| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 76 |
| Tarih: | 01.04.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önümüzdeki öneri hukuk devleti hassasiyeti görüntüsü altında Türkiye'yi uluslararası alanda tartışmalı göstermeye dönük siyasi bir çabanın Meclis zeminine taşınmasından ibarettir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Yapmayın ya, yapmayın kardeşim!
CÜNEYT YÜKSEL (Devamla) - Anayasa’nın 138'inci maddesinin üçüncü fıkrasını gayet iyi biliyorsunuz: Görülmekte olan davalar hakkında yasama meclisinde görüşme yapılamayacağını açıkça hükme bağlamıştır.
Değerli milletvekilleri, Osman Kavala hakkında 2019 yılında verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin daire kararı 2020'de kesinleşmiştir. Mahkemenin 2022 yılında gördüğü büyük daire yargılaması ise tutukluluğa dair yeni bir hukuki değerlendirme değil, sözleşmenin 46'ncı maddesi bağlamında yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği incelemesi olan istisnai bir usuldür. Geçen hafta duruşması yapılan davanın ise daha sonraki tutukluluk kararlarıyla ilgili olduğu görülmektedir. Bu yeni tutukluluk kararlarıyla ilgili olarak iç hukukun öngördüğü şekilde yeniden Anayasa Mahkemesine başvurarak iç hukuk yollarının tüketilmesi beklenmektedir. Kaldı ki bu dava konusunun da Anayasa Mahkemesi önünde derdest olduğu görülmektedir. Bu hususlar dikkate alındığında bağlayıcı olan kararların uygulanmaması şeklinde genel sonuçlar çıkaran bu önerge hukuk sistemimiz açısından doğru bir değerlendirme ortaya koymamaktadır. Kaldı ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 2019 tarihli kararının 142'nci paragrafında Gezi olayları sırasında şiddet yanlısı grupların gösterilere katıldığını, çok sayıda ölüm, yaralanma ve Vandalizm eylemi meydana geldiğini, böyle bir tabloda devletin bu olayları soruşturması, failleri tespit ederek adalet önüne çıkarmasının tamamen meşru ve hukuken yerinde olduğunu ifade etmiştir.
GÖKÇE GÖKÇEN (İzmir) - Ali İsmail'in katili, Ali İsmail'in katili...
CÜNEYT YÜKSEL (Devamla) - Okuyabilirsin, 142'nci paragrafı okursan öğrenirsin.
Bu açık tespit karşısında Gezi olaylarının yalnızca barışçıl bir protesto süreci gibi sunulması AİHM'in kendi değerlendirmesiyle dahi bağdaşmamaktadır. Nitekim yargı Gezi olaylarının bir suç, cebir ve şiddet hareketi olduğunu, bütün ülkeye yaygınlaştırılmak istendiğini, seçilmiş hükûmete ve anayasal düzene karşı bir kalkışma olduğunu, vahim can kayıplarına ve ciddi maddi zararlara yol açtığını çok açık bir şekilde ortaya koymuştur.
GÖKÇE GÖKÇEN (İzmir) - Ölenleri öldürenler nerede, öldürenler nerede?
CÜNEYT YÜKSEL (Devamla) - Sonuç olarak bugün gelinen noktada Osman Kavala cezaevinde tutuklu değil, kesin yargı kararıyla hükümlü sıfatıyla bulunmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Yüksel, lütfen tamamlayın.
CÜNEYT YÜKSEL (Devamla) - Ayrıca Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 1 Nisan 2026 yani bugünkü verileri de Türkiye'nin AİHM kararlarını uygulama konusundaki hassasiyetini açıkça ortaya koymaktadır. Tüm üye ülkeler bakımından kararların icra ortalaması yüzde 79,47 iken Türkiye bakımından bu oran yüzde 90,20'dir. Bu tablo, Avrupa Konseyinin kurucu üyelerinden biri olan Türkiye'nin AİHM kararlarını üye ülkeler ortalamasının üzerinde bir dikkat ve titizlikle uyguladığını göstermektedir. Bu nedenlerle hukuken isabetli bir değerlendirme içermeyen söz konusu Meclis araştırması önergesine ret oyu verilmesini saygıyla arz ediyorum, yüce heyetinizi selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)