GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:79
Tarih:08.04.2026

MHP GRUBU ADINA PELİN YILIK (Çankırı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sosyal devlet ilkesi ışığında aile kurumunu, toplumsal yapımızın en kırılgan ve en hayati birimlerini modern çağın risklerine karşı korumak, günümüzün ihtiyaçları yönünde güçlendirmek amacıyla hazırlanan teklif önemli düzenlemeleri içermektedir. Sosyal politikalar devletin vicdanı ve toplumsal bir kucaklaşmadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler sosyal hizmetleri sadece bir yardım mekanizması olarak değil, toplumsal dayanışmanın ve millî birliğin temeli, aynı zamanda vatandaşlarımızın hakkı olarak görüyoruz. Devletin sosyal gücünü kullanarak yoksulluğu yönetmek değil, yok etmek temel prensip olmalıdır.

Değerli milletvekilleri, Türk milletinin varlığındaki en mukaddes yapı olan aile kurumu, dijital dünyanın ve modern kültürün getirdiği yozlaşmalara karşı manevi değerlerle aile içi birlik, beraberlikle korunmalıdır. Türk toplumsal yapısının tarihsel sürekliliğini sağlayan en temel, en stratejik kurum olan aile, millî kimliğin muhafaza edildiği birincil yapıdır. Aile aynı zamanda kültürel değerlerin kuşaklar arası aktarımını sağlayan, sosyal dayanışmayı diri tutan ve devletin bekasını toplumsal temelde tahkim eden sarsılmaz bir kale niteliğindedir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak çocuğu, millî kimliğin sürekliliğini sağlayan bir emanet ve Türk aile yapısının sarsılmaz bir bileşeni olarak görmekteyiz. Bu vizyon çerçevesinde önceliğimiz, evrensel hukuk ilkeleriyle, medeniyet değerlerimizi harmanlayarak çocukların yaşama, gelişme ve korunma haklarını teminat altına alan bir çocuk hakları kültürü tesis etmektir. Özellikle çocuk istismarı ve ihmaliyle tavizsiz mücadele edilmesi, suç mağduru çocukların ikincil örselenmelerini engelleyecek ihtisaslaşmış müdahale mekanizmalarının kurulması ve dijital dünyadaki risklere karşı yasal kalkanlarının oluşturulması stratejik hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi çocuk refahını sadece bir sosyal yardım meselesi olarak değil, Millî birlik ruhunun ve devletin bekasının toplumsal temelde güçlendirilmesi olarak değerlendirmektedir.

Sayın milletvekilleri, bilimsel veriler, erken çocukluk dönemindeki anne şefkatinin bireyin psikososyal gelişimindeki ikame edilmez rolünü ortaya koymaktadır. Nesillerimizin istikbali olan anne-çocuk ilişkisinin sağlam temeller üzerine kurulması önem arz etmektedir. Bu doğrultuda kadın memurlarımızın analık izninin toplamda yirmi dört haftaya çıkarılması sadece bir çalışma hayatı düzenlemesi değil sağlıklı bir toplum inşası yolunda atılmış stratejik bir adımdır.

Sayın milletvekilleri, kadınların çalışma hayatında karşılaştığı annelik barikatı devletimizin aile politikalarıyla taban tabana zıt yapısal bir çelişkidir. Devletimiz bir yandan çocuk sahibi olmayı teşvik eden makropolitikalar yürütürken diğer yandan bu tercihi kadın için bir kariyer dezavantajına dönüştüren piyasa koşullarına karşı kararlı bir mekanizma oluşturmak zaruridir. İş mülakatlarında kadınlara hamilelik planlarının sorulması veya anneliğin bir iş hayatı engeli olarak çalışan kadınların önüne çıkması kabul edilemez bir durumdur. Kadınların annelik sonrasında terfi imkânlarının kısıtlanması, kariyer basamaklarını tırmanırken annelik rolleriyle çatışan iş yerlerinin ideal çalışan beklentisi nedeniyle çarptıkları görünmez duvarlar üst düzey pozisyonlara çıkmalarının engellenmesi gibi annelik cezalarıyla karşılaşmamaları için gerekli tedbirler alınmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak vurguluyoruz ki kadının annelik vasfı iş dünyasında bir risk analizi konusu değil toplumsal devamlılığı teminatıdır. Kamu ve özel sektör fark etmeden kadınları aile kurma tercihleri nedeniyle kariyer dışına iten her türlü ayrımcılıkla mücadele edilmelidir. Bu çelişkiyi ortadan kaldırmak için işe alım süreçlerindeki bu tip ayrımcı baskıları hukuki müeyyidelerle bağlayan ve anneliği profesyonel hayatın doğal bir parçası olarak kabul eden somut bir yasal ve idari düzenleme ihtiyacı artık kaçınılmazdır.

Sayın milletvekilleri, koruyucu aile modeline getirilen teşvikler ve sigorta prim desteği devletimizin şefkat elinin uzandığı her hane için büyük önem taşımaktadır.

Kıymetli milletvekilleri, küreselleşen dünyanın ve dijital devrimin getirdiği imkânlar kadar beraberinde taşıdığı tehditler de göz ardı edilmez bir boyuta ulaşmıştır. Dijital mecralar kontrolsüz bakıldığında evlatlarımıza siber zorbalık, istismar, zararlı alışkanlıklar ve kültürel yabancılaşmayla karşı karşıya bırakmaktadır. Düzenlemeyle birlikte sosyal ağ sağlayıcıları için net bir yaş sınırı getirilmektedir. Buna göre, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunulması yasaklanmakta, sağlayıcılara bu konuda yaş doğrulama mekanizmalarını kurma yükümlülüğü getirilmektedir. 15 yaş üstü çocuklar için ise çocuk gelişimine uygun, ayrıştırılmış hizmet sunulması ve ebeveynlere kullanım süresi, harcama kontrolü ve hesap ayarlarını yönetme imkânı tanıyan etkin ebeveyn kontrol araçlarının sağlanması zorunlu kılınmaktadır. Sosyal ağların kullanıcıları yanıltmaya yönelik aldatıcı reklamları engelleme sorumluluğu da yasal bir zemine oturtulmaktadır. Ayrıca, yargı kararlarının uygulanma süreleri güncellenerek dijital ortamdaki hak ihlallerine karşı müdahalenin etkinliği artırılmaktadır. Özellikle günlük erişimi 10 milyonu aşan büyük platformların gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yargı kararlarını bir saat içinde uygulama zorunluluğu vurgulanmaktadır. Özetle, bu değişiklik dijital mecraları daha güvenli, şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuştururken aile kurumunu ve çocukları dijital risklere karşı koruma altına alan bir iradenin sonucudur.

Değerli milletvekilleri, devlet korumasındaki gençlerimizin 25 yaşına kadar desteklenmesi sosyal risk altındaki bireylerin toplumsal yapıya entegrasyonunda pozitif ayrımcılık değil bir hak teslimidir. Bu gençlerin kamu istihdamında liyakat esaslı süreçlere dâhil edilmesi devletin kendi yetiştirdiği evlatlarına duyduğu güvenin, onlara yüklediği misyonunun bir yansımasıdır. Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aile yapısının çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışması sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten itibaren isteği üzerine on gün izin verilebilmesi de kanun teklifiyle düzenlenmektedir. Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeli, daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta primi ödemelerinin yapılmasını mümkün hâle getirmektedir. Özellikle ihtisaslaştırılmış çocuk evleri sitesi ve çocuk koruma ilk müdahale merkezleri gibi birimlerin kurumsal kimlik kazanması, mağduriyet yaşayan evlatlarımızın rehabilitasyon süreçlerinin bilimsel bir disiplinle yönetilmesini amaçlamaktadır. Bununla birlikte, merkezî izleme sistemi, sosyal hizmet kuruluşlarımızın veri akışını eşzamanlı ve kesintisiz bir denetim mekanizmasına bağlayarak şeffaflık, disiplin ve güvenlik standartlarını en üst düzeye taşımaktadır.

Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; düzenlemeyle şiddet mağduru olup konuk evlerinde barınan ancak yeterli geliri bulunmayan kadınlarımıza ve çocuklarına bürokratik engellere takılmaksızın, herhangi bir kesintiye uğramaksızın net harçlık ödenmesi hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle, geçici yardım mekanizmalarının devreye girmediği durumlarda bile bireyin temel ihtiyaçlarını karşılama yetkinliğinin muhafaza edilmesi amaçlanmaktadır.

Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi Türk devlet geleneğini çağın gerekleriyle buluşturan, merkezine kadını çocukları alan insan odaklı bir yaklaşıma sahiptir.

Bu noktada, sözlerime son vermeden önce partimizin kurucu Genel Başkanı Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'i ebediyete irtihalinin 29'uncu yıl dönümünde rahmet ve saygıyla anıyorum.

Son olarak, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak toplumsal refahı ve aile birliğini esas alan bu kanun teklifini destekleyeceğimizi ifade ediyor, düzenlemenin aziz milletimize ve devletimize hayırlı olmasını temenni ederek Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)