| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 21.04.2026 |
TAHSİN BECAN (Yalova) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle geçen hafta iki okulumuzda yaşanan üzücü olaylarda hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenimize Allah'tan rahmet diliyorum; ailelerine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabırlar diliyorum; yaralılara da acil şifalar temenni ediyorum.
Biri araştırma önergesi, diğeri kanun teklifi olmak üzere hem Mecliste sizlerin hem de kamuoyunun dikkatine sunduğum bireysel silahlanmanın artmasıyla yaşanan can kayıplarına ilişkin söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.
Sayın vekiller, Türkiye'de son yıllarda bireysel silahlanmanın artmasıyla birlikte ateşli silahlarla işlenen suçlarda, can kayıplarında ve yaralanmalarda ciddi bir artış yaşanmaktadır. Ruhsatsız silah ediniminin yaygınlaşması, kolaylaşması ve denetimlerin yetersizliği tüm toplumun güvenliğini tehdit eder hâl almıştır; okulda, trafikte, sokakta, kurumda, ailede, nerede ararsan var.
Türkiye'de 4 milyon ruhsatlı, 36 milyon ruhsatsız silah olduğundan, bu konuda da dünyada maalesef 10'uncu sırada yer alıyoruz yani neredeyse nüfusumuzun yarısında silah var. Bunun sonucunda on yılda 37 bin silahlı olay yaşanmıştır. Nitekim çok yakın zaman önce seçim bölgem Yalova'da, SGK İl Müdürlüğünde emekliliği reddeden bir kişi kurum avukatı Zekeriya Polat'ı tabancayla katletmiştir, üstelik ruhsatlı silahla saldırıyı gerçekleştirmiştir.
Sayın vekillerim, neden yaşananlardan önce gerekli tedbirleri alamayız? Sonra başımıza gelince ağlarız; işte, maden faciası olur, ah vah ederiz; tren kazası olur, ağlarız; yangın çıkar, içimiz yanar; deprem zaten kanayan yaramızdır. Yalova dâhil tüm illerimizde kentsel dönüşümde bir arpa boyu yol alamamışızdır. Bugün, depremde evladını kaybetmiş biri olarak, kaybettiğimiz öğrencilerimizin ailelerinin hangi acı içinde olduğunu gayet iyi biliyorum. Sizlerin de evlatları var, aynı acı içinde olduğunuzdan eminim. Böyle bir şeye sebep olan sorunları ortadan kaldırıp önlem alamadığımız için önce kendimi, sonra hepinizi buradan kınamak istiyorum. Acımız ortak, yasımız derin, yalnız çocuklarımız değil tüm toplumun güvenliğini tehdit eden her konuda bu Meclisin çare olması gerekmektedir. Ne yazık ki muhalefet hangi öneriyi sunsa ret cevabı alıyor. Cumhur İttifakı muhalefetin verdiği yüzlerce önergeyi reddetmiştir. Demediniz ki "Şu önerilerden biri olsun ülke yararınadır, halkımızın faydasınadır, bunu kabul edelim." Her şeyde muhalefete "Hayır." sonuç ortada. Sonuç nedir? Çoğunluk sizde olunca siz ne diyorsanız o yapıldı maalesef. Halk da bunu görmektedir ama tüm bu yaptıklarınızdan dolayı gördüklerinin cevabını ilk seçimde sandıkta sizlere balyoz gibi indireceğinden hiç şüpheniz olmasın. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, bugün ruhsatlı silahların kimlere verileceğinin çerçevesi minimum seviyeye çekilmeli ve sayısı da sınırlandırılmalıdır. Bunlar yetmez, ruhsatsız silah taşımanın cezası da artırılmalıdır. Evet, okullarda kapıya polisi, jandarmayı koymak önemli bir şey; ayrıca, önemli olan bir konu da sorumluluğunun ailede olması gerekmektedir. Eğer çocuk bir suç işlediyse anne ve babasının da bu suçtan bir nebze olsun nasibini alması gerekmektedir yoksa yap çocuğu, sal sokağa, böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değil. Ayrıca AVM'lerde biliyorsunuz, x-ray cihazı varken okullarda, hastanelerde, SGK, icra kurumu gibi dairelerin hiçbirinde x-ray cihazı yoktur. Nitekim, 2026 bütçesine bakarsak Millî Eğitim Bakanlığı 2 trilyon, Sağlık Bakanlığı 1,5 trilyon pay almıştır. Bu payın en çok şiddetin yaşandığı 2 Bakanlığa bağlı kurumlar olarak bütçenin yanında x-ray cihazı toplu iğne başı kadar ufacıktır.
Bir diğer sorun, ekonomik zorluklar nedeniyle spor, müzik veya sosyal etkinliklere katılamayan çocuklar odasında cep telefonu veya bilgisayarlarla dünyanın öbür ucuna ulaştığı ve hangi yanlış yola gittiği, kimlerle arkadaş olduğunu tespit etmek çok zordur. Bu çocuklar hepimize emanet. Çocuklu, dar gelirli ailelere bu konuda ayrı bir destek bütçesi verilmesi gerekmektedir. Bugün gençlik âdeta mafyatik dizi seyretmekten şiddetsever hâle gelmiştir. Bunun sonucunda "Büyüdüğünde ne olmak istiyorsun?" sorusuna bir meslek zannettiği için "Mafya olmak istiyorum." yanıtını aldığımız bir sürü gencimiz vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
TAHSİN BECAN (Devamla) - Sözlerime son verirken çocuk, kadın cinayetleri veya her türlü şiddet ve uyuşturucuya karşı bu konuları siyasetüstü bir kavram olarak kabul edip, hep birlikte bu Parlamentoda çözmemiz gerekir. Ancak tedbirleri ya da cezaları artırmak, hatta ebeveyn sorumluluğu getirmek hiçbiri tek başına çözüm değil, bunların yanında yıllara yayılan en az otuz yıllık bir kararlılık, bir strateji planı gerekmektedir.
Kadın ve çocuk cinayetlerinin ve şiddetin olmadığı bir ülke yaratmak hepimizin boynunun borcudur.
Saygılarımla.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)