GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:88
Tarih:29.04.2026

HULUSİ ŞENTÜRK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin birinci bölümü üzerine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin birinci bölümünde önemli düzenlemeler var. Bunu madde madde zaten konuşacağız ama Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün veri havuzu oluşturmasından TOKİ'nin elektronik ortamda satış sözleşmesi imzalanmasına kadar; yine, sosyal konut alanı ilan edilen bölgelerde kamu ve özel mülkiyetle ilgili devir ve acele kamulaştırmaya varıncaya kadar düzenlemeler var. Bunun yanı sıra, günlük hayatımızda çok sık sorun hâline gelen ve adına "aidat terörü" diyebileceğimiz fahiş aidat belirlemesine dönük düzenlemeler ve yine bu kapsamda özellikle yarım bırakılan kooperatifler problemi var. Şöyle: Etap etap kooperatif binaları yapılırken ilk etapta tapusunu alanlar daha sonraki etaptaki harcamalara katılmak istemiyor ve dolayısıyla diğer kooperatif mensuplarının ciddi anlamda mağduriyetine sebep oluyordu. Bunu önlemeyle ilgili düzenlemeler var.

Değerli arkadaşlar, bütün bu düzenlemelerin temelinde yatan, insanımızın daha sağlıklı yapılara ulaşabilmesi, dar gelirli ailelerin konut ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve içinde yaşadığımız binaların da güvenliğinin temin edilmesidir. Bununla ilgili birçok düzenleme bugüne kadar yapıldı, bundan sonra da yapılacaktır; bugüne kadar birçok proje hayata geçirildi, bundan sonra da hayata geçirilecektir. Ancak ben, bir iki hususa müsaadenizle değinmek istiyorum. Dün de bugün de burada konuşan bazı arkadaşlar "Efendim, depremden önce İlk Evim, İlk İş Yerim Projeniz vardı; yarım kaldı, tamamlanmadı." diye eleştiri getirdiler. Bu arkadaşlara küçük bir hukuk kaidesini hatırlatmak istiyorum: Arkadaşlar, elzem lazıma tercih edilir, ehem mühime tercih edilir yani çok önemli olan bir olay ile önemli bir olay arasında tercih yapmak zorunda kaldığınızda çok önemli olanı tercih edersiniz. 6 Şubatta Bulgaristan büyüklüğündeki bir coğrafya yerle bir olmuş; milyonlarca insanımız evsiz kalmış, karda, kışta, tipide açıkta kalmış, konteynerlerde, çadırlarda yaşamaya mahkûmken biz devletin imkânlarını elbette bu projelerden çekip buraya kaydırdık ve dedik ki: "Bu binalar yapıldıktan sonra projeler..." Ve hayata da geçirdik işte; 100 bindi, 500 bin olarak hayata geçirdik ve inşallah, yeni bir felaket yaşamazsak da 500 bin ailemiz üç yıl içerisinde konutlarına ulaşacaktır. Tabii, bu çalışmalar yapılırken değerli arkadaşlar, bazı gerçekleri de göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bu afet yaşandığında -ki Allah bir daha böyle bir afeti bu millete yaşatmasın- Sayın Cumhurbaşkanımız, evi yıkılan ya da ağır hasar görenlere dedi ki: "Devlet olarak arkanızdayız, en kısa zamanda konutlarınızı yapıp teslim edeceğiz." Allah, birileri televizyonlarda ahkâm kesti "Efendim, hafriyatı bile beş yılda zor kaldırırsınız." diye, hatırlıyor musunuz? "Orada binaların yapılması onlarca yıl sürer." denildi, ne oldu? Üç yılda 455 bin konutu yaptık, teslim ettik; yetmedi, 124 bin bağımsız bölüm sahibi Yarısı Bizden Kampanyası çerçevesinde kendi binasını kendi dönüştürdü. Bu arada, hastaneleri, okulları, sağlık ocaklarını, kültür merkezlerini, yolları, parkları, bahçeleri; hülasa, altyapı ve üst yapısıyla Bulgaristan büyüklüğünde bir bölgeyi üç yılda ayağa kaldırdık. Burada Sayın Cumhurbaşkanımıza, onun duruşuna ve Sayın Murat Kurum Bakanımızın başkanlığında tüm emeği geçenlere teşekkür borcumuz olduğunu düşünüyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ancak ne hikmetse "Bunu yapamazsınız, bu mümkün değil; teknik olarak mümkün değil, ekonomik olarak mümkün değil." diyenler bu üç yılda tamamlanınca "Ama kapı kolları arızalı ama henüz bahçe düzenlemeleri tamamlanmamış." gibi sebeplerle eleştirmeye çalışıyorlar. Varsınlar eleştirsinler, milletimiz her şeyi görüyor. Bunu yaparken aynı zamanda, bakın, İstanbul'da da Yarısı Bizden Kampanyası'ndan şu ana kadar 83 bin bağımsız bölüm sahibi yararlandı, on binlerce konut dönüştü, on binlercesi de dönüşmeye devam ediyor ama tabii, bu arada, İBB deprem bütçesini yüzde 5,1'den 2,5'e düşürüyor; o ayrı mesele. Bu, vizyon farkıdır. Bizim iktidar olarak bütün amacımız, milletimizi bir an önce sağlıklı konutlara kavuşturabilmek, dar gelirlilere bir an önce yarım milyon konutu yaparak...

NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Hatay'da konutlar bitmedi daha Sayın Vekil.

HULUSİ ŞENTÜRK (Devamla) - Dinlemeyi öğrenin öncelikle.

NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Hatay'da daha konutlar bitmedi; temel atıldı, kura çektiniz, teslim edemediniz. İş yerleri teslim edilemedi.

HULUSİ ŞENTÜRK (Devamla) - Biz bunu yaparken, efendim, bazı sıkıntılar, bazı eksikler olmuş. Bir büyüğün güzel bir sözü var, "Karşımda müthiş bir yangın duruyor, alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor. Ben bu yangını söndürmeye, evladımı kurtarmaya koştururken bu hercümerç içerisinde ayağım birkaç kişinin ayağına takılmış, ne ehemmiyeti var?" diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)