| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 89 |
| Tarih: | 30.04.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; DEM PARTİ'nin grup önerisi üzerine grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.
Yarın kutlayacağımız 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü tebrik ediyorum. Umarım, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü işçilerimizin alın terinin tam anlamıyla korunduğu, muhafaza edildiği günler olarak bundan sonraki hayatımızda bu şekilde devam eder diye dua ediyorum.
Tabii, bugün burada emekçilerin sorunlarını konuşmak, onların problemlerini konuşmak, sıkıntılarını dile getirmek için tam da uygun zaman bugündür diye düşünüyorum. Bizim medeniyetimizde, bizim inancımızda emek ve hizmet karşılığı haklar doğuştan gelen haklardır, tartışılmaz. Eğer ortada bir emek varsa bu emeğin tartışması, bu emeğin kıyaslaması olmaz, emek, emektir ve emek mutlaka kutsaldır. Biz birkaç gün önce madencilerin, Eskişehir'den gelen madencilerin hangi sıkıntılarla, hangi problemlerle boğuştuklarını gördük ve onların yaşadıkları sıkıntıları, aileleriyle birlikte yaşadıkları manzarayı gördük ve neticesinde bir sonuca bağlandı ama inşallah, bundan sonra bu tür sıkıntılar yaşanmaz ama arkadaşlar, bu cümle önemli, âcizane, o da şu: Çocuklarının yanında babalarını ağlatan bu düzen değişmedikçe emeğe biz hak ettiği değeri verememiş oluruz. Yani baba dediğiniz figür çocuğunun gözünde başkadır ama o baba ailesinin geçimini sağlarken yaşadığı zorluklar, yaşadığı sıkıntılar ve çocuğunun yanında ağlayacak derecede kendisini kötü hissediyorsa işte bu toplum için bitiş noktası demektir, bunu ifade etmek istiyorum.
1977 yılında 34 insanımızın hayatını kaybettiği bir provokasyon neticesinde Taksim Meydanı'nın ne anlam ifade ettiğini, işçilerimiz için, emekçilerimiz için ne anlam ifade ettiğini biliyorum. Bunu da buradan, o hayatını kaybedenleri bir kere daha rahmetle yâd ediyorum.
Tabii, gelir dağılımı adaletinde yaşanan problem hepinizin malumu. O da nedir? Nüfusun yüzde 1'i tüm servetin yüzde 40'ına, dikkat buyurunuz nüfusun yüzde 1'i tüm servetin yüzde 40'ına, nüfusun yüzde 10'u tüm servetin yüzde 70'ine sahip. "Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa/ Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!" demişti Necip Fazıl. Böyle bir düzende, gelir dağılımı adaletinin olmadığı, insanların emeğinin tam olarak korunmadığı, kendi çocuklarının yüzüne bakamadığı bir ortama biz adil bir ortam, adil bir düzen diyemeyiz.
2025 yılında en az 2.105 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. 2026 yılının sadece ilk üç ayında bu sayı şu an itibarıyla 420'ye ulaştı.
MUSTAFA KAYA (Devamla) - İş ve işçi sağlığı güvenliği de bu anlamda çok önemli.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Kaya, lütfen tamamlayın.
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Ve ayrıca şunu da ifade etmek istiyorum değerli arkadaşlar: Adil bir düzen ihtiyacı insanlığın bugün temel ihtiyacıdır, gelir dağılımı adaleti bugün insanlığın ulaşması gereken nihai noktadır. Alın terinin korunması, alın terinin muhafaza edilmesi, işçinin alın teri kurumadan emeğinin karşılığının verilmesi bizim inancımızın gereğidir. Bugün eğer yirmi beş yıllık iktidarın sonunda, dindar kimliğiyle bilinen bir iktidarın sonunda biz bugün emeği, emeğin hakkının korunmasını, gelir dağılımındaki adaletsizlikleri konuşuyorsak, eğer siz de yirmi beş yılın sonunda gelinen bu noktayı doğru düzgün değerlendirip "Neden bu hâle geldik?" sorusunun cevabını veremiyorsanız ondan sonra "ört ki ölem" diye bir söz var ya tam da bu noktadayız diyor, önergeyi destekliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyoruz. (YENİ YOL, CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)