GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 1 Mayısa, 30 Nisanda çıkan Cumhurbaşkanı kararına ve tatil görüntülerinin medyada paylaşılmasına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:89
Tarih:30.04.2026

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1 Mayıs emeğin, alın terinin, dayanışmanın gücü, İşçi Bayramı. Peki, coşkuyla mı giriyoruz? Hayır. Maalesef ki emek, işçi açısından ülkemizde ağır bir tablo var. Ortada bir bayram yok; emek var, ekmek yok; ter var, adalet yok; mesai var, güvence yok. Milyonlarca işçimiz açlık sınırının altında yaşamak zorunda.

Bakın, TÜRK-İŞ açıkladı, daha çok yeni açıkladı. Yoksulluk sınırı 112.661 lira, açlık sınırı 34.587 lira ama asgari ücret 28.075 lira. Bu şartlarda 1 Mayısı kutlayacağız, meydanlarda olacağız. Milyonlarca insanımız işsiz, iş bulma umudu yok; işsizlik günden güne artıyor. Daha ağır bir tablo, iş kazalarında Avrupa'da 1'inciyiz. MESEM adı altında okulda olması gereken çocuklarımız, evlatlarımız iş kazalarında hayatını kaybediyor. Gebze'de, Dilovası'nda aslında okulda olması gereken çocuklar, emeği için, çocukları için çalışan kadınlar hiçbir tedbir alınmadığı için bugün aramızda yoklar. Biz bu şartlarda 1 Mayısı kutluyoruz. Sadece bu şartlarda mı kutluyoruz? Sayın Başkan söyledi, Taksim'e gidemiyoruz, meydanlar sınırlı, daha bugünden her yerde polis ablukaları, bariyerler, gaz siparişleri, kelepçeler var. Bari insanlar çıkıp hakkını arayabilsinler, yürüyebilsinler, bir gün verilen resmî tatil olan bayramını kutlasınlar ama maalesef ki ülkemizde çok kötü bir tablo var. Milyonlar icrada, milyonlar işsiz, binlerce emekçimiz iş kazalarında ölmüş ve yarın güya 1 Mayısı kutlayacağız! Yine de, umutlarımız bitmeyecek, 1 Mayısın kutlandığı, emeğin değer bulduğu o güzel günler yakın diyoruz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak.

1 Mayıs dedik, gece 1 Mayıs arifesi bir Cumhurbaşkanı kararı çıktı. "Aha, Reis herhâlde kesenin ağzını açtı, işçiyi düşündü." dedim çünkü 30 Nisanda bu karar çıktı. Aynen şunu diyor: "İşsizlik Fonu'nda devlet payını 0,5 olarak belirledim." Hayır, Reis, belirlemedin, 1'den 0,5'e düşürdün ama "1 olanı 0,5'e düşürdüm." demekten bile utanıyorlar; doğru yapıyorlar, utanılacak bir şey. Madem bunu yapacaksın, 1'den 0,5'e düşüreceksin -işsizlikten bahsediyoruz, emekten bahsediyoruz- bari bunu 1 Mayısın arifesinde yapma ya! Olacak şey mi? Reis işçiye bayramdan önce ne verdi? Müjde verdi, hediye verdi, devlet katkısını 1'den 0,5'e düşürdü(!) Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! Yazıklar olsun!

Diğer bir durum: Maalesef ki 2012'de, Milliyet gazetesinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir mülakatıyla başlayacağım. Ne diyor? "Evimin altından dinleme cihazı çıktı." diyor Recep Tayyip Erdoğan "Bazı kötü alışkanlıklar var devlette." diyor. Dün herkes Sayın Genel Başkanın, ana muhalefet partisi liderinin eşinin, çocuklarının; benim eşimin, çocuklarımın; Malatya milletvekilinin eşinin, çocuklarının tatil görüntülerini gazetelerde, internet sitelerinde gördü. Evet, tatil yaptık; Sayın Cumhurbaşkanı da yapıyor, bu halkın parasıyla Marmaris'teki yazlık sarayında yapıyor ama hiç kimse o görüntüleri paylaşmıyor. Neden bizim görüntülerimiz paylaşılıyor, nereden paylaşılıyor? Soruyorum, kim servis ediyor bunları? Nereye geldik? Sayın Başkan, bu sizi de ilgilendiriyor, bu hepimizi ilgilendiriyor. Türkiye nereden nereye geldi? Bu kötü alışkanlıkları FETÖ'den öğrenmişti AKP. Aslında Cumhurbaşkanı, dönemin Başbakanı bunu eleştiriyor ama daha beterini bizlere yapıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Başarır, lütfen tamamlayın.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Benim 2 çocuğumla, eşimle yapmış olduğum tatilin görüntülerinin medyada işi ne? Ha, bize yakın bir insanı alıyorsunuz gözaltına, telefonuna el koyuyorsunuz; sonra, onu serbest bırakıyorsunuz -suçu falan yok zaten- sonra, o telefondaki tüm videolar, özelimiz alınıyor Emniyetteki bir çete tarafından. Nereye veriliyor? Yeni Şafak, Sabah, damadın bir kolu; diğeri GDH Haber, diğer damadın haber sitesi; onlara servis ediliyor. Bu ülke bunu hak ediyor mu? Ne yapmışız biz orada? Çocuklarımızın, eşimizin yanında ne yapabiliriz, ne yapabiliriz? Bu nasıl oluyor? Bundan rahatsız olmuyor musunuz? AKP'li milletvekillerine sesleniyorum: Bakın, bunu bugün bize yapanlar yarın size yapar, aynı 2002-2014 yılları arasında FETÖ'de yaşadığınız tecrübe gibi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Başarır, lütfen tamamlayın.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Dün bir olay oldu grup toplantınızda; NOW Haber Süleyman Soylu'yla röportaj yapıyordu, bir soru soruldu. "Kimden izin aldın?" dedi. Nerede oldu bu? AKP grup toplantısında oldu. Binlerce gazeteci çekebilir mi? Çekebilir ama geçmiş dönemdeki İçişleri Bakanınız Süleyman Soylu "Kimden izin aldın, çekiyorsun?" dedi ve eliyle itti.

Şimdi, Süleyman Soylu gazeteciye bunu söylüyor Mecliste. Ben de soruyorum: Kimden aldınız bu izni kardeşim? Benim çocuklarımın, eşimin, Genel Başkanın eşinin, çocuklarının görüntülerini paylaşıyorsunuz ve bunu adliyeden alıyorsunuz, savcılık emanet dosyasından alıyorsunuz. Bunu İçişleri Bakanlığındaki bir grup çete yapıyor, çete yapıyor ve bundan mutlu olan arkadaşlarımız var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bitireceğim Başkanım.

BAŞKAN - Sayın Başarır, son kez uzatıyorum, lütfen.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Utanıyorum, utanıyorum, utanıyorum sizin adınıza, kurduğunuz sistem adına, devleti ne hâle getirdiniz; utanıyorum! Çadır devletlerinde bu yok. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni ne hâle getirdiniz! Beyefendi "Evimin altında dinleme cihazı var." diyordu; benim neremde var, koltuğumda mı var, neremde var? Ne işi var benim çocuklarımın, eşimin görüntüsünün -bir kez daha söylüyorum- iğrenç haber sitelerinde? Kim aldı? Biz paylaşmadık, biz paylaşmadık. Bir daha söylüyorum, bunu ortaya çıkarmak bu Meclisin görevidir; sizin de Başkan, sizin de. Bakın, söylüyorum, benim yerime kendinizi koyun. Sayın Başkan, sen de koy, Adalet Bakanlığı yaptın, Allah aşkına koy; koyun, bizim yerimize kendinizi koyun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Son, bitiriyorum.

BAŞKAN - Teşekkür için açıyorum.

Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bizim yerimize kendinizi koyun çünkü bu sistem, bu devlet yüz yıldır bunu Erbakan ve ailesine yapmadı, Nazmiye Hanım'a yapmadı, Semra Hanım'a yapmadı, hiçbirine yapmadı ya! Nedir yani muhalefet olmak bu kadar korunaksız bir şey mi? Hayır. Bilin ki en ağır cevabı vereceğiz çünkü biz ne ailemizi ne insanları utandıracak hiçbir şey yapmadık.

Bakın, haber sitelerine bakın; Ziraat Bankası, kamu bankaları milyarlarca lira bu sitelere reklam vermiş. Benim vergisini verdiğim bankaların reklam verdiği siteler benim ailemin özeline girecek, öyle mi? Alnını karışlarım onun! O bankanın da haber sitesinin de Emniyetteki o çetenin de alnını karışlarım, alnını!

BAŞKAN - Peki.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Takdir Meclisin.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)