| Konu: | Özel güvenlik görevlilerine ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 77 |
| Tarih: | 02.04.2026 |
AHMET ERBAŞ (Kütahya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; ülkemizin kamu güvenliğine önemli katkı sağlayan özel güvenlik görevlileri hayatın her alanında devletimizin emrinde ve milletimizin huzuru için fedakârca görev yapmaktadır. Kolluk kuvvetlerimizin yükünü hafifleten bu yapı kamu düzeninin tamamlayıcısı ve vazgeçilmez bir unsurudur.
Bugün Türkiye genelinde yaklaşık olarak 328 bin özel güvenlik görevlisi yüksek tehlike ve stres altında gece gündüz demeden görevlerini yapmaya çalışmaktadır; hava alanlarından hastanelere, okullardan kamu kurumlarına kadar hayatın her noktasında görev yapmaktadır ancak bu ağır ve önemli görevlerine rağmen özel güvenlik görevlilerimizin yasal ve sosyal hakları yeterli değildir maalesef. Görev sırasında hayatını kaybeden veya yaralanan güvenlik görevlilerimize şehit ve gazi ünvanının verilmesi gerekmektedir. Bu hakların verilmesi bir ayrıcalık değil adaletin gereğidir. Yıpratıcı çalışma şartları ortadayken yıpranma hakkının bu meslek grubuna da tanınması gerekmektedir. Güvenliğimizi sağlayanların kendilerini güvende hissetmediği bir sistem maalesef ayakta kalamaz.
Ayrıca, bu kadar kritik bir görev için verilen eğitimlerin niteliği ve denetimi de büyük önem taşımaktadır. Sertifikaların kolay erişilebilir ve denetimin zayıf yöntemlerle sağlanması asla kabul edilemez. Güvenlik görevlisi mesleği ciddi eğitim, disiplin ve denetim gerektiren bir meslektir. Eğitim süreçlerinin daha nitelikli ve daha sıkı denetlenmesi şarttır. Güçlü kamu güvenliği ancak haklarını almış, iyi yetişmiş ve motive bir yapıyla mümkündür. Bu nedenle gerekli yasal düzenlemenin ivedilikle yapılması gerekmektedir.
Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; güvenlik görevlilerimizin sorunlarını ve taleplerini bilgilerinize sunduktan sonra Kütahya'yla ilgili bir konuyu daha gündeme taşımak istiyorum. Kütahya'nın Altıntaş ilçesinde kamu arazisi niteliğinde ve yerleşim alanı içerisinde bulunan bir alana güneş enerjisi santrali kurulması planlanmaktadır. Yerel yönetim ve vatandaşlarımızla bu projeye ısrarla itiraz etmekteyiz. Yeşil enerjiye karşı değiliz, güneş enerjisi enerji bağımsızlığımız açısından stratejik bir öneme sahiptir ancak Altıntaş'ın konut ihtiyacı için ayrılmış bir alana, ilçeye ve Kütahya'ya bu zamana kadar hiçbir yatırım yapmamış bir yapının bu kamu arazisinden yararlanarak büyük kazanç elde etmeye çalışmasını kabul edemeyiz. Deprem kuşağında olan ve konut ihtiyacının devam ettiği bir bölgede kamu arazisinin konut projesi yerine enerji santrali için kullanılması ciddi bir öncelik hatasıdır. Kamuya ait olan bu alan bir firmanın kazancı için değil, vatandaşlarımızın barınma ihtiyacı için kullanılmalıdır. Bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının deprem gerçeğini, konut ihtiyacını ve kamu yararını ön planda tutarak gerekli hassasiyeti gösterdiğine ve göstereceğine inancımız sonsuzdur. Yerleşim alanının göbeğinde böyle bir projenin hayata geçirilmemesi kamu yararı açısından da büyük önem taşımaktadır.
Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; sözlerimi tamamlarken şu hususun altını özellikle çizmek isterim: Cumhuriyetimizin yüz yıllık serüvenini "narkoz" olarak değerlendirmek milletimizin binlerce yıllık tarihî birikimini, mücadelesini ve Anadolu'daki köklü birlik ve beraberlik mirasını hiçe sayan tarihî bir şuursuzluktur. Cumhuriyet, Türk milletinin direnişinin eseri, dirilişinin göstergesidir. Bizim asıl gücümüz Malazgirt'ten Çanakkale'ye, oradan Millî Mücadele'ye, Dumlupınar'a uzanan o kadim kardeşlik ruhundan gelmektedir. Türk milleti tarih boyunca en zor zamanlarında bile birlik ve beraberlik içinde aşılmaz engelleri aşmıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de ifade ettiği gibi, bir ulus sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek hiçbir güç düşünülemez. Bu anlayışla, tarihimizle gurur duyarak, geleceğimize umutla bakarak birlik olursak her türlü zorluğun üstesinden geliriz.
Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)