GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:79
Tarih:08.04.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Genel Kurulu ve ekranları başında bizi izleyen aziz milletimizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Tabii, çıkan hatiplerin büyük kısmı bizim ne cevap vereceğimizi çok merak ediyor ama ben kendilerine şunu sormak isterim: Ayıp arayan geçmişe dönüp baksın, 1960 yıllarında 27 Mayıs darbesi esnasında Ulus gazetesinin...

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Bugüne gelin, bugüne gelin!

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - ...darbeyi destekleyen manşetlerinden haberi var mı arkadaşımın?

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Ne farkınız var peki? Onu da açıklayın.

CAVİT ARI (Antalya) - Bugünden bahsedin, bırakın...

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Peki "411 el kaosa kalktı." denilen manşetleri hatırlıyor musunuz? "Muhtar bile olamazsın." diyen manşetler atıldığında içinde bulunduğunuz siyasi parti nasıl bir tavır almıştı? (CHP sıralarından gürültüler)

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Hanımefendi, hanımefendi, somut belgeyi konuşun.

UMUT AKDOĞAN (Ankara) - Onlar da yanlıştı, bunlar da yanlış.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Sadece bunu merak edip araştırmanızı istiyorum. (CHP sıralarından gürültüler)

Değerli arkadaşlar, tabii, önerge, özünde hukukun üstünlüğünü savunmaktan öte, işlemekte olan bağımsız yargı sürecine siyasi bir gölge düşürme gayesi taşımakta. Adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi şüphesiz ki hukuk devleti ilkesinin temel direkleridir ancak bu ilkeler, kamu vicdanını yaralayan iddiaların araştırılmasına, şeffaflığın tesis edilmesine ve hukukun işlemesine bir kalkan olarak kullanılamaz. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından gürültüler)

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Konumuz medya, medya.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen hatibi dinleyelim.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Her habere erişim engeli getiren siz mi söylüyorsunuz bunu?

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Türkiye demokratik kurumları ve bağımsız yargısıyla dünyada en iyi işleyen demokrasilerden birine sahiptir. (CHP sıralarından "Ooo!" sesleri, gürültüler) Bağıran arkadaşlarıma diyorum ki: Cumhuriyet Halk Partisinin ya da belli odakların avukatlığı yerine milletin avukatlığını yapmaya soyunun. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından gürültüler)

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Başkanım, hatibi dinleyelim. Hatibe saygı gösterelim. Siz konuşurken susuldu.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Bir ileri demokrasi mevhumunu, milletin oylarıyla elde edilen makamların ardına saklanarak, kamu kaynaklarının şeffaflıktan uzak ve belirli çıkar odakları lehine yönetilmesi olarak tahayyül ediyorsa, kusura bakmasınlar...

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Bu ülkede kayyum rejimi varken ne demokrasisinden bahsediyorsunuz!

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - ...bizim devlet ve demokrasi anlayışımızda böyle bir imtiyaza yer yoktur.

BAŞKAN - Bir saniye Sayın Karslı...

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Milletin iradesiyle seçilmiş olmak...

BAŞKAN - Sayın Karslı... Sayın Karslı...

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - ...hiçbir makam sahibine denetimden muaf olma...

BAŞKAN - Sayın Karslı...

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - ...ve hukukun üzerinde konumlanma hakkı vermez.

MEHMET DEMİR (Kütahya) - Kürsüyü susturmak için değil, siz onlara sesleneceksiniz.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, 5 kez "Sayın Karslı" diye seslendim, müsaade ederse... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

MEHMET DEMİR (Kütahya) - Siz duyurmak isterseniz duyurabilirsiniz.

BAŞKAN - Nasıl duymadı, ikaz edecektim, ikaz edecektim ama.

MEHMET DEMİR (Kütahya) - Siz konuşmasını yapmaya devam ettireceksiniz, duyurmak isterseniz duyurabiliyorsunuz. Onları da uyarın, uyarın; bizi değil, onları uyaracaksınız. Sayın Başkan, orayı uyaracaksınız.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, ben yanlış yere müdahale etmiyorum; Sayın Karslı'ya "Müsaade edin, ikaz edeceğim." diyorum.

MEHMET DEMİR (Kütahya) - Sayın Başkan, orayı uyaracaksınız, burayı değil, orayı uyaracaksınız; onlara söyleyeceksiniz, buraya değil. Söyleyin lütfen. Buyurun, sizi bekliyoruz.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Sürem işledi bu sürede ama...

BAŞKAN - Sayın Karslı, bir saniye lütfen...

Sayın milletvekilleri, ben nasıl ikaz edeceğimi, zamanlamasını...

MEHMET DEMİR (Kütahya) - Bu tarafa değil, o tarafa doğru bakacaksınız, bize değil.

BAŞKAN - Bir müsaade et ama. Ya, bir müsaade et kardeşim. Ee, bir müsaade et, bir müsaade et.

MEHMET DEMİR (Kütahya) - Siz o tarafa doğru bakın.

BAŞKAN - Bir müsaade eder misin, bir lafımı tamamlayayım. Bir müsaade et.

MEHMET DEMİR (Kütahya) - "Oraya bakın." diyorum ben.

BAŞKAN - Ya, arkadaş, biz müsaade et, ne söylüyorum; Allah Allah!

Ben Sayın Karslı'nın beş kez -burada Divan kâtipleri dinliyor- susmasını istedim, "Bir müsaade eder misiniz, ikaz edecektim." dedim; Sayın Karslı duymadı. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Niye itiraz ediyorsunuz? Ne yapacağımı...

MUSTAFA YAVUZ (Bursa) - Muhatap ora ama Sayın Karslı değil Başkanım, muhatap orası.

BAŞKAN - Allah'ım Ya Rabb’im!

Ya, ben Sayın Karslı'yı ikaz etmiyorum. Sayın Karslı'ya, "Müsaade et,

onları ikaz edeceğim." diyorum ya. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Arkadaş, sizinle anlaşmak çok zor ya, vallahi ya.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Başkanım, teşekkür ediyorum, sizi duydum.

BAŞKAN - Siz beni duydunuz da, arkadaşlarınız duysun, onları bir ikaz edin, lütfen, bir onları ikaz edin, ikaz edin. Allah Allah!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Onları ikna etmek imkânsız, imkânsız.

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Tamam Başkanım, haklısınız.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Onları nasıl ikna edeceksiniz?

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Haklısınız Başkanım, DEM'e doğru söyleyin.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Sürem işledi bu arada.

BAŞKAN - Buyurun, ilave edeceğim, buyurun.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Tamam, teşekkür ederim.

Aksine, kamu emanetini omuzlarında taşıyanların hukuk karşısında çok daha şeffaf, çok daha hesap verebilir olması elzemdir, millete hizmetle mükellef olan bizlerin her türlü şaibeden uzak kalması bir mecburiyettir.

SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - Kobani kumpas davası...

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Önergeyle şikâyet edilen, aslında, yargının yanında basının da tartışma konusu hâline getirilmesidir. Halkın haber alma hürriyeti en az masumiyet karinesi kadar kutsaldır.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - 31 tutuklu gazeteci var bu ülkede, 31.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Milyarlarca liralık kamu zararından bahsedilirken basının bunu haber yapmasını yargısız infaz olarak nitelendirmek aslında basını susturmak ve gerçekleri halktan gizlemek demektir. (CHP sıralarından gürültüler) Milletin malına el uzatıldığına dair ortada iddialar, ciddi şüpheler varsa bunun üzerine hep birlikte gitmek millet adına bizim görevimizdir.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Hapishaneler gazeteci dolu!

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Avukatlar daha öğrenmeden "Tutuklandı." diye manşet atmak mıdır?

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Dolayısıyla, önerge hakikatin ortaya çıkmasına hizmet etmekten öte, devam eden hukuki süreci Meclis zemininde politize ederek mecrasından koparmaya hizmet ediyor. Biz bağımsız yargı sürecini itibarsızlaştırma çabalarına asla geçit veremeyiz.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - İktidarın haber alma hürriyeti var, muhalefetin yok(!)

ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Milletimizin tek bir kuruşunun dahi heba edilmesine, siyasi zırhların arkasına saklanarak israf edilmesine göz yumamayız diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)