmuş bir tuzaktır. Türkiye bu tuzağa düşmemelidir. Mezhep kimliği üzerinden saflaşmak kutuplaşmayı büyütür; adalet, insan onuru ve barış ve benzer değerler ise mezhep sınırlarını aşar diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)