GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:72
Tarih:24.03.2026

CHP GRUBU ADINA AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) - Sayın Başkanım, sizin şahsınızda her 2 bayramımızı da kutluyorum hem Meclisimizin hem milletimizin adına.

Efendim, yoksulluğu konuşuyoruz, ekonomik krizi konuşuyoruz. Yoksulluk en çok çocukları ve kadınları vurur. Yoksulluk çocuğun sofrasından sadece lokmasını eksiltmez, çocuğun çocukluğunu da alır, götürür yani yoksulluk başlı başına bir çocuk sorunudur aslında. Bir arkadaşımdan dinlemiştim, size onun bana anlattığı gibi aksettireceğim: Anne, baba ölmüş, kendisi 13 yaşında, kardeşleri kendisinden küçük, üç gün kimse yemeğe davet etmediği için, evde de hiçbir şey bulunmadığı için maalesef yemek yiyememişler, üç gün sonunda komşu -onlar da aç, yoksul insanlar- yemeğe davet etmiş, yemeğe gidince töre gereği 13 yaşındaki ailenin büyüğü olan çocuk "Sofraya buyurmaz mısınız?" deyince kardeşleri hemen koşmuşlar, yanaşmışlar. Kendisi şık bir teşekkür etmiş yani "Hamdolsun, tokum." demiş. "Ağabey, o günden beri açım, o sofradaki açlığım hâlâ devam ediyor." dedi. Yoksul çocukların açlıkları giderilmez, yoksul çocukların eksik lokmaları yerine konamaz. Onun için bugün yüzde 30'a varan çocuk yoksulluğunu gidermenin bir hâl çaresini bulmak gerekir. O sofralarda anneler anneliklerini, babalar babalıklarını bırakırlar; o sofralar boyun eğdirir.

Yoksulluğun en kötü tarafı ahlakınızla, bütün iyiliğinizle birlikte boynunuzu eğmek zorunda kalırsınız. Biz, bugün o boyunları havaya kaldırmanın mücadelesini vermek zorundayız. Arkadaşlarım anlattılar, yoksulluğun bir insanlık onuru sorunu olduğunu ifade ettiler, rakamlarla verdiler. Ben çocuklar açısından söylüyorum, gelecekte o çocukların bu memleketi kurtarabileceğini düşünerek bugün eğer çocuklarımızı kurtaracak, eğer bu yoksulluğu dindirecek adımlar atmazsak yarına bir şey kalacağını zannetmiyorum.

Suça itilen çocuklar sorununun arkasında yatan en önemli nedenlerden bir tanesi yoksulluktur. Yoksullukla mücadeleyi iktidar mücadelesi, muhalefet mücadelesi olarak görmüyorum. Bu, büyük bir mücadeledir. Dün, şurada Tuzluçayır'da okuduğum okulun etrafındaki gecekondularda şehre inmek zorunda olan kadınların kocalarının pantolonlarını ödünç alarak doktora gittiklerine tanık olmuşluğum vardır. Dün, sadece bulgur pilavı, bir ailede 5 kişinin küçük bir bulgur pilavı tabağına kaşık attığını görmüşlüğüm, tanıklığım vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

AHMET TUNCAY ÖZKAN (Devamla) - Çok teşekkür ederim.

Bizim hayatın bu gerçek hikâyelerini ortadan kaldıracak düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Çocuklar okula aç gidiyorlar, bari okulda bir meyve suyu, bir kurabiye verelim. Yoksulluk yardımını vatandaşlık maaşına bağlayalım. Pek çok yapabileceğimiz şey var ama bugün 2 trilyon lirayı aşan faizin sadece üçte 1'idir yoksula bu bütçeden ayırdığımız pay. Gelin, "Halkın sesi Hakk'ın sesidir." diyen; gelin, halkın çığlığını bu Meclisin duvarına yazdıran büyük Mustafa Kemal'in savaş zamanında başarabildiklerini bizde başaralım. (CHP sıralarından alkışlar) Halkın sesini Hakk'ın sesi olarak görelim, yoksulların çığlığını halkın sesi olarak dillendirelim, bütçeden daha çok pay verelim. Gelin, bu sorunu birlikte çözelim, önergeye "Evet." diyelim efendim.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)