GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:89
Tarih:30.04.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Devlet dediğimiz yapının ayakta kalmasını sağlayan en temel unsurlar mülkiyet hakkı ve hukuk güvenliğidir. Ancak bugün tam da bu temel unsurların nasıl aşındığına, devletin emanetçi olması gereken kurumlarının nasıl birer el koyma merkezine dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Türkiye'de kayyım uygulamaları uzun zamandır istisnai bir tedbir olmaktan çıkmış, ekonomik hayatı doğrudan dizayn eden sermayeyi el değiştiren bir araç hâline gelmiştir. Bugün 1.034 şirketin kaderi ne hukukun ne de serbest piyasanın değil, maalesef tek bir kurumun iki dudağı arasına hapsedilmiştir. Sahi, TMSF tasarruf sahibini ve millî ekonomiyi korumak için mi var, yoksa iktidarın ekonomik operasyonlarını yürütmek için mi? Bakınız, süreç içinde basına yansıyan o karanlık satışlar, usulsüz ihaleler ve liyakatsiz atamalar artık mızrağın çuvala sığmadığını kanıtlıyor. Bizler merak ediyoruz, şirketlerin yönetim kurullarına atadığınız o 470 kişinin liyakatini neyle ölçtünüz? Mesela, bu kadroların devasa holdingleri yönetecek kapasitesi var mı? Şirketlerin içini boşaltan, piyasa değerini yerle bir eden ve sonunda "Zarar ediliyor." kılıfıyla yandaşlara değerinin altında ikram eden bu sistem Türkiye'nin ekonomik geleceğini ihanettir. Özellikle TELE 1 TV vakası ve Hükûmetin bu süreçteki müdahaleleri hukuksuzluğun zirvesidir. Bir kuruluş hakkında yargı süreci devam ederken, daha hüküm kesinleşmeden "Ben yaptım, oldu." mantığıyla satış yapmaya kalkmak yargıya açıkça müdahale etmektir. Hükûmet mahkeme salonlarından önce TMSF koridorlarında infaz kararı vererek hukuku baypas etmektedir. Peki, mülkiyet hakkı anayasal bir güvenceyken hangi yetkiyle hukuki süreci devam eden kurumların kapısına satılık tabelasını asıyorsunuz? Şirketlerin satış bedelleri belirlenirken hangi yandaşın gönlüne göre fiyat biçildi?

Değerli milletvekilleri, bir ülkede şirketler hukuku belirsizlik altında yönetiliyor ve devletin müdahalesi öngörülemez hâle gelmişse orada ne yerli yatırımcı kalır ne de yabancı sermaye gelir. Ekonomimiz bu yüzden kan kaybediyor. Ayrıca, bu şirketlerde çalışan binlerce insanımızın iş güvencesi ve çalışma koşulları hakkındaki belirsizlik de sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Kırkpınar, lütfen tamamlayın.

HÜSMEN KIRKPINAR (Devamla) - İYİ Parti olarak bizler YENİ YOL Grubunun bu haklı araştırma önergesini ortada sadece bir yönetim krizi değil sistematik bir mülkiyet gasbı olduğu için sonuna kadar destekliyoruz çünkü hukukun üstünlüğünü, mülkiyet hakkını ve ekonomik güveni yeniden tesis etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)