| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 89 |
| Tarih: | 30.04.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü emeğin, alın terinin, dayanışmanın ve adalet arayışının günüdür, bu özel ve anlamlı günü kutluyorum. Tabii, bugüne dair söylenecek çok söz var, bununla ilgili partimiz bir araştırma önergesi verdi, grubumuz adına gerekli değerlendirmeleri uzun uzadıya zaten yapacağız.
Yanı sıra, dün akşam Sumud Filosu ne yazık ki küresel barbarlık tarafından esir alınmıştır ve Akdeniz'de, uluslararası sularda İsrail bir korsanlık yaparak 175 aktivisti maalesef, kuralları hiçe sayarak orada derdest etmiştir ve ülkesine götürmüştür; bunu da şiddetle kınıyoruz. Yine, bununla ilgili Sayın Meclis Başkanının vermiş olduğu bir tezkere var, o tezkerenin görüşülmesi esnasında da daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağız.
Saygıdeğer milletvekilleri, şu anda, Türkiye'de birçok kurum zarar ediyor, en başta Merkez Bankası. Bir ülkenin Merkez Bankası neden zarar eder? Koskoca Merkez Bankası bugüne kadar zarar etmemişti de neden şimdi zarar ediyor? Bakıyorsunuz, geçen sene 1 trilyon 64 milyar lira zarar etmiş; eder çünkü 14 tane yöneticisine 81 milyon lira maaş verirseniz eder. Başkan yardımcısı, koskoca bankanın başkan yardımcısı gider, Singapur'da şirketler kurup Merkez Bankasını dolandırırsa o Merkez Bankası zarar eder. Yine, düşük kur yüksek faiz politikasıyla kuru baskılamak için döviz satışıyla ilgili politikaları böyle uygularsanız, o Merkez Bankası zarar eder. Nihayetinde, zenginlerin cebini daha da doldurabilmek için kur korumalı mevduat politikası uygularsanız Merkez Bankası zarar eder.
Peki, başka? PTT zarar etmiş. Yüz yetmiş sekiz yıldır kâr eden kurum yedi yıldır zarar etmiş ve 14 milyar liraya yakın zararı var PTT'nin. Dünyanın her yerinde bu tür kuruluşlar kâr ederken bizim ülkemizde zarar ediyor. TCDD Taşımacılık AŞ mesela, o da inanılmaz zararlarla kapatmış geçtiğimiz yılları. BOTAŞ'ta korkunç zarar var, sadece geçen yıl 45 milyar liralık bir zarar, muhtemelen geçtiğimiz dönemde alınan birtakım politik kararlarla bu zarar önümüzdeki yıl daha da artmış olacak. ÇAYKUR arka arkaya üç yıl zarar etmiş. Tabii, bütün bunlar devam ederken asıl vurgulamak istediğim de Tarım Kredi marketleri. Tarım Kredi Kooperatifleri zarar ediyor. Burada geçtiğimiz haftalarda uzun uzadıya konuştuk; bu marketler niye zarar ediyor, uzun uzadıya anlattık. Zarar eden marketlerin başındakine ayda 1,5 milyon lira nasıl maaş verilir, bunun da hesabını sorduk ama ne yazık ki hiçbir cevap, hiçbir özür, hiçbir geri adım atılmadığı gibi yeni gelişmeler oldu. Onu da paylaşacağım sizinle.
Batan Tarım Kredi marketlerine 4 milyar lira avans verilmiş. Hâlbuki zarar etmesi değil, kâr etmesi beklenen bu kurum neden zarar etti, bunun tartışılması lazım. Dün aldığımız habere göre de halka arz edilecekmiş. Halka arz edilecekmiş Tarım Kredi Yem, Tarım Kredi Süt, Tarım Kredi Market. Aldınız, çalıştırdınız, eşi dostu zengin ettiniz, çeteleri zengin ettiniz, kendi ceplerinizi doldurdunuz anormal maaşlarla, şimdi zarar etmiş kurumları ve kuruluşları halka arz ederek bir de bu zararı halka yaymaya çalışıyorsunuz. Bunu da şiddetle eleştiriyoruz ve bu tutumu kabul etmiyoruz.
Tabii, yeri gelmişken şunu sormamız gerekiyor: Siz Tarım Kredi marketlerini ve bahsettiğim şirketleri halka arz ederken acaba sizin döneminizde yapılmamış, o toplu iğne bile yapılmadığı dönemde milletin vergileriyle yapılmış otoyolları ve köprüleri niye halka arz etmiyorsunuz da götürüp İngiliz firmalarıyla, Kanada firmalarıyla dışarıda pazarlıklar yapıyorsunuz? En son aldığımız habere göre, gittiniz, Portekiz'de bazı şirketlerle anlaşmaya çalışıyorsunuz ve satmaya çalışıyorsunuz. Bu kurum ve kuruluşları, otoyolları, köprüleri; milletin sermayesiyle, milletin vergileriyle yapılmış bu değerleri neden millete arz etmiyorsunuz, milletle paylaşmıyorsunuz da yabancılara peşkeş çekiyorsunuz? Baktım şöyle rakamlara, yirmi beş yıllığına vereceksiniz bu otoyolları ve köprüleri. Yirmi beş yıl içerisinde 15 milyar dolar gelir sağlaması beklenen bu köprüler ve otoyollar maalesef 4-5 milyar dolara satılacak. Bu, korkunç bir kayıp. Bunu da bir kere daha size hatırlatıyoruz. Gelin, bu sevdadan vazgeçin. Milletin gözünün önünden kaçırarak, bu gerçekleri yok farz ederek milleti zarara sokmayın diyorum. Bu konuda tekrar bir uyarıda bulunmak istiyorum.
Şimdi, yanı sıra, geçtiğimiz günlerde birtakım satışlar gündeme geldi. Bu satışlarla ilgili hatta "Araştırma komisyonları kuralım." dendi, reddedildi sizin tarafınızdan. Bunlardan önemli bir kısmı hastaneler. Tabii, bu hastanelerin neden satıldığını hepimiz biliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çömez, lütfen tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bunun arkasında, çökmüş bir sağlık sistemi var, artık çevrilemeyen bir sağlık bütçesi var, yanı sıra bir rant ve talan anlayışı var. Askerî hastaneleri kapattınız, tarihî bir hataydı. Bunun faturasını Türkiye önümüzdeki yıllarda çok daha ağır bir şekilde ödeyecek ama kapatmakla kalmadınız, şimdi bunları haraç mezat satıyorsunuz. Eskişehir'deki Hava Hastanesi, o tarihî binalar şimdi birilerine peşkeş çekilecek ve ne yazık ki neyi satarsanız satın, nereden para bulmaya çalışırsanız çalışın, batırdığınız sağlık sistemini toparlamanız mümkün değil. Çünkü sadece bu sene o kara deliğe, o şehir hastanelerine 136 milyar lira para ödeyeceksiniz, önümüzdeki üç yıl içerisinde de 500 milyar lira para bulmak zorundasınız. İşte o sebeple ne var ne yok haraç mezat satıyorsunuz. Şimdi, bunlardan bir tane örnek var, aslında Türkiye'yi nasıl yönettiğinizi, nasıl bir anlayışla bu ülkeyi idare etmeye çalıştığınızı gösterecek bir örneği paylaşacağım sizinle.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çömez, lütfen tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Burası Kepsut Devlet Hastanesi, Kepsut'un tam merkezinde. Bu hastanenin yapımı için ben çok emek harcadım, çok da gayret ettim. Şu anda 16-17 yaşında, her şeyi yepyeni, binaları yepyeni bir devlet hastanesi burası; Kepsut'un merkezinde, adresini de veriyorum, tam şehir merkezinde. Bakın, bu alanı satıyorsunuz şu anda. Beni geçtiğimiz günlerde Kepsut'tan bir vatandaşımız aradı, dedi ki: "Benim dedem bu araziyi devlete bağışladı, 'Buraya hastane yapın.' dedi ve devlet de kalktı buraya bir hastane yaptı." Yapılan hastane de bu; pırıl pırıl binalar, 25 yataklı, her türlü imkânı olan binalar. Peki, Allah aşkına, neden satıyorsunuz bu binaları? Soruyorum: niye satıyorsunuz? Ben biliyorum çünkü kapalı kapılar ardında pazarlık yaptınız, birilerine şehir merkezindeki bu alanları peşkeş çekmek için, bir rant oluşturmak için şu anda pazarlıkları yaptınız ve satışa çıkıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çömez, son kez uzatıyorum süreyi.
Buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Sağlık Bakanının belki bu durumdan haberi yoktur, kendisine bir ikazda bulunmak istiyorum: Milletin alın teriyle yapılmış, milletin vergileriyle yapılmış bu hastaneleri satmayın ve bu hastanelerin arazilerini, bu hastanenin müştemilatını lütfen birilerine peşkeş çekmeyin, aksi hâlde bunun altında kalırsınız diye uyarmak istiyorum.
Son olarak, bir noktanın daha altını çizeceğim. Bakın, geçtiğimiz günlerde bir ilana çıkıldı, daha doğrusu bir duyuruya çıkıldı, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi diyor ki: "Biz, 512 milyon lira harcayarak bir diş hekimliği fakültesi açacağız." Aslında, şu fotoğraf bu ülkeyi nasıl yönettiğinizin çok net bir göstergesi. İktidara geldiğinizde bu ülkede 14 tane diş hekimliği fakültesi vardı. Bugün, şu anda, 105 tane diş hekimliği fakültesi var. Binlerce, belki de 20-25 binin üzerinde diş hekimimiz, maalesef, buralardan mezun oldu, iş bulamaz hâle geldiler. Hâlbuki, elimizdeki sermayeyi, elimizdeki imkânları doğru düzgün kullansak, bu ülkenin sağlığına, hiç olmazsa, o bütçeyi rasyonel bir şekilde kullansak olmaz mı Allah aşkına?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Başkanım, son bir cümle istirham ediyorum.
BAŞKAN - Evet, teşekkür için açtım, buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - 14 tane diş hekimliği fakültesini, kalktınız, tam 105 tane diş hekimliği fakültesine çıkardınız ve ülkenin bugün ihtiyacı olan yıllık 2.000-2.500 diş hekimliği öğrencisi veya diş hekimi uzmanı yetiştirirken siz şimdi bu üniversitelerle son derece yüksek rakamlarda diş hekimi yetiştiriyorsunuz ve maalesef ülkenin diş hekimleri işsiz bir vaziyette iş arıyorlar, imkân arıyorlar. Öte yandan, devlet hastanelerine bakıyorsunuz, diş hekimliği kliniği yok, diş klinikleri yok, diş ümitleri yok, yanında yardımcı olacak teknisyenler yok ve iktidara geldiğiniz günden beri sağlık altyapısına, AR-GE'ye yatırım yapmadığınız için bu ülkede diş hekimliğine yılda 700-750 milyon dolar malzeme ithalatı için para harcanıyor ama bununla ilgili hiçbir adım atmadınız. Ülkeyi maalesef kafanızdan geldiği gibi, aklınızdan geçtiği gibi yönetiyorsunuz ve bunun faturasını da milletimiz çekiyor.
Teşekkür ediyorum.