GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:88
Tarih:29.04.2026

TAHSİN BECAN (Yalova) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 250 sıra sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teklifin 1'inci maddesine de 2'nci maddesine de temelde bir itirazımız yok. Şöyle ki: İlk maddenin idarenin elindeki dağınık verilerin tek bir merkezde toplanması yönüyle taşınmaz piyasasına ilişkin kamusal bilgi altyapısının geliştirilmesinde hizmet eden bir yönü bulunmaktadır. İkinci madde ise Toplu Konut İdaresinin orta ve alt gelir grubuna yönelik konut üretim maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla 2028'e kadar damga vergisi istisnası sağlayarak daha uygun şekilde, şartlarda konut inşa etmesine olanak sağlamaktadır. Ancak 1'inci maddedeki çekincemiz, milyonların kimlik belgelerini, devlet kurumlarının temel verilerini, vatandaşların aşı karnelerini, aile kimlik ve plaka numaralarını, tapu bilgilerini dahi çaldıran, hatta parayla satışa sunulmasına sessiz kalan iktidarın ne yapacağıdır. 2'nci maddeye ilişkin itirazımız ise yaklaşık yirmi dört yılı aşkın bir süredir iktidarda bulunmasına karşın ülkede konut problemleri çözülememiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye'de bugün barınma hakkını finansallaştırmış ve piyasa temelli konut edindirme mücadelesi yaratmıştır. Üstelik, Türkiye'nin en büyük konut geliştiricisi ve müteahhidi olan TOKİ'nin bir kamu kuruluşu olması da bu durumu engelleyememiştir. Konut sorunu; geçmişte uygulamaya konulan ve devam ettirilen yanlış politikalar sonucunda ortaya çıkan dengesizlikler, imar afları, şehirleşme, çevre, iklim krizi, arsa tedariki, girdi fiyatlarındaki aşırı artışlar, kent rantlarının vergilendirilmesi, konut üretim ve satışının finansmanı, deprem, kentsel dönüşüm, vergi sistemi, yabancılara ev satışı gibi konular bir bütün hâlinde ele alınmadan palyatif ve günübirlik sonuçlar doğuracak tedbirlerle çözümlenemez. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, şu gerçeği kabul etmek gerekir: Bakanlıklar ile yerel yönetimlerin arasında sıkışmış kentlerimiz planlama, tapu değerleri ve imar uygulamalarıyla ilgili büyük bir keşmekeşin içinde yer almaktadır. Veriler, barınma sorununun Türkiye'de artık yapısal bir krize ve kirada oturmanın âdeta lüks tüketime dönüştüğünü göstermektedir. 2025 yılında kiralar OECD ortalamasında yüzde 7, Türkiye'de ise yüzde 77 artmıştır. Resmî olarak Türkiye İstatistik Kurumunun ocak ayı verilerini açıklamasıyla kira ve iş yerlerinde uygulanacak zam oranı yüzde 34 olarak hesaplanmıştır, bu durum sürdürülebilir değildir. Oysa pratik çözümlerle bu sorun ortadan kaldırılabilir. Basit çözümler varken neden uygulanmaz, hâlâ anlaşılır gibi değil.

Emlak vergileriyle ilgili olarak... Eğer bir konut veya iş yeri alacaksanız belediye beyan değeri ile reel değeri arasında hepinizin bildiği gibi ciddi farklar vardır ama belediyeler mülklerin ekspertiz değerini resmî firmalarla yaptığı zaman zaten normal değerine yakın bir rakam çıkmaktadır. Ekspertiz değerinin üzerinden vatandaş vergisini ve harcını ödeyebilir ama ekspertiz değeri reel değere yakınsa da Hükûmetin bu harçları biraz daha düşürmesi gerekmektedir. Bunu sağladığınızda tapu dairelerine elden bavullarla para taşıma dönemi bitip banka yoluyla reel hareket sağlanır, aynı zamanda da vergi kaçağını engellemiş olursunuz. Bunun yanı sıra, yıllarca süren kiracı ve mal sahibi mahkemelerine de bir son vermiş olursunuz. Şöyle ki: Kira bedelleri belirlenirken insanların mal sahibini bulmalarına gerek kalmaz, belediyeye giderler; ekspertiz değerinin yüzde 5'i yıllık kira bedelidir, bu şekilde bu sorunlara da bir çözüm olmuş olur. Ayrıyeten, vergilendirme kısmında da zaten bir dairesi olandan vergi alınmamaktadır fakat ikinci, üçüncü dairesi veya mülkü olana da kademeli artış oranıyla vergi uygulanırsa çok kazanandan çok, az kazanandan da az vergi alınmış olur. Bu önerimin tümünü Sayın Maliye Bakanına da bizzat ilettim, inşallah, bir gün bunları konuşmuyor oluruz.

Sayın vekillerim, 21'inci yüzyıla rekabet hâlinde başladığımız birçok ülkeyle aramızdaki mesafeyi kapatmamız gerekirken hatalı siyasal tercihler ve sanayinin güvencesi olan hukuk, yolsuzlukla mücadele, hesap verebilirlik, düzenleyici kurumların etkinliği, saydamlık ve şeffaflık alanlarında dünyada çizdiğimiz görüntü ve gerçekleştirilemeyen yapısal dönüşümler önemli fırsatları da kaçırmamıza yol açmıştır. Seçim bölgem Yalova'da da tablo maalesef, farklı değildir. Yatırım ve istihdam fırsatları eksik planlama, tapu ve kentsel dönüşümdeki belirsizlikler nedeniyle değerlendirilemiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Becan, teşekkür ediyorum.

TAHSİN BECAN (Devamla) - Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)