GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:82
Tarih:15.04.2026

MHP GRUBU ADINA MEHMET TAYTAK (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce bugün Kahramanmaraş'ta bir okulda yaşanan bir öğretmenimizin ve 8 öğrencimizin hayatını kaybettiği, çok sayıda evladınızın da yaralandığı saldırıyı derin bir üzüntüyle karşılıyoruz. Dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi, bugün Kahramanmaraş'ta yaşanan bu acı olaylar milletçe yüreğimizi yakmış, eğitim yuvalarımızın güvenliğine olan hassasiyetimizi bir kez daha gözler önüne sermiştir. Hayatını kaybeden öğretmenimize ve yavrularımıza Cenab-ı Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabır, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisi ve yüce milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Sosyal Hizmetler Kanunu üzerinde konuşurken aslında hayatın tam merkezine, en saf, en kırılgan noktasına dokunuyoruz. Bu kanun değişikliği sadece hukuki meselelerden ibaret değildir, bu satırların arasında evladına sarılamayan bir babanın sızısı, ekranları başında sessizce kaybolan bir neslin istikbali ve hayatının son deminde bir sıcak el bekleyen büyüklerimizin beklentisi vardır. Türk devlet geleneğinde sosyal adalet bir lütuf değil bir sorumluluktur. Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan cumhuriyete uzanan bu köklü anlayış, vatandaşını koruyup gözetmesi gereken bir emanet olarak gördüğünü ortaya koymaktadır. Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi bu kadim geleneğin 2026 yılındaki tezahürüdür. Devlet, yaşlısını yalnız bırakmayan, engellisi bir engele takıldığında yanında olan, anne doğum yaptığında aileye çatı olan kutsal bir iradedir.

Değerli milletvekilleri, bu teklifin bizce en önemli maddeleri geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı koruyan maddelerdir. Bu teklifte artık bir okulda, bir yurtta, bir serviste, bir kreşte, bir oyunevinde, bir internet kafede; kısacası çocuklarımızın çoğunlukta olduğu alanlarda insan ticaretinden, cinsel istismardan, uyuşturucudan hüküm giymiş kişiler artık çalışamayacak ve bu faaliyet alanını işletemeyeceklerdir. Çocuklarımıza zarar vermek isteyen her türlü karanlık niyetlerin suratına çelikten bir duvar örüyoruz. Eğer biz bugün yavrularımızın saçının teline zarar gelmesin diye bu setleri çekebiliyorsak, bu iradeyi kanunlaştırabiliyorsak işte o zaman, milletin bize verdiği emanetin, milletvekilliği sıfatının hakkını vermiş oluyoruz çünkü bizim en büyük ödevimiz çocuklarımıza sadece bir ülke değil, güvenli bir gelecek bırakmaktır.

Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi olarak aileyi bir siyasi sorun olarak değil, medeniyetimizin çimentosu olarak görüyoruz. Bu kanun teklifi, çalışan annelerimizin üzerindeki izin problemini kaldırıyor, doğum sonrası iznini sekiz haftadan on altı haftaya çıkarıyor. Bir anneyi rızkı ile evladının kokusu arasında, mesai ile bebeğinin uykusu arasında bırakmıyoruz, anaların hakkını teslim ediyoruz. O anne evladını rahatça büyütebilecek ki bu vatan, bu millet, bu devlet sağlam nesiller üzerinde yükselsin. Bu konu yalnızca bir kanun teklifi değil, toplum ve aile meselesidir. Bu yüzden, babalarımızın izin süresi işçisinden memuruna ayırım gözetilmeksizin uzatılmıştır. Ayrıca, koruyucu ailelerle ilgili yapılan düzenlemelerle, sevgiyle büyüttükleri her biri evladınız için gösterdikleri emek ve özveri karşılıksız kalmamıştır. Milletimizin vicdanını ve merhametini en güçlü şekilde yansıtan bu fedakâr yuvalarımız unutulmamıştır. Güçlü kadın, güçlü aile ve nihayetinde güçlü Türkiye idealine de Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak bir tuğla daha koyuyoruz.

Değerli milletvekilleri, şimdi, bu kanun teklifinin en hayati noktasına, tabiri caizse, geleceğimizi, evlatlarımızı dijital dünyanın dipsiz kuyularından çekip çıkaran bu 22'nci maddesine değinmek istiyorum. Hepimiz biliyoruz ki bugün anne ve babaların en büyük endişesi evlatlarının elindeki o küçük ekranların içerisindeki tehlikelerdir. Çocuklarımız dijital bir okyanusta maalesef pusulasız ve savunmasız bir şekilde başka dünyalara çekilebiliyorlar. İşte, bu kanun teklifiyle çocuklarımızı siber zorbalıktan, zararlı içeriklerden ve o dipsiz kuyulardan koruyacak huzurlu bir liman inşa ediyoruz. Çocuklarımız korunması gereken en kutsal hazinelerdir. Bu yüzden 15 yaşından küçük yavrularımızı bu platformların karmaşasından uzak tutuyor, 15 yaşını doldurmuş gençlerimizi ise onlara özel ve filtrelenmiş güvenli bir dijital dünya mecburiyeti getiriyoruz. İstiyoruz ki evlatlarımız internette girdiğinde karşısında kurgulanmış tuzaklar değil onları geliştirecek içerikler çıksın. Burada en büyük güç ailelerimize veriliyor. Artık anne ve babalar "Çocuğum internette ne yapıyor?" diye uykusuz kalmayacak. Bu kanun teklifiyle ekran süresini sınırlama, harcamaları kontrol etme ve hesap ayarlarını yönetme yetkisini doğrudan anne ve babaya teslim ediyor, kısacası teknolojiyi ailenin emrine veriyor, kontrolü eve çeviriyoruz.

Değerli milletvekilleri, liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin her daim vurguladığı gibi, insanı yaşatmak devleti yaşatmanın ön şartı, varlık gayesi ve ahlaki mecburiyetidir. Türk milleti bir bütündür; acıda bir, kıvançta bir, kaderde birdir. Birimizin ayağına taş değse hepimizin canı yanar; bir hanede tencere kaynamıyorsa, bir yetkimin gözü yaşlıysa, bir engelli kardeşimiz hayatının dışına itilmişse orada millî huzurdan bahsetmek imkânsızdır. Bizim milliyetçiliğimizin özünde insan sevgisi, temelinde ise adalet vardır. Türkiye Yüzyılı'nın eşiğinde Lider Ülke Türkiye hedefine doğru yürürken toplumsal barışın ve huzurun anahtarı sosyal adalettir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2024 yılında Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin himayelerinde düzenlemiş olduğumuz Aile Kurumu Çalıştayı'nda aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi temel gündem maddesi olarak ele alınmıştır. Bu adımların hedefe ulaştığını görmek ise asıl gayemizdir. Düzenleme hayata geçtiğinde uzun süredir toplumun kanayan yarası olan ve bizleri umutsuzluğa sürükleyen o günlerin geride kaldığı, Türk aile yapısının yeniden güçlenip tesis edildiği bir döneme inşallah hep birlikte kavuşacağımız düşüncesiyle sözlerime son verirken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş Hanımefendi'ye ve ilgili kurumlara teşekkür ediyorum.

Büyük Türk milletini ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)