GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:68
Tarih:05.03.2026

SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, son gelen bu kanun tekliflerine baktığımız zaman gerçekten de böyle karamsarlığa ve paniğe kapılıyorum. Şimdi bugün, burada millî parkların özelleştirilmesini de içeren bir kanun teklifini görüşüyoruz. Dün, Plan ve Bütçede kamuya ait varlıkların özelleştirilmesi konusunda yetki isteyen kanun teklifi de Komisyondan geçti. Bu teklife göre, kamuda bulunan, atıl vaziyette bulunan sözüm ona varlıkların satılması, özelleştirilmesi için yetki alındı. Şimdi yarın önümüze köprüler gelecek, ondan sonraki gün otoyollar gelecek yani bakıyorum, hep bir talan düzeni var, "Hep bir şeyleri satalım, aman, bir şeyleri özelleştirelim, açalım." mantığı var ve cidden söylüyorum, bu beni üzüyor ve karamsarlığa itiyor. Yani ne oluyor da aslında en son özelleştirilecek, korumamız gereken doğayı, millî parkları şu anda özelleştirmeye açıyoruz veya özelleştirmenin önünü açıyoruz? Ne oluyor arkadaşlar, ne oluyor yani? Bakıyorsunuz, bakın, âdeta devletin elinde ne varsa, milletin ortak malı ne kaldıysa hepsi birer birer satış ihalesine konuluyor. Mesela, işsizlerimizin alın teriyle oluşturulan İşsizlik Fonu var, iktidar bakıyor, orada bir Fon var, ne yapayım? Orada bir para var, hemen devlet desteğini azaltayım, hem de bazı istisnaları o Fon'dan halledeyim. Bakın, yani bu milletin değeri, emeği ne varsa bir talan edilme vizyonu görüyorum maalesef. Bakın, net söylüyorum: Bu bir ekonomi politikası değildir, bu bir kalkınma vizyonu değildir; bu açıkça bir talan düzenidir. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Eviniz var, evin içinde yaşıyorsunuz, geliriniz yetmiyor, diyorsunuz ki: "Ya, bir gün kap kacağı satayım." Yetmiyor, bakıyorsunuz "Ya, bir gün oturma takımını satayım." Yetmiyor, "Ya, bir gün kapıyı satayım." Yetmiyor, "Ya bir gün şu çatının demirlerini satayım." Arkadaşlar, bu yaptığınız ona benziyor. Şu anda devletin elinde olması gereken varlıkların hepsini satıyorsunuz. Peki, yarın ne olur? Aynı ev örneğinde olduğu gibi açıkta kalırız, yağmur üstümüze yağar, açıkta kalırız. Lütfen, şu kanun tekliflerinde bu talan düzeninden yani aman onu özelleştireyim, bunu satayım, şu fona çökeyim, bundan vazgeçin. Hayır, bu da yetmiyor, arkasına ne getiriyorsunuz? Vergi artırıyor, ceza artırıyor, harç artırıyor yani başka yapılan bir şey yok.

Şimdi, bu ülkenin çözüm bekleyen birçok sorunu var, birçok temel problemi var. İşsizlik var, ekonomik yoksulluk var, enflasyon artıyor, ülkemizin dört bir yanı ateş çemberine dönmüş, savaş hâlini almış tüm komşularımız ama biz ne derdindeyiz? Millî parkı özelleştireyim, köprüyü satayım, otoyolu satayım, İşsizlik Fonu'na çökeyim, bunlarla uğraşıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bakın, Meclis olarak bizim görevimiz, kamunun varlıklarını korumak ve kamu varlıklarını tutarak büyümek. Satarak herkes günü çevirir ama önemli olan, sen kamunun varlıklarını elinde tutarak ne yapıyorsun, neyi koruyarak üstüne ekliyorsun? Şimdi, ekonomide yapısal reform yapmadan, üretimi artırmadan, sanayiyi güçlendirmeden, tarımı ayağa kaldırmadan siz sadece varlık satarak bütçe kapatamazsınız değerli arkadaşlar. Bakın, yine, dün Plan ve Bütçe Komisyonundaydık. Bu özelleştirmeler, ek vergiler, vesaire topluyorsunuz, hepsi 150 milyar TL yapmıyor, biliyor musunuz? Oysaki siz geçtiğimiz ocak ayında 456 milyar faiz ödediniz. Bakın, 456 milyar bir ayda faiz ödediniz. Bu kadar malı satın, ocak ayındaki faizin yarısı yapmıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - 2026 yılında 2 trilyon 740 milyar faiz ödeyeceksiniz ve bu satarak da karşılanmıyor. Değerli arkadaşlar, onun için bir şeyler yapmamız lazım. Buradan iktidara sesleniyorum: Devletin malını satmak kolaydır; zor olan üretmek, planlamak, yönetmektir. Gerçek ekonomi politikası, millî varlıkları koruyarak büyümektir, kamu yararını önceleyerek yatırım yapmaktır. Stratejik alanları kamusal denetimde tutmaktır. Şu talan anlayışından vazgeçin, milletin malını gelir tablosu olarak görmekten vazgeçin. Bu ülkenin doğal mirasını ticari envanter gibi değerlendirmekten vazgeçin diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)